10 Ocak bu mudur?


Kamil Uzunmehmet

Kamil Uzunmehmet

11 Ocak 2021, 09:27

Bizim meslek yani ‘Gazetecilik’ ilginç ve meşakkatli bir meslek dalı...

Özellikle son 10 aydır pandemi dolayısıyla sıkıntı çeken ve destek almayan belki de tek meslek kolu. Buna rağmen yılda iki kez de olsa,  gazetecilik mesleğini kendisine ilke edenmiş, tarafsız, ahlaki değerlerle bu mesleği harman etmiş gazetecilerin hatırlandığı günler var. Birisi 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, diğeri de 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü...

 4 Ocak 1961’de kabul edilen ve basın çalışanlarının bazı haklar ve yasal güvence sağlayan “212 sayılı kanun” adlı düzenlemenin Resmî gazetede yayınlanışı nedeniyle 10 Ocak günü kutlama günü olmuş. Söz konusu düzenleme, iş sözleşmelerinin yazılı olarak yapılması, sözleşmelere işin türü ve ücret miktarının yazılması gibi gazetecilerin sosyal ve yasal haklarını belirleyen hükümleri içeriyordu. Bu yasa ile kendilerine yüklenen sorumlulukları kabul etmek istemeyen 9 gazete patronu (Akşam, Cumhuriyet, Dünya, Hürriyet, Milliyet, Tercüman, Vatan, Yeni İstanbul ve Yeni Sabah) 212 sayılı yasanın ve Basın İlan Kurumu’nun oluşmasına ilişkin 195 sayılı yasanın mesleki sakıncalar doğuracağını iddia eden bir ortak bildiriye imza atarak gazetelerini 3 gün kapattıkların duyurmuşlar.

“Dokuz patron olayı” olarak basın tarihine geçen bu gelişme üzerine gazeteciler, boykot boyunca “Basın” adlı bir gazete yayımlayarak, 11 Ocak günü yayına başlamış ve üç günlük boykot sırasında düzenli olarak yayını sürdürmüş. Çalışan Gazeteciler Günü, bu olayın bir sonucu olarak ortaya çıkmış ve 10 Ocak, “Çalışan Gazeteciler Bayramı” olarak kutlanmaya başlanmış. 1971 yılında da  “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak ismi değişmiş ve bu güne kadar kutlanmış...

Gebze Belediyeler Birliği’de her yıl olduğu gibi bu yılda 10 Ocak Gazeteciler Günü dolayısıyla bölgede ( Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası) 4 ilçede görev yapan meslek erbaplarını Gebze Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi’nde  bir araya getiren bir etkinlik düzenledi. Bu etkinlik olmasaydı,  Gebze’de en son kimlerin gazetecilik mesleği ile tanıştığını, kimlerin diğer kimliklerinin yanına gazetecilik ismini eklemiş olduğunu  anlayamayacaktık. Zira böylesine önemli bir etkinlikte, ‘Gazeteci’ olarak o ortama giren bu kişilerle bu mesleğe yıllarını verdiği halde salonun kapısında kimlik kontrolünden geçemeyen gerçek gazetecilerin esamesinin okunmadığına ibretle şahit olduk önceki akşam...

Bu organizasyonu her kim hazırladı, programı kim organize ettiyse tek kelime ile rezalet bir işe imza atmış oldu. Gazetecilerin kapıda isimlerinin yazılması, isimlere göre içeriye alınması ne demek Allah aşkına?

Bu bölgede gazeteler, internet siteleri zaten belli. Resmi başvuruları yapılmış, yıllardır yayınlanan, gazeteciler kayıtlı ve her türlü kanuni vecibelerini yerine getirmiş, cemiyetlerde üyeliği olan, gazete ve internet künyelerinde isimleri olan  insanlar.

Yeniden bir kimlik sorgulama, listede isim arama rezaletini kim neden yaptı acaba? Kaldı ki o listelerde bu bölgede uzun yıllar gazeteci olarak hizmet veren isimler yazılmamış. 20-30 yıldır günlük çıkan gazetelerin yazı işleri müdürleri, köşe yazarları, muhabirlerinin isimleri yazılmamış...

İş olup bittikten sonra da ‘pardon’ demek, yanlışı yanlışla örtmek değil midir?

O gün eğer o etkinliği terk edip dönüp gitmediysem, bunun sebebi oraya gelen gerçek meslek erbabı gazeteci kardeşlerim, abilerim, iyi niyetlerinden şüphe etmediğim kaymakam, siyasi parti temsilcileri ve belediye başkanlarımıza olan saygımdı...

Gebze Belediyeler Birliği Dönem Başkanı Hamza Şayir’e buradan sesleniyorum;

Lütfen bundan sonra bu tür etkinlikleri eğer bu şekilde yüzünüze gözünüze bulaştıracaksanız, bir daha yapmayın!

Gazetecilerin böylesine etkinliklere önceden beri ‘ hediye almak için geliyorlar’ durumuna daha fazla düşürmeyin! Bu mesleğe gönül vermiş insanları, orada konu mankeni gibi çağırıp, bir iki konuşma sonrası ellerine birer çanta verip göndermekle bu günü kutlamış olmuyorsunuz. Bakın o gün törende gazetecileri temsilen iki dernek ya da federasyon temsilcisini konuşturup, bu bölgenin çatı cemiyetini yok saymanız hiç de şık olmamıştır. Gebze’de bir çok gazeteci, cemiyet olarak Kocaeli Gazeteciler Cemiyet üyesi. O cemiyetin yöneticileri de o gün salonda olmalarına rağmen neden söz verilmedi? Bu bölgenin en tecrübeli gazetecisi,  herkesin saygı duyduğu, yaşayan tarihi ve duayen ismi salonda yerini almışken, neden kendisine tek bir söz verilmedi? Demek ki organizasyon işinde zayıf olduğunuzu, gazetecilerin önünde de tescil ettirmeniz gerekiyordu, öyle de yaptınız!

O gün orada gazetecileri bu rezalet muameleye maruz bırakmasaydınız, verdiğiniz o hediyelerden daha makbul olurdu!

Kimse sizden hediye, övgü ya da göstermelik bir tören istemiyor. Adam gibi muamele, günün önemine dair bir iki konuşma yeterdi. Olmadı, 2 gündür bir çok kurum, kuruluş, STK, siyasi partiler ve yerel yöneticilerin yaptığı gibi  birer mesajla bu günü kutlamanız da yeterli olurdu. Bizim için makul olan da buydu !

Gazeteciler olarak bizler yılın 363 günü hak ettiği muameleyi zaten göremezken, bu iki günde görse ne olur?

Onda da zaten durum ortada!

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.