banner249

Millet tavrını açıkça ortaya koydu

Çayırova Belediye Başkanı Şevki Demirci

Çayırova Belediye Başkanı Şevki Demirci



07 Ağustos 2016, 14:37

*** Çayırova Belediye Başkanı Şevki Demirci; “Amaçları tamamen batıya endeksli tek başına karar alamayan uydu bir devlet ortaya çıkarmak. Girişimlerin sebebi budur. Ama önemli olan milletin ve seçilmiş iktidarın tavrıdır. Hamdolsun 15 Temmuzda da millet tavrını açıkça ortaya koydu.”dedi
  • 5 Temmuz hain darbe girişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
15 Temmuz darbe girişimini Türkiye’ye karşı planlanmış geniş çaplı işgal girişiminin bir ayağı olarak görüyorum. Darbe girişimi büyük bir işgal projesinin bir safhasıydı. Bazı batılı ülkelerin, gizli servislerin, örgütlerin içerideki ihanet çetesiyle işbirliği içinde hayata geçirmeye çalıştığı bölme, parçalama, yıkma ve teslim alma projesiydi. Bu kalkışmayı, demokrasi, insan hakları, milli irade gibi değerlerin sözde medeni batı dünyası için, işine gelmediğinde hiç bir öneminin olmadığını ortaya koyan, ikiyüzlülüklerini ve çifte standartlarını gözler önüne seren ibretlik bir olay olarak değerlendiriyorum. Asla tek başına bir olay değildi. Öncesi ve sonrası vardı. Devlet içinde özellikle de Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde, yıllar boyu süren sinsi bir paralel yapılanmanın, Fetö Terör Örgütünün, ihanet şebekesinin dış güçlerden almış olduğu bir görevi yerine getirmesiydi. Gezi olayları, 17-25 aralık yargı darbesi girişimleri, mit tırlarının durdurulması ve benzeri kaos projeleri zincirinin bir halkası ve en kanlı olanıydı. Sonuçları açısından istiklal ve istikbal mücadelesi olması hasebiyle 100 yıl önceki Çanakkale savaşından daha önemsiz değildi. 1918’de Çanakkale savaşında karşımızda kim varsa, hiç şüpheniz olmasın 15 Temmuz da da onlar vardı. Dost görünen bazı ülkeler tabiri caizse suçüstü yakalandı. Milletin oynanan oyunu bozmasına üzüldüklerini saklayamadılar. Bu darbe girişiminin tüm hasarına rağmen milli şuurumuzu daha da sağlamlaştıran, neyin ne olduğunu, ülkemiz üzerinde oynanan oyunları anlama imkanı veren son derece öğretici bir olay olarak değerlendiriyorum.
PEYGAMBERİMİZE KOMŞU OLSUNLAR İNŞALLAH.
  • 15 Temmuz Darbe girişiminde canını feda eden şehitlerimizin destansı mücadeleyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Onların destansı mücadelesini anlatacak cümle kurmak hiç kolay değil. Mehmed Akif’in Çanakkale Şehitlerini anlattığı gibi mutlaka 15 temmuz şehitlerimizi de bir nebze ifade edecek Şairlerimiz olacaktır. Bugün vatanımızda çoluğumuzla, çocuğumuzla güven içinde yaşayabiliyorsak unutmayalım ki 15 temmuz gecesi meydana çıkan ve canını vatan uğrunda,  Allah yolunda feda eden Aziz şehitlerimiz sayesindedir. Onlar arkasına bakmadan mermilerin, tankların üstüne yürüdüler. Ellerinde silah yoktu ama göğüslerine sığmayan imanları vardı.  Allah onlardan razı olsun. Peygamberimize komşu olsunlar inşallah. Şehitlik dinimizde en yüksek mertebe. Onların hatıralarına sahip çıkacağız. 15 temmuzu unutmayacağız, unutturmayacağız. Çocuklarımıza, gençlerimize Çanakkale’yle birlikte 15 temmuz şehitlerimizin kahramanca mücadelesini de anlatacağız. Şehit Ömer Halis Demir Astsubayımızı anlatacağız. Oğlu Abdullah’la birlikte aynı yerde şehit düşen Erol Olçok’un hikayesini anlatacağız. Onların isimlerini yaşatacağız.
GECE NÖBETLERİYLE O OYUNLARI BOZULDU
  • Darbeye darbe yapan milletimizin meydanlarda tuttuğu demokrasi nöbeti hakkında neler söylemek istersiniz?
 
