banner249

Kağıt Müzesi, torunlarımıza kalacak en büyük miras

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bir dönem Kocaeli’nin ve ülkemizin önemli bir değeri olan SEKA Kağıt Fabrikası’nı geleceğe taşımak için Kağıt Müzesi’ne dönüştürdü.

Kağıt Müzesi, torunlarımıza kalacak en büyük miras

Dünyanın en büyük Kağıt Müzesi’nin açılışına sayılı günler kala eski SEKA çalışanları, her metrekaresinde ayak izlerinin saklandığı, alın teri akıttıkları eski makineleri ziyaret etti.
ANILAR DİLE GELDİ
6 Kasım 1936 yılında resmi açılışı yapılan ve Türkiye’nin kağıdının üretildiği SEKA Kağıt Fabrikası, yine bir 6 Kasım gününde bu kez Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı restorasyon çalışması sayesinde Kağıt Müzesi olarak hizmete giriyor. SEKA Fabrikası’na bir ömür vermiş çalışanların müzeyi ziyaretlerinde anılar dile geldi. 1981 yılından itibaren 21 yıl SEKA Kağıt Fabrikası’nda çalışan Sinan Gönenç, ustabaşı. 70 metre uzunluğundaki ve yüzlerce ton ağırlığındaki kağıt makinasının bulunduğu birimden son ustabaşı olarak ayrıldığını ifade eden Gönenç, “Çıraklıktan ustabaşılığa kadar kağıt makinasının her bölümünde görev aldım. Her türlü kağıdı üretebiliyorduk. Seçim pusulalarından tren bileti, kibrit kutusuna kadar” dedi.
FABRİKAMIZ MÜZE OLARAK DİMDİK AYAKTA DURUYOR
“İnsan hüzünleniyor. Bir o kadar da seviniyorsun da” cümleleriyle duygularını ifade eden Gönenç, ”SEKA, Büyükşehir’e devredildikten sonra da Kağıt Müzesi’nin hazırlanmasında görev aldım. 1934 model bu kağıt makinasının tekrar bakımını yaptık. Büyükşehir Belediyesi’nin Kağıt Müzesi’nde sergilenmek üzere kurutma kısmını çalıştırmayı başardık. Yıllar boyunca çalıştığınız fabrika hala burada duruyor. Bizlerle beraber gelecek nesiller de bu müze sayesinde fabrikayı görme imkanı bulacak” ifadesini kullandı.
ÇOCUKLUĞUMUZ GENÇLİĞİMİZ GEÇTİ
1974 yılından itibaren 27 yıl SEKA’da çalıştığını ifade eden Bayram Soydan, ”56 yaşındayım. İşletmelerin analizlerinde daha sonra da uzun yıllar AR-GE bölümünde çalıştım. SEKA Fabrikası’nın kapatılmasından sonra böyle bir çalıma ile ortaya çıkarılması bizi farklı duygulara çekti. Çünkü bizim çocukluğumuz, gençliğimiz hep burada geçti. Tabiri caizse kısa pantolonla girdik, adam olup çıktık” dedi.
HATIRALARIMIZ YAŞAYACAK
Soydan, ”Bu hatırayı bize her zaman yaşatacak müzeyi hayata geçirenlere teşekkür ediyorum. Müzeyi her ziyaret ettiğimde bu hatıraları yad edeceğiz” dedi. Müzede sergilenen evrakları incelerken kendisine ait bir tutanağı görünce çok duygulanan Soydan, ‘’1989 yılında fabrika müdürümüze mikroskop teslim ettiğim tutanak, kendi imzam. Yıllarca bu aletlerin üzerinde çalıştık’’ bilgisini verdi.
SEKA ÇAĞA AYAK UYDURAMADI
Salim Uludağ, 1985 yılında 15 yaşındayken SEKA’ya girdiğini kaydederek, ”“Makine salonlarında ve birçok bölümde çalıştım. 2005 yılında SEKA’nın kendini yenileyememesi, çağa ayak uyduramaması gibi nedenlerle SEKA’nın Büyükşehir Belediyesi’ne devriyle birlikte bizde Büyükşehir çalışanlarına dahil olduk. Şimdi de yine aynı ailede SEKA ile ilgilenmeye başladık. Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyorum. Çünkü SEKA’nın var olması, gelecek kuşaklara aktarılması için elinden gelen tüm gayreti gösterdi’’ şeklinde konuştu.
 
BÜYÜKŞEHİR ÇOCUKLARIMIZA MİRAS BIRAKTI
Uludağ, “Biz SEKA’da son 20 yılda hiçbir yatırıma şahit olmazken, Kocaeli Büyükşehir Belediye’miz SEKA’nın İzmit için ne denli önemli olduğunu bildiğinden önemli hizmetler verdi.  Çocuklarımıza, torunlarımıza bir miras bıraktı. Çocuklarımıza ben burada çalışıyordum diye anlatabileceğimiz bir miras ortaya çıktı” sözleriyle memnuniyetini ifade etti.
ALIN TERİMİ ŞİMDİ MÜZE İÇİN AKITIYORUM
1975 yılında SEKA’ya girdiğini ifade eden Şaban Günay, ”Yaklaşık 30 yıl matbaa biriminde hizmet verdim. Bu bölümün son ustabaşısıydım. Burada 65 kişi görev alıyordu. Daha sonra küçülmeye gitti. SEKA Postası Gazetesi burada hazırlanıyordu. 15 günde bir çıkıyordu. SEKA’dan haberlerin olduğu ve Naci Girginsoy’un çıkardığı bir gazete idi. Bazen davetiye ve kartvizit gibi işler de olabiliyordu. Bir arkadaşımız evleneceğini ve davetiye çıkarmak istediğini söyledi. İzin verilmeyince kendisini çıkarken yakaladım ve ben davetiyesini bastım. Bunu üzerine ceza da aldım. Bütün makinalarda parmak izim, alın terim var. Şimdi de Kağıt Müzesi için bu emeği harcıyorum. Çok duygu yüklüyüm. Büyükşehir Belediyesi’nin Kağıt Müzesi projesi ile bu hatıralarımız yaşayacak” dedi.
FABRİKAYI BİZE MÜZE OLARAK HEDİYE ETTİ
49 yaşındaki Remzi Kılıç ise 1882 yılından itibaren SEKA’da çalışmış. Kalite Kontrol Laboratuvarı’nda görev yaptığını belirten Kılıç, imalat işlerinde özelliklerine uygun olup olmadığına bakıyordum. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi fabrikayı müze olarak bizlere hediye etti. Hali hazırda müzenin hayata geçirilmesinde görev alıyorum. Hüzün ve mutluluğu bir arada yaşıyoruz” ifadelesini kullandı.
SON JENERASYON SEKA’LI
Muzaffer Sabur, 1992 yılında son jenerasyon olarak SEKA’ya girdiğini ifade ederek, “Çıraklık okulundan sonra SEKA’da çalışmaya başladım. İlerleyen yıllarda kalite sağlama laboratuvarında görev aldım. Dedem SEKA’nın ilk kurulduğu yıllarda çalışmış, Babam da SEKA’lı. SEKA’da itfaiyede çalıştı. SEKA ekmeği ile büyüdük. Ben de son jenerasyonu olarak çalıştım SEKA’da. SEKA devredildikten sonra da Büyükşehir, bütün SEKA’lılar gibi beni de boşta bırakmadı. Büyükşehir bünyesinde çalışmaya devam ediyorum” şeklinde konuştu. Selvi GEÇAL
 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.