Anasayfa > Köşe Yazıları  >  Belgesel Tadında Cezayirde Devri Alem Gezi Notları

Belgesel Tadında Cezayirde Devri Alem Gezi Notları



Osmanlı’nın İzinde Cezayir Belgeseli Çekimlerimizden Notlar

Barbaros Hayrettin paşalar… Türk denizcisi leventler… Osmanlı’nın garp ocakları… Cezayir’de dayılar dönemi… Osmanlı’nın Cezayir eyaleti… 7-10 Şubat 2013 tarihlerinde Cezayir’in başkenti Cezayir ve  yakın çevresindeki İslam medeniyeti ve Osmanlı dönemi eserleri ile Fransa’nın Cezayir’de yaptığı soykırım ile ilgili belgesel çekip, Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi ile söyleşi yaparak Devr-i Alem belgesel TV programı olarak tarihe not düşüp zamana noterlik yaptık. Osmanlı’nın izinde Cezayir belgeseli yazı serisi ile karşınızdayız.

Osmanlı’nın izinde Cezayir yolundayız

Bu kez uzaklara gidiyoruz. Gözden ve gönülden  ırak olsada bizim coğrafyamız. Kuzey Afrika’ nın önemli merkezi bir zamanlar Osmanlı’nın  Cezayir eyaletine    gidiyoruz. Osmanlı kaptanı deryalarını, leventleri ve en önemlisi   Akdeniz’i Türk gölü haline getiren Barbaros Hayrettin Paşa’yı   hatırlayıp ruhlarını şad edeceğiz. Elimizde kameramız dilimizde Yahya Kemal’ın ünlü şiiri Barbaros’un izini takip  ederek  7-10 Şubat  2013 tarihlerinde Cezayir’de  Devri Alem belgeselini çekerek  Türkiye’ye  döndük.

Kaptanı Derya Hayrettin Paşa gibi Cezayir’e denizden değil, uçakla havadan giderken ünlü şiiri de hatırlıyorduk.

Yahya Kemal’in dizelerinde Barbaros

Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?

Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor!

Adalar´dan mı? Tunus´dan mı, Cezayir´den mi?

Hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi

Yeni doğmuş aya baktıkları yerden geliyor;

O mübarek gemiler hangi seferden geliyor?

Barbaros’un  izinden Cezayir Gezisi

Yahya Kemal Beyatlı’nın  Barbaros Hayrettin Paşa’nın  deniz zaferleri ile ilgili yazdığı bu şiirini terennüm ederken Kuzey Afrika’nın önemli merkezi Cezayir’i adım adım gezdim. Barbaros’un Akdeniz’deki  izini   11 bin metre yüksekten takip ederek Cezayir’e doğru yola çıktım. Kültür ve medeniyet tarihimizin izlerini araştırmak üzere dur durak bilmeden dünya coğrafyasında Devr-i Alem yapıp, belgesel görüntülerle tarihe not düşüp zamana noterlik ederken  Kuzey Afrika, Osmanlı’nın Garp ocakları hiç unutulur mu

Cezayir türküsünden haberimiz var mı?

Bir çok Türkü vardır. Söylendiğinde içimiz cız eder. Bazı coğrafyalar vardır anıldığında ahı figan ederiz. “Çanakkale içinde aynalı çarşıyı” hep söyleriz, ancak Çanakkale şehitlerini yeni anmaya başladık. “Sarıkamış’ta karlar altında ki Mehmet”in türküsü yeni bizim ciğerimizi dağlıyor. Hele Yemen Türküsü yüz binlerce Mehmetçiğin çöllerde nasıl fida-i can ettiğini bizlere fısıldarken, Yemen Şehitlerini yeni hatırladık. Nihayet Türkiye Yemen Şehitleri için  Sana’ya bir anıt dikebildi. Osman Paşa’nın Plevne’de  kahramanlık destanı yazdığı Tuna boylarında Plevne’de bir  anıt ve kitabe bile yok.

