LGBT DAYATMASINA HAYIR!!!
Uzun zamandır huzur kaçıran; cinsiyetsiz toplum ve cinsel tercihler konusundan bahsedelim istedim kıymetli okurlar…Önceden günah ya da hoşa gitmeyeceği düşünülen şey gizli olurdu,olmalıydı ki şahit olmasın mahşer günü.Ancak son zamanlarda Allah’ın yasak ettiği bu konuyu kişisel özgürlük hakkı adı altında meşrulaştırma çabaları had safhada…
Lût’u da (peygamber gönderdik). Kavmine dedi ki: “Sizden önceki topluluklardan hiçbirinin (bu ölçüde) yapmadığı iğrençliği mi işliyorsunuz!”
“Kadınları bırakıp da cinsel tatmin için erkeklere yanaşıyorsunuz. Doğrusu siz taşkınlık eden bir topluluksunuz.”(A’raf 80/81)
Çirkin bir işin çığırtkanlığı yapılırken,iğrenç elleri artık minicik masum yavrulara uzanıyor.Ergenlik erteleyen/önleyen ilâçlarla henüz hayatı ile ilgili kararlarda anne/babasına ihtiyaç duyduğu yaşlarda,bir çocuğun cinsiyet değişimi ve mankenlik hikâyesine üzülerek şahit olduk.Dünya nereye, nasıl bir uçuruma yuvarlanıyor bilmem ama net olan birşey var ki; insan cinsiyet,anne/baba,fizikî özellikler başta olmak üzere bazı şeyleri seçemez. Ender rastlanan cinsiyetle ilgili sağlık sorunlarında tıbbî müdahaleye ihtiyaç hissedilir o kadar. Sözüm ona sanatçı(!) diyerek halkın gözüne soktular ve meşrulaştırma çabaları başladı. Dizilerde,filmlerde sempatik tipler olarak lanse edildi.Fakat gerçek şu ki; toplumda yadırganarak karşılandılar,rahat ve hadsiz tavırlarından dolayı tedirgin edici bulundular.
Geçtiğimiz pazar günü, ruhun patolojisi olan bu sapkınlığa karşı bir duruş sergilemek,saf belli etmek adına Saraçhane Parkı’ndan Beyazıt’a yüründü. Afişler paylaşıldıkça,yine bazı sanatçılar (!) özgürlük naraları atmaya,hayasızlığa çanak tutmaya başladı. Toplumu bölmeye gerek yok denildi!Oysa sadece toplumu değil nesli zayi eden,neslin devamını tehlikeye atan çirkinliğe karşı,din/dil/siyasî görüş/milliyet ne olursa olsun tek yumruk olunmalıydı.
Dikkatimi bir konu daha çekti: “Çocuklar kırmızı çizgimiz” sloganı vardı, evet evlâtlar Allah’tan hediye ve emanet…”Kimsenin ahlâk bekçisi değiliz, yetişkinlerin ne yaptığı beni ilgilendirmez” cümlesi gelince devamında bir duraksadım. Evet kimse kimsenin ahlâk bekçisi değiliz, herkes kendinden mes’ul.Bununla birlikte iman eden birinin hatası hepimizi bağlar, yetişkinler tercih ederse etsin gibi bir algıya sebep olacak cümlelerden kaçınılmalı. Zira Allah’ın kati olarak yasakladığı bir tutuma “saygı duyarım” demek ya da “beni ilgilendirmez” demek imanî zaafiyettir. Son dönem seminerlerimde “ailede rol karmaşası” konusuna değinirken,baskın bir anne ve pasif babadan oluşan ya da sert bir baba ve zulme maruz kalan anneden oluşan ailelerde çocukların cinsel rol modellerinin zarara uğradığından sıkça bahsettim.Sokakta çığırtkanlığı yapılan çirkinliğe evde zemin hazırlamamak elzem.Herkes kendine yakışır şekilde olma çabası göstermeli. Erkek çocuğu kavvam fıtratla dünyaya geliyor. (Kimliği gelişirken sessiz bir gözlemcidir çocuklar.)Bakıyor ki ona fizyolojik olarak benzeyen baba etkisiz,vasıfsız, annesinin baskısında. Ruhu kabul etmiyor bu durumu ve kavvamlığını koruma içgüdüsüyle olsa gerek “ben kadın gibi hissediyorum” diyerek fizyolojik değişime yöneliyor.
