Anasayfa > Köşe Yazıları  >  NAHÇIVAN”DA ASHAB-I KEHF’E TANIK OLMAK

NAHÇIVAN”DA ASHAB-I KEHF’E TANIK OLMAK



Kıymetli okuyucularım bu hafta yazımızda sizlere bir gezi yazımı paylaşmak istiyorum…

Gebze ve bölge tarihi gibi arada bir gezi yazıları paylaşmak, siz kıymetli okuyucularımı bu gezilere bu şekilde dahil etmek, birlikte gezip, görmek istiyorum…

Tarihe yolculuk gayesiyle dünyanın çeşitli bölgelerinde yer alan 33 Ashab-ı Kehf mağarasından biri olan Azerbaycan’ın özerk bölgesi olan Nahçıvan’da yer alan, herkesin kutsal olarak kabul ettiği, dualar edilerek adakların kesildiği Ashab-ı Kehf mağaraları, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmaya devam ediyor.

Nahçıvan şehir merkezinden yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki bir tepenin üstünde bulunan Ashab-ı Kehf mağarasına (Yedi Uyurlar) 3500 basamakla çıkılıyor.

Kuran-ı Kerim’in yanı sıra İncil’de de hikayesine rastlanan Ashab-ı Kehf’in saklandıkları yer olarak ifade edilen ve büyük bir ziyaretçi akınına uğrayan mağaralar, yerli ve yabancı ziyaretçilerin adaklarını kestiği, namaz kılıp dua ettiği bir yer…

Mağaraları kendi başıma gezip Ashab-ı Kehf mağarasının dünyanın birkaç bölgesinde olduğunu ve bu rakamsal olarak  ifade ettiğimiz zaman 33 mağarası olan ama hangisinin doğru yerde olduğu bilinmeyen Ashab-ı Kehf mağarası inanç turizm açısından büyük önem arz ediyor. Türkiye’de Efes’te, Mersin’de bir Ashab-ı Kehf mağarasının ziyarete açık olduğunu belirtmemiz gerekiyor, ancak yöre halkının Kur’an-ı Kerim’de işaret edilen yerin burası olduğuna inanıyor ama Mersin ve Efes’te yer alan mağaraların birinin olması yüksek ihtimal olduğunu belirtmek istiyorum.

Konuyla ilgili bilgi alışverişinde bulunurken  da mağaraların Azeri halk açısından önemini anlatarak, bölge halkının Sovyet döneminde İslamı yaşamasının ve bugünlere Müslüman olarak gelmesinin en büyük etkenlerinden birinin burası olduğunu belirttiyor ve özellikle üzerinde duruyorlar. Zor şartlar altında anlatırken hüzünleniyorum duygularını dile getiriyorlar ‘O dönemde insanlar dağları aşarak, yürüyerek ve kaçak yollarla buraya gelir, dua eder, namaz kılar ve şehre geri dönermiş. Şimdilerde ise durum rahat. İsteyen istediği zaman geliyor, namazını kılıp dua ediyor’ diye konuştu.

Mağaranın kurban kesme ve namaz kılınan bölümü dışında ayrıca ‘damla bölümü’ denilen yerde niyet tutanlar bulunuyor. Niyetleri kabul olursa başlarına su damladığı yönünde inançları bulunan halk, buranın ziyaret edilmesi durumunda kaza ve belalardan uzaklaşıldığını ileri sürüyorlar.

Bu mağaralarda gezip, fotoğraf çekip, bilgi alışverişi sırasında çok etkilendiğim noktalar oldu insanların birbirine yardımı bizlerin saç ekmeği dediğimiz ekmek ve yoğurtla yemek yedikleri, gelen geçen insanlara ikram ettiklerini gördüm, bizi fark edince ısrarla ikram etmek istediler bizde ısrarlarını kırmadık, ikramlarını yedik afiyetle ve çok leziz olduğunu söylemeliyim belki yoğurt her yerde yoğurt, saç ekmeği her yerde saç ekmeği ama çok eşsiz bir lezzetti bence ikramlardaki ısrar, samimiyet ve inançlarını yüreğimiz kadar lezzetlerini hissettik…

Buraya ulaşım zor olduğunu belirtmem gerekiyor ben taksiyle ulaştım ve mağaraya yerden bakıp nasıl çıkıcam derken çıkı vermiş, o Ashab-ı Kehf’in olayını yüreğimde hissettim adeta bir şeye inanmak veya inanmamak önemli değil, saygılı olmanız işte o çok önemli ben inanan bir birey olarak ziyaret ettim bunun mutluluğunu yaşadım ileriki süreçte diğer Ashab-ı Kehf mağaralarını gezmek istediğimi hissi uyandı inşallah yakın süreçte böyle bir gezi planım olduğunu ilk kez burada belirtmek istiyorum…

– ASHAB-I KEHF NEDİR-

Kur’an-ı Kerim’de Kehf Suresinde ‘Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da ‘Ey Rabbımız! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır’ demişlerdi. Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını ‘dış dünyaya’ kapattık. (Onları uyuttuk)’ ayetleriyle anlatılan Ashab-ı Kehf’in, Allah’a inanan yedi genç olduğu belirtiliyor.

Roma imparatorlarından Dimityanus veya Dokyanus döneminde geçtiği ifade edilen olayda, yedi genç, putperest Roma İmparatoru’nun zulmünden kaçarak bir mağarada gizlenir ve 309 yıl mağarada uyur.

Geleneksel anlamdaki hikayeye göre, Ashab-ı Kehf denilen gençlerden altısı sarayda görevli, hükümdara yakın kimselerdi ve hükümdarın müşavere heyetindeydi. Onun sağında ve solunda bulunurlardı. Sağındakiler Yemliha, Mekselina ve Mislina idi. Bunlara ‘Ashab-ı Yemin’ solundakiler ise Mernuş, Debernuş ve Şazenuş’tur. Bunlara da ‘Ashab-ı Yesar’ denmiştir.

Dönemin hükümdarının, putperestliği kabul etmeyen az sayıdaki insanı öldürttüğü, sarayda putperest olmayan gençlerin durumlarını öğrenmesinin ardından onları tehdit ettiği, onların da inançlarından ayrılmak istememeleri üzerine inançlarını korumak için şehre yakın bir dağ yönüne gittikleri kaydedilir.

Yolda giderken ‘Kefeştetayyuş’ ismindeki bir çobanın da aynı inanca geçmesi üzerine sayıları yediyi bulan gençlere çobanın köpeği ‘Kıtmir’in de katıldığı ve dağın tepesindeki mağaraya yerleştikleri rivayet edilir.

Hükümdarın, yedi gencin saklandıkları mağarayı öğrenmesinin ardından adamlarına emir vererek mağaranın ağzını kapattırdığı anlatılırken, mağarada kalan gençlerin ölmediği ve yüzyıllarca uykuda kaldıktan sonra uyandıkları belirtilir.

Hristiyanlıkta anlatılan olayda, putperest hükümdarın zulmünden kaçan 7 Hristiyan genç Malta, Malchus, Martinianus, Dionysius, Joannes, Serapion, ve Constantinus’un, aziz oldukları ileri sürülür.


Sıradaki Habere Kaydır