ÇANAKKALE RUHUNU YAŞATMAK

“Çanakkale müdafaası, üç mucize muharebesidir. Hâli kurtardı, maziye hamaset ve azametini iade etti; vatanımızı bir vatanı ebedi yaptı.”
Sami Paşazade Sezai
Geçmişimiz tarihi başarılar ile doğru hem de dünyanın hiç bir ülkesinde olmadığı kadar asıl olan bunu bilmek kadar anlatmak akıllara ve gönüllere işlemek gayem bunun için çalışmak, çabalamak ve anlatmaktır diyordu Nail Çiler hocamız.
Kıymetli okuyucularım bu hafta sizlere tarihin en kanlı savaşlarından olan kara, deniz ve hava alanında yapılan teknolojinin ilk deneme savaşı olarak kayıtlara geçecek etkileri ise yıllarca sürüp gelecek, insanlığın yok sayılıp ve değersizleştirdiği Birinci Dünya Savaşının cephelerinden kanlı zaferimizin adı olan Çanakkale cephesi hakkında bahsetmeye çalışıcam ama bundan önce sizlerle ülkemizde birçok çalışma ile anlatılacak olan Çanakkale etkinliklerini inceleme fırsatını bulduğumu buradan belirtmek istiyorum. Herkesin emeğine şimdiden teşekkür ediyorum tarihe not düşenlere karşı yapacağımız her etkinlik az ve eksik olur işte bu süreçte Gebze Ticaret Odası tarafından düzenlenen etkinlik afiş ve davetiyesi biraz daha farklı, geniş kapsamlı tam bir program formatında hazırlandığını gördüm konuyla ilgili Gebze Ticaret Odası Başkanı sayın Nail Çiler’i arayıp program hakkında bilgi sahibi oldum sağ olsunlar bize yoğunluğu arasında bile olsun program ve gayesini anlatmaya çalıştı başkanımız peki daha neler yapılabilir veya yapılıyor noktasında baktığımızda da Gebze Çözüm Kolejinin programına tanıklık ettim bu alanda bize en iyi anlatabilecek kıymetli hocamız sayın Tarihçi-Yazar Volkan Şenel davet edip, tarihe not düştüler başta Ertuğrul Taşlı, Osman Karadaş ve tüm ekibi kutluyorum var olsunlar…
Tarihçi-Yazar Volkan Şenel tarafından “Çanakkale Cephesi’nde Şehit Olan Kocaeliler” 2007 yılında kitap çalışması ile nihayete eren ve bizler için başucu eseri mahiyeti taşıyan bu kitap çalışması için kendisine Gazetemiz ve şahsım adına teşekkürlerimi sunuyorum. Eserde Kocaeli bölgemiz içinde yaşamış Çanakkale cephesi içinde gitmiş ve orada şehadete ulaşmış, bu şehrin gurur vesilerinden isimleri birkaçını sizlerle paylaşmaya çalışıcam.
Kocaelili şehitlerimiz Çanakkale cephesinde kırk’a yakın mevkide savaşıyor ve bunlar içinde Seddülbahir en çok şehit verdiğimiz yerlerin başında gelmektedir.
Çanakkale Savaşlarında şehit olan Kocaelili askerlerin büyük bölümü erdir. Bunların sayosıda 540 kişi olarak arşiv çalışmalarında tespit edilmiştir. Bu kitapta ise incelemeler sırasında 600’den fazla kişinin yer aldığını okumaktayız. ilk tespitlere göre bu şehiterden 88 kişisinde Gebze’dendir. Kitabın yazarı Volkan Şenel hocamız bir sohbetimiz sırasında bu çalışma ilk baskısı 2007 yapıldı o günden bugüne sonra yaptığımız saha ve incelemelerde bu rakamların 700’ü bulduğunu belirti yani yeni bir kitap çalışması bizi bekliyor diyebiliriz…
Çanakkale cephesinde şehit olan Gebzeli şehitlerimizden kitaptan yer aldığı gibi sizlere aktarayım…
1892 doğumlu Birinci Kolordu Birinci Bölük Mustafa oğlu Mehmed Çavuş Mitralyöz görev yerinden yaralanır Beylerbeyi Terbiye-i Bedeniye Mektebi Hastahanesinde 31.05.1915 şehit olur.
1894 doğumlu Beşinci Kolordu Dördüncu Alay Birinci Tabur Dördüncü Bölük Piyade Ali oğlu Ahmed Onbaşı İmamoğulları lakabı, Kanlıdere 24.07.1915 şehit olur.
1882 doğumlu On Yedinci Alay Üçüncü Tabur On Birinci Bölük Recep oğlu Piyade Er Mehmed Mollafenari Bucağı, Kargalı köyündedir. Tekirdağ Hastahanesinden şehit olur 10.05.1915.
