Farklılık….


Arzu Yaman

Arzu Yaman

03 Mart 2018, 13:38

İnsan denilen canlı son derece komplike bir yaratık. Tek bir açıdan incelemek ve değerlendirmek mümkün değil. Varlığa şekil veren o kadar çok faktör var ki; bir açıdan bakarken doğru kabul ettiğiniz şey, başka bir açıdan yanlış anlaşılabilir.

İnsan, ilişki içinde bulunduğu diğer bir insanı değiştirme ve dönüştürme dürtüsüyle hareket ederken, bunu farkında olmaksızın yapar. Bu değişimde amaç, karşı tarafı kendine benzetmektir. Bir türlü olduğu gibi kabul edemeyiz karşı tarafı. Parmak izi gibi farklı farklı yaratılmış insanı tek bir kalıba sokmaya çalışmak modern insanın en büyük çatışma alanıdır.

Düşünürüz ki, hayata aynı bakıp aynı düşününce mükemmel bir uyum sağlanır ve sorunsuz bir iletişim olur. Halbuki, asıl uyum gökkuşağı misali bir araya gelmiş renklerin oluşturduğu o muazzam farklılığın uyumundadır.

Pratik yaşamda daha çok, benzer özelliklere sahip olduğumuz insanlarla yakınlık kurarız. Hatta birlikte aynı şeylere üzüldüğümüz insanlarla arkadaşlık ederiz ve onlarla daha kuvvetli bir bağ oluşur aramızda. Dertleri yarıştırmak sohbetlerin ana konseptidir. Sanki daha çok dert sahibi olmak bir itibar göstergesi gibidir. Neyin çabası bu ? Hayatı sürekli dramatize etmek, toplum olarak olmazsa olmazlarımızdan. TV kanallarının gündüz kuşağı programları acitasyonun tavan yaptığı içeriklerle dolu. Bunu derken, amacımız meseleleri küçültmek değil elbet, sadece bu konuların neye malzeme edildiği noktasıdır.

İletişime geçtiğimiz biriyle başlangıçta her şey güzel ve sorunsuz gibi gözükebilir. Hatta belki karşı tarafa içten içe bir hayranlık da besleyebiliriz. Yeni birini keşfetmenin verdiği heyecan da cabası. Süreç ilerledikçe, iletişim bir ilişki, tanışıklık ise bir tanıma formunu kazanır. İşte tam da o noktada benlik kendini hissettirmeye başlar. Ufak ufak törpülemeye çalışırız karşı tarafın bizimle uyumsuz noktalarını. Bu girişim her iki tarafta gönüllü olarak söz konusu ise sorun değil, lakin tek taraflı ise bir sorundur elbet. İletişim dinamik bir süreçtir ve her türlü insan ilişkisi müspet yönde iki tarafı da değiştiriyorsa olumlu bir süreçten bahsedebiliriz. Aksi takdirde tek bir tarafın sömürüsüyle şekillenmiş bir ilişki tablosu söz konusudur.

Modern hayatın günümüz insanına dayattığı şey, ne olursa olsun “benzerlik” tir. Okul sıralarından başlayan bir benzerlikle moda dediğimiz algılayışın da katkısıyla tek tip insan modeli oluşturulmak istenmektedir. Durum fiziksel benzerlikle de kalmamakta, belli sözlü ve yazılı kaynaklarla zihin dönüşümü, algı operasyonları da gerçekleşmektedir. Amaç, derinlemesine sorgulamayı ortadan kaldırmaktır. Çünkü tek tip insan topluluğunu yönetmek kolaydır.

Pek çok milletten, din ve mezhepten insanın yaşadığı bu coğrafya bize engin bir deneyim sunuyor. Anadolu coğrafyasını muhteşem yapan, diğer milletlerin iştahını kabartan, sahip olduğu kültürel zenginliktir. Biz tarih boyunca bunun avantajını ve güzelliğini yaşamış bir milletken, bugün sanki sorunmuş gibi önümüze servis yapan elleri sıkmadan önce düşünelim ve bireysel anlamda duruşumuzu da ona göre belirleyelim derim.

Yaşam bizlere sınırsız kaynaklar sunmakta. Bugün internetin ve teknolojinin geldiği nokta muazzam. Pek çok kaynaktan beslenme imkanımız olduğu gibi, dikkatli olmak da önem arz ediyor. Zira bilgi kirliliği dediğimiz durum ciddi bir tehlike.

Yaşam tecrübelerimiz neticesinde özgün olmanın önemini yeniden keşfedelim. Allah yarattığı her insana başka başka güzellikler giydirmiş ve onu öylece eşsiz kılmıştır. Her birey, kendine has bir renge, melodiye ve kokuya sahiptir. Yaşamın güzelliği de budur. Bu farklılıkla kurulan yaşamlar zengin ve keyiflidir. Bütün mesele, bakış açımızdadır. “Farklılık” zenginliktir.

******

Kentimizde gerçekleşen güzel çalışmalara bir yenisi de bu hafta eklendi. BİLKAR’ın öncülüğündeki tiyatro grubu “Kadinsan” isimli tiyatro oyununu sokak hayvanları yararına sahneye taşıdı. Gecenin tün geliri hayvanların tedavi masrafları için harcanacak. Teşekkür ediyor ve bu duyarlılığın diğer STK’lara da örnek olmasını temenni ediyoruz.

*****

Kentimizdeki diğer güzel haber ise, yeni kütüphane projesi. Gebze Sultanorhan Mahallesi 1103 sokakta bulunan atıl durumdaki bina (Eski Vergi Dairesinin olduğu bina) ilçe kütüphanesi olarak düzenlenecek. Onarım için Kültür Bakanlığı’ndan ödeneğin beklenildiği proje tamamlandığında ilçemizin toplam 5 katlı  662 m2’lik bir kütüphanesi olacak. Konuyla ilgili yoğun çabaları için Gebze Kaymakamı sayın Mustafa Güler’e teşekkür ediyoruz.

******

Bi’Mola, vermek isteyenler için; Mahmood Mamdani’den “ İyi Müslüman, Kötü Müslüman” kitabı okumaya değer.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.