Darbe girişimi olduğu anlaşıldığı andan itibaren Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın çağrısıyla meydanlara çıkan halkımız o saatten beri meydanları boş bırakmadı. Hiçbir provokasyona pabuç bırakmadan gündüz işine gitti. Darbe girişimi püskürtülürken bir tek sivil silah kullanmadı. Bu dirayet bu asalet özellikle not edilmelidir. Gece çoluğuyla, çocuğuyla, yaşlısıyla, hastasıyla, kadınıyla, genciyle meydanlarda demokrasi nöbeti tuttu. Ferasetiyle,  dirayetiyle her kesimden, her düşünceden insanların sergilediği birlik ve beraberlik  her türlü takdirin üzerindedir. 15 temmuz gecesi darbe girişiminin önlenmesi ne kadar önemliyse, sonraki günlerde meydanlarda sımsıkı durup artçı kalkışmaların ve milletin içine sokulmaya çalışılan bölücü, fitne ve fesadın önlenmesi de aynı öneme sahipti. Ellerini ovuşturup acaba meydanlarda bir çatışma, bir kaos üretebilir miyiz diye sütre gerisinde bekleyen  batılı güçlere ve dünyaya verilen “tek bayrak altında birlik” mesajı açısından da bu nöbetler önemliydi.  Çünkü onların 15 Temmuz sonrası için de planları vardı. İşte aziz milletimiz gece nöbetleriyle o oyunları da bozdu.
İÇİNDEKİ TUTKUYU HALKA AKTARDI.
  • Hain girişimde Cumhurbaşkanı ve Başbakanın tavrını nasıl buldunuz?
 
