BATUM’DAN NOTLAR…
Kıymetli okuyucularım bu hafta yazımda bir gezi yazımdan bahsetmek istiyorum, ilk gezi notları kaleme almanın heyecanından sizlerle birlikte ben yaşıyacam. İlk yurtdışı gezi deneyimi Türklerin çoğunlukta yaşadığı, dil sıkıntısı ve kültür sıkıntısı çekmeyeceğım bir şehir olan Gürcistan Batum’a gerçekleştirmek istedim…
Öncelikle Gürcistan seyahati kimlik ve pasaport ile yapabileceğiniz bir ülke, başkenti Tiflis olan Gürcistan’ın birçok tarihi yapısı olduğunu, nüfusunun Gürcü vata daşlardan sonra Türklerin oluşturduğunu ve kadim bir Osmanlı şehiri olduğunu dile getirmek istiyorum, gezinin bir diğer gayesi ise orada ki Osmanlı izlerini görmek ve notlar almaktı. özellikle Artvinli ve ya yakın yörelerde olupta yurtdışına kimlik ile çıkabilen arkadaşlardan Orta bir diğer adıyla Batum Camiisini duymuştum ve de çok merak etmiştim ama yapıyla ilgili çok detaylı bir bilgiye sahip değildim 1508 yılında Şehzade Selim yani sonrada Yavuz Sultan Selim Han ismini olacak dokuzuncu padişahının
Kütahyis seferleri ile Gürcistan’ı halkının müslüman olduğunu okumuştum. (1481-1511) yıllarında şehzadelik süresinde Sancakbeyliği yaptığı Trabzon şehrini ve Karadeniz bölgesini de bu vesile ile görmek istedim bir Karadeniz turu yaparak gayesi Gürcistan Batum olan ama bir seyahate çıktım Giresun, Trabzon, Rize, Artvin ve Batum şeklinde seyahatime başladım. Gürcistan Batum’a sınır kapısını geçerek giriş yaptım kapıda hemen iki meslek grubu karşılar biri döviz bozanlar biri de taksiler. Bunlar yanlış bilgi verirler genelde biri paranızı ucuza bozmaya gayret eder, diğeri ise sizden fazla taksi parası almaya çalışır aksine hemen yanı başınızda otobüs durakları vardır ve bu taksicilerin fiyatlarınına göre çok ama çok uygun olurlar ve birde otobüs parası bozdurup paranızı şehir merkezinde döviz bürolarında gerçek fiyatları ile bozdurabilirsiniz.
Komşumuz Gürcistan’ın en popüler şehirlerinden birisi olan Batum son zamanlarda ülkemizde de gözde bir tatil adresi konumuna geldi. Bunun başlıca sebeplerinin ilki uygun fiyatları olmasından kaynaklanıyor. Özerk Acara Cumhuriyeti’nin başkenti Batum, tarihi ve kültürel geçmişi, sıcakkanlı insanları, şahane doğası, lezzetli mutfağı ile keşfedilesi bir şehir. Gürcistan’ın Karadeniz kıyısında yer alan şehir, Artvin ve Ardahan illerimizin sınırında, Sarp sınır kapısından sadece 20 km uzakta yer alıyor.
Manolya ağaçlarının eşlik ettiği geniş bulvarları, heykellerin süslediği parkları, tertemiz sahilleri, Roma, Bizans, Pontus, Osmanlı ve Sovyet izlerini taşıyan tarihi dokusunun özenle korunduğu ilginç ve etkileyici mimariye sahip binaları ile Batum, eski ve yeninin; yeşil ve mavi ile harmanlandığı bir şehir.
Orta Camisi veya Batum Camisi
1886’da Gürcü asıllı Müslüman Aslan Bey (Khimshiaşvili) tarafından Laz ustalara inşa ettirilmiş olup, kent merkezinde bulunan diğer 2 tarihi cami günümüze ulaşamamıştır. Limana bakan tarafta ilginç süslemelerle dolu renkli ve estetik bir ana kapısı olan, içi de renkli ahşap işlemelerle bezeli, şirin görüntüsü olmasına rağmen çok amaçlı düşünülmüş ve bugün dahi birçok işleyişe mümkün olması yapan mimarların ileri görüştüğünü göstermektedir. Orta cami 1866 yılında ibadete açılmış. Sovyetler döneminde ibadete kapatılmıştır. Camiinin şuanki en büyük sorunu ise tespitlerim doğrultusunda şehrin imarı içersinde kaybolması, bazı yerlerin tahribata uğraması, çok fazla gerekli bakımının yapılamaması gibi sebebleri sayabiliriz. Yapıya bir şekilde Türkiye’nin destekleyip koruması, etrafını düzenlemesi ile şehire kazandırılması bizim de orada ki müslüman ahalinin en büyük isteği. Tika’nın alan üzerindeki çalışmalarını duymam çok hoşuma gitti doğrusu inşallah devamı da gelir…
Peki ekonomik açıdan nasıl ülke son yıllardaki tespitlerime göre Türk parasının büyük bir değer kaybedip para değerimiz son 10 sene içinde planlı bir şekilde değer kaybettiğini yazılı ve sözlü olarak Batum’un eğlence yeri üzerinde durması sebebiyle ve gelen gidenin çokluğu sebebiyle yaşandığını notlarımın arasında aldığımı belirtmek istiyorum…
Batum biraz daha birlikte gezelim mi?
Batum’da 2010 yılında inşa edilen Ali & Nino heykeli, 1937 yılında ilk kez Viyana’da yayımlanan Kurban Said’e ait aşk romanından esinlenerek oluşturulmuş. Romanda dinleri, kültürleri farklı savaş halindeki iki ülkenin iki vatandaşı arasında geçen dramatik aşk öyküsü betimlenmiş. Tiflisli heykeltıraş Tamara Kvesitadze tarafından tasarlanan heykel, motorlu bir mekanizma ile çalışıyor. Kadın ve erkek figürü mekanizma tarafından yavaş yavaş birbirine yaklaştıktan sonra bir bütün haline geliyor ve ardından tekrar ayrılıyor. İki aşığın öyküsü de zaten böyle.