Kız çocuğu için de durum yine benzer;zulme uğrayan anneyi gördükçe, babasına hem düşman oluyor hem de kendini koruyabilmek adına “ben erkek gibi hissediyorum” demeye başlıyor.
Hem cinsi ile aşktan,birliktelikten bahsedenler de ayrı bir sapkınlık ! “Kadını kadın anlar” ya da “kadınlar anlamıyor bizi” diye bir zehirle kendilerini de çevrelerini de zehirliyor.Gelelim bizim duruşumuza…Kızmak mı?Hayır! Kınamak mı? Asla! Toplumdan ayrı tutmak mı? Aksine onları doğruya yöneltmek ve topluma kazandırmak!
Bugün bunlara özgürlük diyen akıl fukaraları acaba eşi gelip;
-“Senden ayrılıyorum, ben hem cinsimle aşk yaşamak istiyorum.”dese,
Babası gelip;
-” Anneni boşuyorum,çünkü ben …. amcana aşığım” dese,
Kızı gelip;
-“Ruhum bir erkek bence,erkek olmak istiyorum” dese aynı şekilde “özgürlük” diyebilir mi?Düşünüyorum da,belki de diyebilirler. Neden mi? İnsanın dünyaya geliş sebebini unutan,eşref-i mahlûkat kalma çizgisini bilmeyen bir insan nefsinin ve şeytanın oyuncağıdır zaten! Ortada “yapmayın,bu Allah’ın çizdiği hududu aşıyor” diyenlere rağmen aynı sapkın yolda yürüyenlere dua etmekten başka birşey yapamayız. Ama kendimizi,neslimizi bu çamurun sıçramasına karşı korumaya almak vazifemiz ve hakkımız. O halde toplumun genelinde kabul görmeyen ve en önemlisi Müslüman’ın inancına göre katiyyetle yasak olan bu hâl, ortada yaşanır şekle gelmemelidir.Devlet eliyle gerekli yaptırımlar uygulanmalı, günah/çirkin/ayıp diye nitelenen şeyler kendi inlerinde yaşanarak saklı kalmalıdır. Bu demek değil ki,gizli yapın o zaman olur.Hayır, asla! Ama aklımızı,kalbimizi,gözümüzü ısrar ettiğiniz çirkinliğinizle kirletmeyin,uzak durun!!! Akla düşürmemek,böylesi de var diye düşündürmemek gerek. Masum zihinleri bu iğrençliklerle meşgul etmemeli, gözlerinde bu durumu normalleştirmemeli…
Uniseks ürünlerle temeller atıldı. Kadın/erkek ayırmaksızın kullanılan ürünleri hatta isimleri bile tercih etmemeli.Kızların erkeksi giyimlerine moda dediler,maskülen tarz dediler,”vaaay,tarz sahibi” diyerek şişirdiler. Delikanlıların bugün giydiği pantolonları, dedelerine kışın giydikleri içlik yerine verseniz giymeye haya ederler darlığından…Sonra artan kısırlık vakaları diye başlıyor hikâye!Allah Rasulü; “kıyafetler kıyafetlere benzeyince kalpler de kalplere benzer” buyurmuştur. Bize düşen dinimizin bize çizdiği helâl ve temiz sınır içinde, eşref-i mahlûkat olduğumuzu ve bu dünyanın geçici bir imtihan yeri olduğunu hatırda tutarak yaşamaktır.Alenî olarak bizim kutsalımızla örtüşmeyen sapıklıkları kabul etmemiz söz konusu dahi olamaz.Özgürlük başkasının sınırını ihlâl ederek,herkese açık alanda kafanıza göre hareket etmek değildir. İnancın ötesinde insana yakışır, mahremiyetin korunduğu bir edeple sosyal alanlarda bulunulmalıdır.Yani sokakta yürüyenin cinsel tercihindeki ahlâk yoksunluğunu herkes bilmek,anlamak zorunda değil. Tüm kalbimle bu hataya düşmüş su gibi gençlerin içinde bulunduğu bu karanlıktan hayırla kurtuluşa ermesidir.
Allah’ım bizi ve bizden ahirete kadar gelecek olan nesillerimizi rızandan uzak olan her tutum,hâl ve davranıştan beri kıl,emin eyle (Amin)