Bazı şeyler önceden kestirilemez. Tecrübe edildiğinde kimin ne tavır takınacağı o an ortaya çıkar. Cumhurbaşkanımız hayatına kastedildiği halde imanıyla, inancıyla, cesaretiyle milletimize önderlik etti. O cesareti ve özgüveni milletin yüreğine serpiştirdi. Postal sesini duyup hizaya geçmedi, kaçmadı. Halkın ona verdiği oyu kimseyle pazarlık konusu yapmadı. İçindeki tutkuyu halka aktardı. Cumhurbaşkanımız o gece halkının önünde gerçek bir önder, bir lider olarak karar verdi, inisiyatif aldı. Devlet ciddiyetiyle soğukkanlı bir şekilde halkı yönlendirdi. Başbakanımız da aynı şekilde çok hızlı bir şekilde karşı önlemleri aldılar. Biz de yerel yönetimler olarak personelimizle, makine  teçhizatımızla, kepçelerimizle, çöp kamyonlarımızla, her türlü imkanlarımızla hamdolsun görevimizi yaptık. Kısa sürede normalleşme bu sayede sağlandı. Ülkenin dört bir yanında darbenin karşısındaki vatansever askerlerimiz, polisimiz ve halkımız, Cumhurbaşkanımız  ve  Başbakanımızın anında olaya vaziyet ettiğini gördüler.
TEŞEKKÜRLERİMİZİ TAKDİRLERİMİZİ SUNUYORUZ.
  • 15 Temmuz darbe girişimi sonrası siyasetçilerin birlikteliğini nasıl değerlendiriyorsunuz?
 15 Temmuz sonrası Ak Parti’nin yanında başta MHP olmak üzere CHP ve diğer partilerin darbeye karşı  birlikte güçlü duruşu darbenin arkasındaki güçlerin gardını düşüren bir diğer önemli noktaydı. 15 temmuz darbesi  püskürtüldükten sonraki bölücü fitne fesat ve belki de iç savaş planlarını boşa çıkartma açısından birlik beraberlik  hayati öneme sahipti. Bir gedik bulsalardı, meydanlardaki insanları bölecekler veya karşılarına bir topluluk koyup milleti birbirine kırdıracaklardı. Sağ olsun Siyasi Partiler görüş farklılıklarını bir tarafa attılar. Al yıldızlı bayrağın altında “söz konusu vatansa gerisi teferruattır” deyip bir araya geldiler. Bu birlikteliği ülkenin dört bir yanında olduğu gibi 15 temmuzdan beri her gece ilçemizde tuttuğumuz demokrasi nöbetlerinde de görüyoruz. Bu süreçte halkımız hangi partili olursa olsun eline Türk bayrağını aldı, nöbetine geldi. Milletimiz şunu daha iyi anladı ki siyaset de yapacaksak, ticaret de yapacaksak her ne yapacaksak, nefes alacağımız, üzerinde özgürce yaşayabileceğimiz bir vatan toprağında yapacağız. Liderlerin birlik beraberlik yönünde açıklamaları tabanda da yankı buldu. Başta Çayırova halkı olmak üzere milletimiz adına  hepsine ayrı ayrı teşekkürlerimizi takdirlerimizi sunuyoruz.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KARAR VERECEKTİR.
  • FETÖ tarafından yapılmak istenen ve başarısızlıkla sonuçlanan darbe girişiminde meclisi bombalayan  ve milletin silahı ile millete kurşun sıkan hainlerin cezası sizce ne olmalı?
Üst akılların ve maşaları olan Fetö’nün 15 Temmuz’daki darbe girişiminin hainlik derecesini anlatmak için kelime bulmak zor. İç ve dış düşmanlardan ülkeyi korusun diye halkın paralarıyla alınmış tankı, topu, tüfeği, helikopteri, uçağı kendi milletine karşı kullanan bu teröristleri ifade etmek için hangi aşağılık kelimeleri kullanabiliriz bilmiyorum. Hele ki hiçbir darbe girişiminde görülmemiş şekilde milli iradenin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bombalanmasını neyle ifade edebiliriz? Bu hainlerin cezası tabii ki idam olmalı. Helikopterlerden silahsız sivil halkına kurşun yağdıran bu teröristlerin idamı bir nebze bu milletin yüreklerine su serpebilir. Kamuoyu yoklamaları ülkenin büyük çoğunluğunun idam cezasının geri gelmesini istediği yönünde. Tabii ki buna Türkiye Büyük Millet Meclisi karar verecektir.
DARBECİLER BAŞARAMIYOR HALKTAN TOKADI YİYOR.
  •  Türkiye son 3 yılda gezi olayları, 17-25 Aralık gibi önemli badireler atlattı. Bu olaylar ile 15 Temmuz darbe girişimini yan yana koyduğumuzda size göre asıl hedef nedir?
 