Batum’un simgesi haline gelmiş Alfabe Kulesi, Gürcü alfabesinin ve Gürcü halkının benzersizliğini ifade etmek amacıyla inşa edilmiş. Miracle Parkı’nda ulaşabileceğiniz kule, şehrin en uzun yapılarından biri. 130 metre yüksekliğindeki yapının DNA tasarımı çift sarmal modelinde birleştirilmiş. Sarmalların her biri ise 4 metre boyunda ve tamamen alüminyumdan yapılmış. Sarmallardan ikisinde Gürcü alfabesinin 33 harfine yer verilmiş.
Avrupa Meydanı’nda yer alan kentin eski çehresini süsleyen bir gezi noktası olan Astronomik Saat, dikkat çekici gezi noktalarından biri. 2010 yılında Batum Belediye’sinin isteği ile Almanya’da inşa ettirilen yapılmıştir. Saatin özellikleri neredeyse Prag’ın Astronomik Saati ile birebir aynı.
Batum’da Laz nüfusu da oldukça fazla. Bilindiği üzere Lazca ve Gürcü dili de aynı dil ailesinden. Ters Ev de bir Laz tarafından yapılmış. Bu sebeple de şehre gelen Türk turistler tarafından muhakkak ziyaret ediliyor. Ev tamamen ters şekilde inşa edilmiş. İçeri girdiğinizde de terslikler devam ediyor. Aynı zamanda uygun fiyatlı ve bol çeşitli bir restorana çevrilmiş. Restoranda hemen her Laz yemeğini bulabiliyorsunuz.
Batum’un tam kalbinde yer alan St. Nicholas Kilisesi, 150 yıllık tarihi ile şehrin en eski yapılarından biri. Bu büyük kubbeli kilise, Osmanlı döneminde (1865-1871) bölgede yaşayan Rumlar tarafından yaptırılmış. Dış formları ve iç sanatsal mimarisiyle, Bizans mimarisine yakılığı ortaya çıkarıyor. İç duvar resimleri ise daha yeni bir tarih olan 2002 yılına aittir. Kilise günümüzde Gürcü Ortodoks Kilisesi’ne bağlanmış. Günümüzde şehrin en güzel mimari ve tarihi eserlerinden biri olarak gösterilmektedir St. Nicholas Kilisesi.
Miracle Park’ın hemen yanında yer alan Batum Drama Tiyatrosu, ilk olarak 1884 yılında 450 kişi kapasiteyle inşa edilmiş. Tarihi Sovyetler Birliği’ne dayanan yapı, yakın dönemde restore edilmiş. Batum’un en önemli kültürel merkezlerinden biri olarak gösterilen tiyatro binası, dış Roma mimarisiyle etkilediği kadar iç dekorasyonuyla da çok seviliyor. Ancak salonda oynanan tüm oyunlar Gürcü dilinde.
Meryem Ana Katedrali 20. yüzyıl başlarında inşa edilen Meryem Ana Katedrali, Batum’da bulunan bir Gürcü Ortodoks Katedralidir. Hem mimari hem de sanatsal değere sahip katedral, ulusal öneme sahip bir kültürel miras alanını temsil eder. Kilise, 1897 yılında Zubalaşvili kardeşler tarafından yaptırılmış ve Neo-Gotik mimaride inşa edilmiş. Yalnızca Batum’un değil, Gürcistan’ın da en güzel kiliselerinden biri olarak gösteriliyor.
Batum’un tarihi tiyatro binasının önünde bizleri karşılayan Neptün Çeşmesi, 5 parçadan oluşan etkileyici bir heykel çalışması. Etrafında dört deniz kızı figürü bulunan çeşme, Bolonya’da yer alan orijinal Neptün Heykeli’nin bir kopyası esasen. 2011 yılında ise heykel ve kaidesi altın ile kaplanmış.
Batum Arkeoloji Müzesi 1994 yılından bu yana ziyaretçilerini ağırlayan Batum Arkeoloji Müzesi, şehrin en önemli tarihi eserlerine ev sahipliği yapıyor. 25 bin 508 adet tarihi eseri bünyesinde bulunduran müze, oldukça zengin bir koleksiyona sahip. Tunç Çağı’ndan Ortaçağ’a birçok eseri yakından görmeniz mümkün. Ajara ve Batum tarihini anlatan Pichvnari, Namchaduri, Khikhadziri, Kvashta bölgelerine ait arkeolojik kazılardan çıkartılan eserlere de rastlayabilirsiniz.
1908 yılında kurulan Khariton Akhvledani Adjara Eyalet Müzesi, 1908 yılında kurulmuş önemli bir müze. Gürcistan’daki en eski bilimsel eğitim kurumlarından biri olan Eyalet Müzesi, 180 binden fazla esere ev sahipliği yapıyor. Kapsamlı koleksiyonu içerisinde fotoğraflar sanat eserleri ve farklı dillerde 2 binden fazla el yazması bulunuyor. Müzeye ait kütüphanede ise 63 bin kitap yer alıyor. Kitap koleksiyonu arasında ise pek çok ender bibliyografik kitap var.
Ve daha birçok tarihi noktasıyla Batum’u kısaca sizleri gezdirmek istedik bu tarihi şehirde sizden birçok şeyi göreceğinizden eminim kıymetli okurlarım Tarih, Sanat, Kültür, Müzik, Doğa, Gezi ve daha neler neler…