Çanakkale içinde Aynalı çarşı, Sarıkamış’ta karlar altında ki Mehmet’in, Burası Yemendir, Gülü çemendir türkülerinden başka daha bir çok türkülerimiz var. Mehmetçiklerimizi anlatan tıpkı Cezayir türküsü gibi. Cezayir, tıpkı Yemen, Hicaz ve Sina çöllerinde olduğu gibi onbinlerce Mehmetçiğe mezar olmuş coğrafya. Onlar buralara gitmişler, bazıları türküler bestelemiş, bazıları ilahiler söylemiş, bazıları da ciğerleri dağlayan şiirler bırakmış. Anadolu’dan, Osmanlı illerinden, Balkanlar ve Ortadoğu’dan Garp ocaklarına giden bir milyona yakın Mehmetçikten hiç haber alınamadı, onlar da gidip dönmediler.

Cezayir, Tunus ve Libya. Bilmediğimiz belki de bilmek istemediğimiz gönüllerimizi sızlatan yüzbinlerce Mehmetçiğe mezar olan coğrafya. İşte bu gerçeği bizlere bir ok gibi bir mızrak gibi içimizi sızlatırcasına hatırlatan Cezayir Türküsünün hikayesi, türkünün içerisinde gizlidir. Tıpkı Yemen Türküsü gibi, Çanakkale Türküsü gibi.

Ünlü Cezayir Türküsü’nün Hikayesi

Cezayir Türküsü Anadolu’da Tunus, Libya ve Cezayir’de ki garp ocaklarına İlahı Kelimetullah ve cihat için giden, onda yedisi şehit olan Anadolu kuzularının anısına yazılıp, bestelenmiş, Edirne’den Kars’a, Sinop’tan Antalya’ya bütün Anadolu illeri ve Osmanlı coğrafyasından Kuzey Afrika’ya giden Mehmetçikleri anlatan türküdür, bir anlamda şehitler için bir anıttır ve destandır.

Cezayir´in harmanları

Cezayir´in harmanları savrulur

Savrulur da sol yanına devrilir

Sarı buğday samanından ayrılır

Sokakları mermer taşlı

Güzelleri hilal kaşlı Cezayir

Gemilere çürük tahta dayanmaz

Yiğitlere gaflet bastı uyanmaz

Aman Allah buna canlar dayanmaz

Sokakları mermer taşlı

Güzelleri hilal kaşlı Cezayir

Cezayir´i bir ikindi bastılar

Camilere çifte çanlar astılar

Yiğitleri kurban diye kestiler

Sokakları mermer taşlı

Güzelleri hilal kaşlı Cezayir

Akdeniz’İ Türk Gölü yapan Barbaros Kardeşler

Evet Cezayir’de şehit olan Mehmetçiklerin ruhlarını şad etmek üzere gidiyorum. O Cezayir’in harmanı türküsünde anlatılan Mehmetçikleri ilk kez belgesel görüntülerle ekranlara getireceğiz, onların ruhlarını şad edeceğiz, onlara vefasızlığımızı bir nebze de olsa affettireceğiz.

Cezayir’e sadece Garp ocaklarından gidip şehit olanları anlatmayacağız, Akdeniz’i Türk gölü haline getiren Afrika’nın sömürülmesini önleyen, İspanyol zulmü altında inleyen Endülüslü Müslümanlara sahip çıkan Cezayir, Tunus, Fas coğrafyasını Osmanlı’ya armağan eden Barbaros Hayrettin Paşaları, Cezayirli Hasan Paşaları, Hızır Reisleri ve Osmanlı Kaptan-ı deryalarını ve  Osmanlı leventlerini anacak, ünlü Türk denizcisi Piri Reis’i hatırlatmaya çalışacağız. Barbaros’un devlet kurduğu Cezayir’de çekeceğimiz belgesel görüntülerle kültür ve medeniyet tarihimizi ekranlara getireceğiz. Cezayir’de yaşanan muhteşem deniz zaferlerini belgesel görüntülerle Devr-i Alem farkıyla ekranlara getirmek için Cezayir’e gidiyoruz.

Cezayir’de Fransız Soykırımı

300 yıl Osmanlı yönetiminde kalan Cezayir bir oldu bittiyle Fransızlar tarafından 1830 yılında işgal edilir. Yüzyıldan fazla süren işgalden milyonlarca Cezayirli şehit olur. Cezayir’in acı tarihinde Fransız soykırımının etkisi çoktur. Sadece 1950-1960 yılları arasında 1,5 milyon Cezayirli vahşice katledilir. Fransız vahşetini de araştırıp Cezayir’de ki Fransız soykırımını da belgesel görüntülerle Devr-i Alem farkıyla ekranlara getirmek için Cezayir’e gittim.


Sıradaki Habere Kaydır