Gezi olayları,  17-25 Aralık ve 15 Temmuz’u yan yana koyduğumuzda, örgüt ve devlet düzeyinde bazı batılı güçlerin, Türkiye’ye biçtikleri rolü aynen devam ettirmesi için boyunduruğa alma girişimi olarak görüyorum. Yani onlar açısından “raydan çıkmış Türkiye’nin raya oturtulması projesi”. Neresinden bakarsanız bakın bu gayet net ortada. Türkiye son yıllarda ekonomide, siyasette, dış politikada bağımsız politikalar izledi. Özellikle ekonomik açıdan büyümesi ve Ortadoğu’da  Müslüman bir ülkenin bölgesel güce dönüşmesi, Batı’nın  istemediği bir şey. Siyasi ve ekonomik istikrarla dolu 20 yıl geçirebilse, Türkiye zaten dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girecek. Bunu engellemek için çalışıyorlar. Başkanlık sistemine de bu yüzden karşılar. Onlar 2 yılda bir krizlerin olduğu koalisyon dönemlerini çok seviyorlar. Türkiye’ye karşı terörü, darbeleri yıllarca diz çöktürmenin aracı olarak kullandılar. Türkiye “dünya 5’ten büyüktür” diyerek küresel sistem için tehdit haline geldi. Diğer ülkeler için de ilham kaynağı oldu. Yeni Türkiye ve 2023 hedeflerini gerçekleştirmesi Batı için önlem alınması gereken bir şey. İstediklerini yaptırabilmek için kendi ayağı üzerinde duramayan krizlerle boğuşan, “hasta adam” istiyorlar karşılarında. Türkiye de bu rolü artık kabul etmiyor. Bunun savaşını veriyor. İşte son 3 yılda iyice ayyuka çıkan gezi olayları 17-25 Aralık ve son olarak 15 temmuz darbe girişimi Batı’nın Türkiye üzerinde oynadığı kirli oyunların tezahürüdür. Sorunuzun cevabına gelecek olursak asıl hedef 100 yıl sonra Batı’nın istediği şekilde Ortadoğu’nun parçalanması ve yeniden dizaynıdır. Bu hedefin önünde en büyük engel olarak görülen Türkiye’nin darbelerle, kriz, kaos, iç savaş ve mümkünse bölünme çabaları da asıl hedefe hizmet eden alt hedefleridir. İşte 15 Temmuzda milletin ne kadar büyük oyunları planları bozduğunu anlayabiliyoruz. Darbeciler başaramıyor halktan tokadı yiyor. Ağlama sesi Batı’dan geliyor. Meğer bu millet kimin nasırına basmış çok iyi anlaşılıyor.
 TÜRKİYE OLAĞANÜSTÜ ŞEKİLDE BÜYÜDÜ
  • 15 Temmuz darbe girişimi Cumhuriyet tarihi boyunca ülkemizde yapılan 4. darbe? Ülkemizde bu kadar darbe yapılmasının amacı nedir?
 
Batı ülkeleri ve bu ülkelerdeki küresel güç odakları, kendi çıkarlarına hizmet eden yönetimler işbaşında olduğunda o ülkeyi demokrasiyle mi krallıkla mı neyle yönetildiğine bakmadan, destekliyor. Gül gibi geçiniyor. Kendi sistemine tehdit gördüğü yönetimlere ise güya demokrasi, insan hakları  dersleri veriyor. Kriterler koyuyor. Ekonomik ve benzeri notlar veriyor. Yeri geliyor sudan bahanelerle ambargolar koyup dışlıyorlar. Ta ki halk o hükümeti düşürene dek. Yine de bu olmazsa bu sefer daha kirli oyunlara giriyorlar. Askeriyeye nüfuz edip iç işbirlikçiler ve örgütlerle darbe yolunu deniyorlar. Asla masum değiller. Unutmayalım ki, köleliğin, sömürgeciliğin ve emperyalizmin kanlı tarihini yazan, iki büyük dünya savaşını çıkaran batı iki yüzlülüğün de en iyi uygulayıcısıdır kuşkusuz. Yaklaşık 10 yılda bir darbeyle yola! getirilmeye çalışılan bir ülkeyiz. 60-73-80 li yıllarda 3 darbe oldu. 90’lı yıllar terör ve kriz yıllarıydı. Yani darbeye gerek kalmadı. 2000 li yıllarda Türkiye tek başına iktidara kavuştu. Krizleri ve terörü denediler olmadı. Türkiye olağanüstü şekilde büyüdü. En son içinde Cumhurbaşkanımıza suikastı da içeren malum darbe  girişimini denediler. Amaçları tamamen batıya endeksli tek başına karar alamayan uydu bir devlet ortaya çıkarmak. Girişimlerin sebebi budur. Ama önemli olan milletin ve seçilmiş iktidarın tavrıdır. Hamdolsun 15 Temmuzda da millet tavrını açıkça ortaya koydu.
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.