12 Eylül Darbesinin 41. Yıl Dönümü


İsmail Kahraman

İsmail Kahraman

14 Eylül 2021, 09:41

61 yıllık hayatımız darbeler, ihtilaller ile geçti. Birçok darbe ve askeri müdahale yaşadık, 12 Eylül darbesinin yapıldığı günü, dün gibi hatırlıyorum.

Kenan Evren’in ilk konuşması ve daha sonra yaşananlar sinema filmi gibi gözümün önünden geçiyor. Yaşanan o acı günleri hiç unutmadım, 12 Eylül 1980 darbesi ile ilgili hem anılarımı ve hem de belgeselini çekerek ders ve ibret alınmasını istiyorum.

12 Eylül 1980 darbesinin 41. yılında darbelerden ders alınmasını diliyor, 1980 darbesinin gerçek yüzünü anlatan Gebze Gazetesi’ndeki makalelerimin bir bölümünü sizlerle paylaşıyorum.

https://m.youtube.com/watch?v=zEHBgRpbBYE

https://www.gazetegebze.com.tr/m/kultur-sanat/kahramandanonemli-bir-belgesel-daha-h43779.html

http://www.gebzegazetesi.com/m/?id=1056&t=makale

http://www.gebzegazetesi.com/m/?id=1218&t=makale

https://www.gazetegebze.com.tr/m/darbelerde-yasadigim-gazetecilik-anilari-ve-genclerimiz-makale,1330.html

***

Gebze Gazetesi’nde 3 yıl önce 12 Eylül darbesi ile ilgili yazdığım yazımı sizlerle paylaşıyorum.

http://www.gebzegazetesi.com/12-eylulden-ders-alsaydik-15-temmuz-olmazdi-makale,2735.html

12 Eylül’den ders alsaydık, 15 Temmuz olmazdı!

12 Eylül darbesinin üzerinden tam 38 yıl geçti. Dün, utançla ve acı olaylarla hatırladığımız 12 Eylül 1980 darbesinin yıl dönümüydü. Ancak ne yazık ki, 12 Eylül çoktan unutulmuş, sanki darbe hiç yaşanmamış, insanlar öldürülmemiş, gençler darağacında sallandırılmamış, analar sanki ağlamamış gibi bir hava vardı. Darbelerden hep ders çıkarmak gerektiğini vurgulardık, eğer bu dersleri çıkarsaydık, inanın 15 Temmuz hadisesi yaşanmazdı.

Bizim yaşımızdaki insanların bileceği gibi darbelerle büyüdük, ihtilaller, muhtıralar, askeri vesayet rejimleri, ihbarlar, iftira, işkenceler, yargısız infazlar ve haksız idamları yaşamış bir toplum olarak geçmişi unutmamamız gerektiğini defalarca vurguladık. Ancak bugünkü genç nesil de 2 yıl önce hain bir darbe girişimiyle karşılaştı. Bu son darbe girişimi aziz milletimizin direnişiyle bertaraf edilerek bozguna uğratıldı. Beş yıl önce bu köşede yazdığım bir yazıda “Acaba yeni darbe olur mu?” sorusuna cevap aramış ve “darbelerden ders alınırsa olmaz” diye yanıt vermiştik.

   Bu yazının üzerinden sadece 3 yıl geçmişti ki Türkiye, 15 Temmuz 2016 yılında tarihinin en büyük ihanetlerinden birisini yaşadı. Bu ihanet gecesinde yaşanan olay sadece bir darbe girişimi değil, iç savaş provası ve ülkemizi işgale hazır hale getirmekti. Bizler eğer 27 Mayıs’tan, 12 Eylül’den, 28 Şubat’tan ve 15 Temmuz’dan gerekli dersleri çıkarırsak, inanın darbeler ebediyen tarihe gömülür.

   1960 ihtilali ile dünyaya gözünü açmış, 70 muhtırası ile çocukluğunun geçirmiş, 80 ihtilalinde gençlik dönemlerini yaşamış, olgunluk dönemlerinde ise 28 Şubat darbesinin mağduru bir gazeteci olarak, son olarak 15 Temmuz’da büyük bir ihanete ve Türk Milleti’nin şanlı destanına şahit olduk. 

