Milletimiz tatmin oldu!


Marmaris’te Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik suikast davasının müdahil avukatlarından, Kocaeli’nin yakından tanıdığı isimlerden Halit Çokan, değerlendirmelerde bulundu. Çokan, verilen cezaların vatandaş nezdinde olumlu karşılandığını söyledi.


Milletimiz tatmin oldu!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi saldırı düzenlenmesiyle ilgili dava geçtiğimiz günlerde verilen kararlarla sona erdi. Kararla ilgili görüşlerini gazetemize açıklayan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatlarından Kocaeli Barosu avukatı Halit Çokan, “ Son derece adil bir yargılanma sürecinin geçtiğini ve verilen kararların halkımızın  vicdanını rahatlattığını belirtti. Çokan şöyle devam etti; “Öncelikle bu dava sayın cumhurbaşkanımıza suikast davası. Aslında darbe süreci içinde yaşanan davaların en önemlisidir. Sayın cumhurbaşkanımızın canına kast edildiği için önemli bir davadır. Şayet bu suikast başarılı olsaydı ,darbenin sürecinin değişeceği, ülkemiz neticesinin farklı olacağı bir sürece girecekti. Bu anlamda FETÖ davalarının ana davası diyebiliriz. Bu davada 31 sanığa 4 kez ağırlaştırılmış müebbet, 3 sanığa bir kez ağırlaştırılmış müebbet, 6 sanığa ise müebbet hapis cezaları verildi. 2 sanığa ise 18 ve 15 yıl hapis cezaları verildi. “
YAVER YAZICI’NIN CEZASI DÜŞÜK KALMIŞTIR
“Genel olarak verilen kararlar bizleri tatmin etti. Bizim bir takım itiraz noktalarımız oldu. Örneğin Tezcan Kızılelma’ya verilen 15 yıl ve Cumhurbaşkanımızın yaveri olan hain Ali Yazıcı’ya verilen 18 yıllık cezaların düşük olduğunu düşünüyorum. Ali Yazıcı bu davanın asli faalidir. Ancak mahkeme yardım eden sıfatıyla ceza vermiştir. Biz buna üst mahkemede  itiraz ettik.  Bu dava 7 aylık süreçte görülen bir davadır. Duruşma günlerinde olağanüstü bir süreç yaşadık. Burada yakalanan sanıklar suçüstü yakalanmış sanıklardır. Silahları ile birlikte, bulundukları yer itibarı ile, hedefledikleri nokta itibarı ile suçüstü yapılmıştır. “
DÜNYANIN GÖZÜ ÖNÜNDE ADİL YARGILANDILAR
“Bunlar suikastçıdır, bu bellidir. İnsanın hayatına kast eden bir, bu ülkenin cumhurbaşkanının hayatına kast edebilecek hain guruplardır. Suçları sabit olduğu halde devletimiz bu hainleri adil bir yargılamaya tuttu. Bu yargılanma tüm dünyanın gözü önünde yapıldı. Sanıkları sonsuz konuşma hakkı verildi, her türlü yalanı dolanı dahi söylediler. İftiralar attılar, oyunlara başvurdular, beddua hatta ağlamalara varan yöntemlere başvurdular. Hükmün tecelli etmesi için bunlara tüm dava boyunca tahammül gösterdik. “Biz Avrupa ülkelerinde olsaydık böyle mi yargılanırdık” şeklinde ithamlarda bulundular. Bunlar Avrupa ülkelerinde darbeye başvursalardı oralarda bu hainlere hayat hakkı tanınır mıydı acaba? Ya da bizdeki gibi bir mahkeme sürecini görebilirler miydi?”
BU HAİNLER YAŞADIKLARI TOPLUMU TANIMADILAR
“Bu hain güruh sözbirliği etmiş gibi yalan ifadeler verdiler. “15 Temmuz da doğu toplumları güce boyun eğer, ne oldu da bu halk sokağa döküldü” diyerek, bunun altını da bir komplo teorisine dayandırmaya dahi kalktılar. Bu da; Yaşadıkları toplumu tanımadıklarını ortaya koyuyor. Kendileri bir güce boyun eğerek bu hain darbeyi yapmaya kalkıştılar. Milletimizin de o güce boyun eğeceğini zannettiler. Ama 15 Temmuz’da ki o büyük direniş onların hayallerinde yer alan toplumun bu toplum olmadığını tüm dünyaya gösterdi.”