ŞAPKALI TESETTÜR (!)
Müslüman’a Müslümanlık anlatmaktan yorulduk!Herşeyi kusursuz yapamıyor olabiliriz.Ama emri tahrif edip nefsimize uydurmaya çalışacak kadar da had sınırını aşmamalı!
Bu yıl iyice artan siyah şal üzerine şapka ve bandana kullanımı,tesettür diye yutturulmaya çalışılıyor. Allah’ın ayetini başının üzerinde taşırken, neden kamufle ihtiyacı hissedilir?Ya da tesettür saçın bir şekilde gizlenmesi mi sadece?
Tesettür firmalarının (!) ,tesettürde açtığı kocaman yara, artık yamalanamaz hâle geldi.İşin garibi hemen “böyle de olur!” demeye hazır gibiyiz! Provakasyon amaçlı sözde tesettürlü bir gencin sosyal medyadaki videosu gündemi meşgul etti.Allah hidayet etsin…
Konu, başı bir kumaş parçası ile sarmak mı?Yoksa tesettür,kalbin tesettürü ile mi başlar?Kalbi kötü ve karanlık olan duygulara karşı korumaya alacak bir kıvama getirmekle başlar tesettür! İslâm dışı olana kapanmaktır kalbin tesettürü! Kazak gibi,etek gibi bir giyimden ibaret değil! İbadetlerin hayata bir yansıması var ise,amacına ulaşır. Örneğin,kıyam ve kıraatı sağlam bir namaz,mü’mine yakışır bir duruş kazanma fırsatı sunar. Şuurla tutulan bir oruç, irade terbiyesi metodudur.Zekât şükrü,merhameti ve paylaşımla gelen tevazuyu öğretir. Cismen bir ibadet yapılıyor olabilir,ancak hayata bir yansıması yoksa ruh ve kalp aradığı huzura ve doygunluğa ulaşamamış demektir.
Başa rastgele atılan bir şal,(önden saç illâ ki görünsün !) boyun meydanda,kollar sıvanmış,yırtıcı kuş pençesi gibi tırnaklar ve abdeste mani ojeler,daracık pantolonlar,elde/bedende dövmeler,bağladığı örtünün altında kafasından büyük bir topuz,boya fırçası gibi protez kirpikler ve daha pekçok şey!!! Bunlar tercih meselesidir,herkes kendi kararından mes’uldür.Yani dileyen elbette özgürce (!) kullanır. Ancak bunları “tesettür” diye kabul ettirmek istemelerine itirazım var!!!
Son ve hak din olarak gelen Islâm’ın sınırları,ölçüleri,farzları,haramları yani tüm kuralları belirlidir.Bu sebeple “bana göre” güncelleme olmaz! Sadece görsel olarak hoş geldiği için ve aksesuar olarak kullanılan kumaşlar,setr etme vazifesinde değildir. Konu bugüne gelene kadar adım adım ilerledi. “Gençlere cazip gelecek(!) seçenekler yok” denilmeye başlandı önce. Hatta kendimi de rahatlıkla içine katarak söylüyorum maalesef ki öyle düşündüm!Ama maksat tahrif etmek değil, meşru alanlarda fıtratın getirdiği süslenme duygusunu meşru olarak doyurmaktı.Niyeti bozuklara biz fırsat vermiş olduk.Ortaokula giderken istediğim eşarbı bulmakta zorlanırdım.Çünkü çiçek desenli eşarp sevmezdim. O dönemlerde düz renkler yoktu.Annem kumaşçıdan ipek ya da şifon alır,kenarlarını eşarp kenarı gibi bastırırdı.Ya da batik deseni isteyince de pareoları alıp,eşarba döndürürdük.Eşarp sektörü geliştikçe,tekstil firmaları arttıkça tesettür adı altında boyumuzu aşan israf girdabına tutulduk.Üzerine eşarp atılan herşey tesettür kıyafeti sanılmaya başlandı.Allah Rasulü (S.A.V) ; “kıyafetler kıyafetlere benzeyince,kalpler de kalplere benzer.” buyuruyor. Üzerinizde şık bir kıyafet varken tavrınız nasıl nahif hâle geliyor düşünün,bir de evde temizlik yaparken giydiğiniz eşofmanla nasılsınız? 🙂
Bu nedenle Müslümanlık sınırlarına dahil olmayan şeylerin varlığı,kalbî hayatımızı zarara uğratır. Bizi biz olmaktan çıkarır. Tabiri caizse,iki cami arasında bînamaz!Müslümanımsı gibi…Gayrimüslim desen değil,öyle arafta kalmış!!
Sözüm “iman ettim” diyene cânım dostlar…
“İnsanlar kıyâmet gününde, öldükleri hâl üzere diriltileceklerdir.” (Müslim, Cennet, 83)
Rızana muhalif olan herşeyden sana sığınır,rızana ulaştıracak yollarda güçlü bir iman ile yürümeyi dileriz Allah’ım (Amin)
Baki hürmet ve dua ile…