5 YIL ÖNCE YENİ DARBE OLUR MU SORUSUNA CEVAP ARAMIŞTIK

Bundan 5 yıl önce yazdığımız yeni darbe girişimi olur mu sorusuna bakın ne yorumda bulunmuştuk: “Darbe dönemlerinde darbeci kesilen, darbelerden nemalanan, Darbecilerin elini ayağını öpen bürokratından iş adamına medya mensubuna sade vatandaşına malum tipleri darbelerden sonra demokrasi yanlısı olup bukalemun havasına girmeleri işin en üzücü tarafıdır. Bu tipler olduğu sürece darbeler sürekli tekrar eder durur. Darbelerden de en büyük zararı Türkiye görür. 90 yıldır savaşa girmeyen Türkiye, 60 yıl önce savaşlarda yok olan Kore’nin gerisinde olması darbelerin ülkemize verdiği zararı göstermektedir. Darbelerin bir daha olmaması için darbeleri ve darbecileri hiç unutmamamız gerekiyor. Tarihten ders ve ibret alarak geleceğimize ışık tutmamız şart.

TÜRKİYE’NİN YAKIN TARİHİ 

Özellikle 28 Şubat sürecinin başladığı 1995’ten 2018 yılına kadar geçen süre içerisinde Türkiye’de çok şeyler yaşandı. Yaşanan bu dönemi sinema filmleri, romanlar, belgeseller ve bütün kareleriyle satır satır kaydederek gelecek kuşaklara aktarmalıyız. Bu süre içerisinde dış güçlerin planlayıp yerli işbirlikçilerin uygulamaya koyduğu darbeler ve ihtilaller gerçekleşmiş olsaydı, Türkiye bugün Suriye ve Mısır’dan farksız olur, kan gövdeyi götürürdü. Türkiye’de birçok Sisiler ve Esadlar türerdi.

   Türkiye büyük belalardan ve badirelerden kurtuldu. Darbeler ve ihtilaller hiçbir zaman Türkiye’nin hayrına olmadı. Her zaman bu köşede ifade ettim ihtilaller Türkiye’yi hep geriye götürdü. İhtilaller yaşanmasaydı bugün Türkiye dünyanın en gelişmiş ve en zengin ülkelerinden biri olurdu. Türkiye’deki bütün ihtilallerin altında Yahudi lobileri ve ABD bulunmakta. Bugün, Türkiye’de yaşanan siyasi, sosyal ve ekonomik sıkıntıların temelinde Türkiye’de bu lobilerin bir darbe yapmak için fırsat kollamaları yatıyor. Darbeler yaşanmasın istiyorsak, 12 Eylül darbesinin yıl dönümünde bu darbeden ders ve ibret almalıyız.

12 Eylül askeri darbesinin yıldönümü ne yazık ki sessiz ve sedasız geçti. 12 Eylül darbesinde hayatlarını kaybedenlerin yakınları, hapishanelerde ve olaylarda sakat kalanlar, işini ve eşin kaybedenler, evlatlarını kaybedenler, sokaklara dökülüp darbelerin Türkiye’ye verdiği zararları bir kez daha haykırmalıydık. Ama sanki darbe olmamış, genç insanlar idam edilmemiş, analar ağlamamış gibi darbeyi çoktan unutuvermişiz. Darbeler yaşanmasın istiyorsak, darbeler bir daha olmasın istiyorsak, darbe ve darbecileri unutmamalıyız. Darbelerden nemalanları teşhir etmeliyiz. Darbeler, ülkemize ve insanımıza darbe vurmasın. Darbelerden ders ve ibret alalım.

1980 DARBESİNİN ACI BİLANÇOSU

-650bin kişi gözaltına alındı.

-7 bin kişi için idam cezası istendi.

-517 kişiye idam cezası verildi.

-Haklarında idam cezası verilenlerden 18’i sol görüşlü, 8’i sağ görüşlü, 23’üadli suçlu, 1’i de Asala militanı olmak üzere toplam 50 kişi asıldı. İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis’e gönderildi.

-Mahkemelerde 98 bin 404 kişi ‘örgüt üyesi olmak’ suçundan yargılandı.

-14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.

-300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.

-171 kişinin sorgu sırasında ya da cezaevlerinde ‘işkenceden öldüğü’ belgelendi.

-Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi. 144’ü kuşkulu bir şekilde öldü,14’ü açlık grevinde öldü, 16 kişi “kaçarken” vuruldu, 95 kişi “çatışmada” öldü,73 kişiye “doğal ölüm raporu” verildi, 43 kişinin ‘intihar ettiği’ bildirildi.

12 Eylül ile ilgili 5 yıl önce yazdığımız yazıyı http://www.belgeselyayincilik.com/12-eylul-darbesi-ve-darbe-olur-mu adresinden okuyabilirsiniz. (Kaynak: Gebze Gazetesi/ 13 Eylül 2018)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.