HAYIR DİYEMEYENGİLLER(!)



HAYIR DİYEMEYENGİLLER(!)

Câbir radıyallahu anh  şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den bir şey istendiği zaman asla “yok” demezdi.( Buhârî, Edeb 39; Müslim, Fezâil 56)

Câbir  radıyallahu anh’ın bu şehâdetinden de anlıyoruz ki, Hz. Peygamber kendisinden bir şey istenildiği zaman asla “yok” demez,  kimseyi reddetmezdi. Bunun anlamı da her halde, “Varsa ve vermesi mümkünse verir, verecek bir şeyi yoksa, belki bir yerden bir yardım gelir diye bekler, veya yardım etmeyi va’d eder ya da güzel sözler söyleyerek isteyenin gönlünü alırdı” demektir.(islâm ve ihsan sitesinden alıntı)

Şunu okuyunca “Allah versin,bunu iş edinmiş” gibi sözlerle nefs/şeytan ittifakına ortak olduk mu hiç diye düşündüm. Oysa “Allah rızası için” diyerek isteyene,sadece “Allah için” verip gerisine takılmamanın güzelliği var ki,tarifsiz…Mahmud Sami Ramazanoğlu (Allah rahmet eylesin) bir fakire devamlı sadaka verirmiş.Çevresindekiler ;

-“Efendim,siz sadaka veriyorsunuz ama o biraz lükse düşkün olsa gerek,falanca lokantada yemek yiyor” demişler. 

Mübarek;

-“O vakit bize düşen sadakayı arttırmaktır. ” der.

Bakınız ki,yaptığını şahıslara takılmaksızın sadece Allah rızası için yapmak tam da budur.İçimizdeki cadı;”yaaa,demek lüks lokantada yiyor,vermem bir daha” derken, şu tavrın inceliği, sıradanlık ve Hak dostu olmanın farkını anlatır kıymette…

Hadisleri,ayetleri tefekkür; kalbin ve zihnin önündeki sis bulutunu perdeleyen en güzel feraset ve basiret aşısıdır. Öyle çok “hayır diyemiyorum” serzenişleri sardı ki dilimizi,aslında ne istediğimizi farketmiyoruz çoğu zaman.

Hayır demek güçlü karakter, hayır demek yerine çözüm odaklı yaşamı tarz hâline getirmek, eziklik diye algılanır oldu âdeta. Biraz birlikte  irdeleyelim istedim Ramazan’ın rahmet ve mağfiret ikliminde.Allah Rasulü “hayır” kelimesini en net şehadet getirirken kullanmıştır. Ve bir şeye hayır derken de alternatif sunarak başka bir ufuk açmıştır. 

Şimdi günümüzde “ben değerliyim,istemiyorsam yapmam,kime ne,benim kararım,benim hayatım” diye başlayan cümleler egoyu beslemekten başka bir işe yaramamasına rağmen,entelektüel bakış olarak maalesef ki kabul görmüş durumda.İşin ilginci ortaya çıkan “ben” canavarına herkes normal gözüyle bakıyor. Müslüman;benlikten hiçliğe bir yolculukta olduğunun idraki ile, nefsini terbiye ederek hayatını iki dünya için güzelleştirme çabasındadır. 

Bu demek değildir ki;kim ne isterse evet diyelim,gücümüzün üstünde yükün altına girelim,kendimizi hiçe sayalım. “Can” da emanettir,o halde kıymeti bilinmelidir.Hayır demeyi bilmek,kendini tanımakla başlar. Hep diyoruz ya,kendini bilen Rabbini bilir diye…Güçlü yanlarını keşfeden,beklentilerini bilen,yapabileceklerini önceden belirleyebilen insan,adımlarını kolayca atabilir. Çünkü,kulluk gücünü,potansiyelini keşfetmiştir ve onu kullanmayı bilir. Yani yapabileceği bir iş hususunda “paşa gönlüm böyle istedi,yapmak istemiyorum,zorla mı?” demek yerine, “Allah rızası için yap,kullara/şahıslara takılma” algısı genişlemeye başlar. 