Birinci Dünya Savaşı’nın en kanlı cephelerinden biri olan, beş çayınagelenlerin cansız bedenleriyle birlikte süren, sürükleyen ve kanın adeta nehirler gibi aktığı yerin adıdır; Çanakkale.
Başka ülke mazileri için ne derler bilmem ama şan, itikad, şeref ve ölümüne direnişi ile anlatacağımız birçok destanımızdan biride Çanakkale savaşıdır.
Çanakkale savaşı ile ilgili olarak dört başlık altında toplamaya çalışıcam.
1-Çanakkale Savaşının önemi?
2- Çanakkale Savaşındaki cepheler?
3- Çanakkale Savaşındaki öne çıkan? komutanlar?
4-Çanakkaleden günümüze yansıyanlar nelerdi?
– Payitaytin giriş ve kilit kapısı. Rusya’nın batışında önemli etken. İman gücünün vücut bulmuş yumruğa dönüşmüş hali ve birleştirici unsurudur Çanakkale zaferimiz.
– Çanakkale tek bir savaş değildir. Birinci Dünya Savaşı içinde yer alan bir cephedir. Bu cephe içinde müstakil muharebelerde olmuştur. 3 Kasım 1914 tarihinden 18 Mart 1915’e kadar olan dönem Müttefik Filo’nun Boğazı denizden zorlaması yani deniz harekâtı dir. 25 Nisan 1915-9 Ocak 1916 arasi ise amfibi harekatı ile başlayan ve muhrebelerin geçtiği yerlere gore zigindere, conk bayırı, Kireçtepe v.d. muharebeleri olarak adlandırılan Kara Muharebeleri dönemidir.
– Deniz Safhasında müstahkem mevki kumandani Cevat Paşa, Kurmay Başkanı Selahattin Adil, Torpil Müfrezesi Komutanı Binbaşı Nazmi Bey, Nusret mayın gemisi, Muavenet-milliye ve Sultanhisar gemileri tüm personeli.
Kara Safhasında ise Miralay Sefik Aker, Yarbay Mustafa Kemal, Yarbay Hüseyin Avni Beyler.
– Azim, İnanç, Allah’ın yardımı
Çanakkale Savaşına Tarih Açısından Bakmak
18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü her yıl 18 Mart’ta kutlanmaya devam ediyor. 2022 yılı ise büyük zaferin 107. yıldönümü olacak birazda kısaca genel bilgilere bakalım şimdi…
ÇANAKKALE ZAFERİ ÖNEMİ NEDİR?
Her şey 1914’de Saray Bosna’da atılan bir kurşunla başladı. Bir süre sonra Osmanlı da Almanya’nın yanında savaşa girdi. Dünya 4 yıl boyunca kan, ateş ve gözyaşı içinde kaldı. Milyonlarca insan hayatını kaybetti. İtilaf devletlerinin donanması Çanakkale açıklarına demir attı. Amaçları belliydi. Çanakkale’yi aşarak başkent İstanbul ve İstanbul Boğazı’nı kontrol altına almak istiyorlardı. Böylece Rusya’ya yardım etmek daha kolay olacaktı. Ancak işler planlandığı gibi yürümedi.
Başlangıçta önem verilmeyen bir operasyon 1. Dünya Savaşı’nın en önemli ve kanlı cephelerinden birine dönüştü. Dünyanın en güçlü, en gelişmiş silahlarıyla donatılmış savaş gemileri 1 ay boyunca tabyaları top ateşine tuttu. Mayın gemileri boğazda yol açtı. Gelibolu sahillerine her gün binlerce mermi yağdı. Ancak karşılarında güçlü bir direnç vardı.
Nusret Mayın Gemisi sisli ve yağmurlu bir gecede Erenköy Koyu’na doğru yol alıyordu. Burası itilaf devletlerine ait gemilerin kullandığı ve top mevzilerinin dışında kalan bir yoldu. Elde kalan 26 mayın kıyıya paralel olarak 100 metre arayla buraya döşendi. Birleşik donanmanın ikmal için dönen Ocean, Bouvet ve Irrettable gemileri bu mayınlara çarparak patlamaya başladı. Üç gemi, inflexible, Golva ve Suffen de patlamalarda ağır yara aldı. Nusret Mayın Gemisi, boğaz muhaberesinin sonucunu değiştirdi.
Fakat vazgeçmediler. Osmanlı Sahil Topçuları’nı ele geçirmek için kara harekatı yapmaya karar verdiler. 5 ayrı noktadan Gelibolu Yarımadası’na çıkarma yapıldı. Sekiz ay şiddetli çatışmalar oldu. Kumkale, Beşika, Bolayır, Seddülbahir, Arıburnu, Conkbayırı, Kabatepe, Anafartalar’daki kanlı çatışmalarda kazanan hep Türk Ordusu’ydu. 19. Tümen Komutanı Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal, o tarihi, “Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve komutanlar gelecek” sözünü işte burada söyledi. Çanakkale geçilemedi.