Bir Deliyle Evlendim/Hekimoğlu İsmail
Bu kitabı lise yıllarımda okumuştum. O zamanlar tabi her beyazım diyenin beyaz olduğunu sandığımız tertemiz yıllar. Kirlinin daha kolay anlaşıldığı, insanların suç işlerken bile şerefini düşündüğü yıllar..
Yani şimdiki gibi değil. İnsanların hanesine kanatsız melek gibi girip işi gücü nefsi adına insan avlamak olan, insanları maddi manevi kullananların, yalan söylemekten haya etmeyenlerin sayısının az olduğu ya da karşımıza çıkmadığı yıllar..
İşte iyi ki de tam öylesi bir süreçte okumuşum bu eseri. Yoksa Amerikalı Hristiyan bir öğretmen ile kendisinden beş yaş küçük öğrencisinin evliliğe varan hikayesi çok da inandırıcı gelmezdi. Kitap tabiiki iki sevdalının bir araya gelmesinden çok daha fazlasını anlatıyor. Kültür farklılıklarını, dünyanın merkezleşmeye doğru gidişini.. Her şeye değiniyor. Amerikalı kadının zamanla eşine hayran kalıp İslam’a teslim olması mantık çerçevesinde hoş bir dille anlatılıyor.
Edep, haya ve iffetin her zaman kazandırdığını sadece kişiye değil kişinin mensup olduğu dine de şeref kattığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Evet öyle değil mi? Düşünsenize bir adam çıkıyor karşınıza ben Müslümanım diyor, Cuma’ya da gidiyor. Evli barklı. Ama özelinde bir bakıyorsunuz tek işi türlü türlü hesaplar açıp kadın avcılığı yapmak! Kadın kandırmak. Ya da aynı şeyi yapan bir kadın düşünün. İşi gücü karşısına çıkan erkeklere haram teklif etmek, ikna ve ısrar etmek. Ne kötü kendi günahına ortaklar, kurbanlar bula bula yaşıyor olduğuna inanmak. İnsan olduğunu sanmak. Bu insanlar sadece kendilerine mi yazık ediyor sizce? Yoksa böylesi insanları görünce mensubu olduğu her şeyden soğuyor muyuz? Bir buhrana düşmüyor muyuz? Yani kitabı okurken ruhuma işlemişti sadece kendimiz ve ahiretimiz değil dinimiz ve mesleklerimiz adına da “iffet ve haya” çerçevesinde yaşamalı. Çünkü her şeyden önce halifeyiz biz. Allah’ın vekilleriyiz. Ne güzel o kahramanlara! Ne güzel o başarılı güçlü yiğitlere! Ne güzel o tertemiz kadınlara! İki cihanda yüz aydınlığı olacak, sizi gönlüne eğlence değil, canına yoldaş seçecek insanlarla yaşlanmanız duasıyla!.
Kitapta en çok beğendiğim cümleler ise;
İnancı başka, hayatı başka olan Müslümanlar’dan olmak istemem.
Ben vazifemi yapayım, Allah işini bilir.
Üstün olmak isteyen insan, ilme, sanata, ahlâka önem verir.
Ya İslam’ın derdini kendime dert edineceğim veya Allah başka dertler verecek…