Rol modelimiz Peygamber(S.A.V) olduğuna göre,hayatımızı onun uygulamalarıyla zenginleştirmek en kazançlı adımdır. Gücünün üzerinde gelen bir teklife; “bunu yapamam ama şu şekilde bir faydam olur ne dersin?” diye kendini ifade etmek,kendimizi tanıdığımızı  gösterirken,karşı tarafın kırılma olasılığını da ortadan kaldırır. 

Derseniz ki ;  “hocam kalbimiz kırgınken yapmak içimizden gelmiyor” o zaman da derim ki, kırgınken yaptığınız iyilik bilhassa kalbinizdeki hastalıklı duygulara panzehirdir.Allah (C.C) şöyle buyurur; 

“Rahmân’ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevâzû ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara lâf attığında (incitmeksizin) «Selâm!» derler (geçerler).” (el-Furkân, 63)

Ya nefsimizi besleyeceğiz dünya denilen imtihan  yurdunda, ya da nefsimizi terbiye edip yol alacağız ebediyete doğru. Kırmamak kolay olabilir bir nebze!Susarsan kırmazsın…Ama kırılmamak daha zor!Kalp sırça saray…Şairin dediği gibi; “karıncadan bile deme, bileden incinir karınca”…

Hayır kelimesini net kullanacağımız yerler bellidir.Allah’ın dini ile zıt olan her tutuma, buna dinim müsade etmez diyerek elif gibi durmalı. Eğip bükmeden,falanca ne der kaygısı hissetmeden ve en önemlisi hayır derken İslâm zarafetine yaraşır şekilde diyebilmeli.Kulların tepkilerinden korktuğumuz kadar,hesap gününün şiddetinden korkup korkmadığımızı tefekkür etmeli.”Rabbim razı mıdır?” endişesi ile kavrulmalı yürek zaman zaman ki, nefs had sınırına çekilebilsin…

Daha spesifik hâle getirelim. Nelere hayır diyemiyoruz? “Kayınvalidem sürekli beraber olalım” diyor gelin hanım. Aynı teklif annesinden de gelince “hayır” demek istiyor mu önce bunu cevaplayalım.Büyükler iyi niyetle davet ederken,gençlerin evlerine/birbirlerine alışma sürecini anımsıyor mu?Sorumluluk alma şuurunun gelişmesine fırsat veriyor mu? 

Ya da “sen nasılsa yaparsın bunu,yine hallediver bizahmet” diye gelen (içeriği her ne olursa olsun) isteklere,içinde bulunduğunuz şartlar o an için uygun değilse,yapamayacağınızı söylemek kötü insan olmak demek değildir. Önce kendinize bunu hatırlatmalısınız.Ardından da iç sesinizin; “ne safsın,bak yine iş sana yıkıldı” söylemlerini dinlemek yerine karşı tarafa halinizi arz etmekten geri durmayın. “Şartlar uygun olsa seve seve yapardım……..dan dolayı bu defa bu konuda yapabileceğim birşey yok.” diye kısa,samimi bir açıklama sizi külfetten,karşı tarafı zandan kurtarır. Unutmayın,dil insana ikram edilmiş olan kıymetli nimetlerdendir.

Velhâsılı ; gücünüz varken “hayır” dememek kulluk gücünü kullanmak, gücünüz yokken “hayır” demek özsaygıdır.Yeter ki yerli yerinde olsun.”Ben değerliyim,kimse zorla yaptıramaz,hayır demeyi iyi bilirim” diye ortada gezinen kahraman pelerinli olmamış meyvelere takılmayın siz.Elbette herbirimiz değerliyiz,eşref-i mahlukatız. Kulluk ağacında ,en olgun hal ile huzura varma çabasıdır mü’minin yolculuğu. Rahmetli babacığımı sıkça yâd ederken “hayır kelimesi onun lügatinde yoktu” derim tebessümle. Yapılabilir birşeyse “nasıl yaparım?” diye yola çıkar,yapılamaz birşeyse anında birkaç alternatif sunardı. Peygamber ahlâkının kokusu ile etrafını ferahlatanlara selâm olsun…

Baki hürmet ve dua ile dostlar….