Fotoğrafçılık Sanatının Önemi ve TGF Başkanlar Konseyi Bildirisi

Gazetecilik mesleğinde fotoğraf sanatı çok önemli bugün yazımı Düzce’de toplanan TGF başkanlar konseyi sonuç bildirisine yer vermek istiyorum.
Yarım asra yaklaşan gazetecilik hayatımda yaşadığım hatırları içinde fotoğrafçılık sanatının ne kadar önemli olduğunu gördüm ve yaşadım. İlim kültür tarih araştırmaları merkezi www.iktav.com kütüphanemizde dünyanın birçok ülkesinde gazeteci ve belgeselci olarak çektiğim on binlerce fotoğraf arşivini tasnif etmeye çalışıyorum.Yakın bir zamanda bu fotoğrafları fotoğrafların dilinden ve konuşan fotoğraflar olarak kamuoyu İle paylaşmak istiyorum. Fotoğrafçılığın yanında resim sanatı çok önemli yer tutmakta dünyaca tanınan mezarı ve Müzesi Gebze’de olan Ressam Osman Hamdi’nin çizdiği resimler bugün bile büyük ilgi görmekte , Eskihisar ve Osman Hamdi’nin müzesinin Gebze’de olduğu bilinmemekte.
Osman Hamdi ve Eskihisarı tanıtmak İçin İlim kültür tarih ve teknoloji vakfı olarak ilk kez düzenlediğimiz Kocaeli Gebze Eskihisar Belgesel Festivali ve yarışmamız büyük ilgi gördü. Yarışmaya çok sayıda eser katıldı. Ödülleri bu yıl Eskihisar’da sahiplerine vereceğiz.
http://www.maksatsinema.com/2021/08/eskihisar-belgesel-ve-kisa-film.html
Bölgemizin tanınmasına büyük katkısı olacak Fotoğraf Yarışmalarınada büyük önem veriyorum. Kocaeli kültür müdürlüğünün fotoğraf yarışması İle ilgili yaptığı basın açıklamasını sizlerle paylaşıyorum.
İki Deniz Bir Şehir Fotoğraf Yarışması
Kocaeli İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile İMEAK Deniz Ticaret Odası Kocaeli Şubesi iş birliğinde 2.’si düzenlenen ve Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) tarafından desteklenen, İki Deniz Bir Şehir: Kocaeli ve Deniz Ulusal Fotoğraf Yarışması için seçici kurul 2 kategorinin en iyilerini belirledi.
TÖREN 1 TEMMUZ’DA
Buna göre Deniz Kategorisinde birincilik Ömer Faruk Güler’in ‘Flamingolar” eseri birinci, Tarihi Mekanlar ve Kültür Kategorisinde ise Hasan İçel’in ‘Çerkez Sürgünü Anma” eseri büyük ödülün sahibi oldu. 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nda başarılı olan yarışmacılara Tarihi Tren Garı Güzel Sanatlar Galerisi Sergi Salonu’nda ödülleri takdim edilecek.
TOPLAM 720 ESER
İzmit Sabancı Kültür Merkezi Küçük Sahnede bir araya gelen seçici kurul, Deniz Kategorisinde 125 katılımcının 419 eseri, Tarihi Mekanlar Kategorisinde ise 89 katılımcının 301 eseri olmak üzere toplam 214 katılımcının 720 eserini dikkatle inceledi.
DENİZ KATEGORİSİ
Deniz Kategorisinde Ömer Faruk Güler’in ‘Flamingolar” eseri birinci, Orhan Akça’nın ‘Siste Osmangazi Köprüsü” adlı eseri ikinci ve Hasan İçel’in ‘Körfez Limanı’ adlı eseri üçüncü oldu. Abdurrahman Çetin’in ‘Balıkçılar’, İsmail Balcı’nın ‘Pembe Kayalar’ ve Aytül Akbaş’ın ‘Balıkçı’ eserleri de mansiyona layık görüldü.
TARİH KATEGORİSİ
Diğer Tarihi Mekanlar ve Kültür Kategorisi’nde ise Hasan İçel’in ‘Çerkez Sürgünü Anma” birinci, Ahmet Turan Kural’ın ‘Kar Eğlencesi’ ikinci ve Nurdoğan Sevencan’ın ‘Eskihisar Kalesi’ adlı çalışması ise üçüncülüğe layık görüldü. Mansiyon sıralaması ise şu şekilde oldu; Murat İbranoğlu ‘Müze Hamam’, Öyküm Karahan, ‘Resim Sergisi’ ve Salih Kuş’un ‘Baba Oğul’ çalışması.
Düzce de toplanan TGF Başkanlar Konseyi’nden “Birlik” Çağrısı
Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun (TGF) 66. Başkanlar Konseyi toplantısı Düzce Gazeteciler Cemiyeti’nin ev sahipliğinde 17-19 Haziran tarihleri arasında Düzce Turan Otel Konferans Salonu’nda, Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen 51 Gazeteciler Cemiyeti Başkanı’nın katılımı ile gerçekleştirildi.
Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun (TGF) 66. Başkanlar Konseyi toplantısı Düzce Gazeteciler Cemiyeti’nin ev sahipliğinde 17-19 Haziran tarihleri arasında Düzce Turan Otel Konferans Salonu’nda, Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen 51 Gazeteciler Cemiyeti Başkanı’nın katılımı ile gerçekleştirildi.
Genel olarak medyanın sorunlarının tartışıldığı toplantı sonunda aşağıdaki hususların kamuoyu ile paylaşılmasına karar verilmiştir.
1. TGF olarak; Türk Devletinin milleti ile bölünmez bütünlüğüne, Atatürk ilke ve devrimlerinden vazgeçmeden Cumhuriyete ve Demokrasiye olan inancımızı bir kez daha yineleyerek; basın ve ifade özgürlüğü önüne konmak istenen tüm engelleri aşmaya kararlıyız.
2. ‘’Sosyal medyada düzenleme ve İnternet Gazeteciliği’’ adı ile çıkarılan yasada basına yeni bir sansür uygulamak istenmesini, Televizyon ve radyolar için ayrı Yasa çıkarılırken, İnternet Gazeteciliğinin Basın Kanunu’na adapte edilmek istenmesini, gazetecilerin eleştirel yazıları sonucu başına geleceklerle ilgili aba altından sopa gösterilmesini, Devlet eliyle gazeteci olmayanlara onurumuz olan, kimliğimiz Sarı Basın Kartı’nın dağıtılmasını, daha doğrusu meslek örgütleri yerine kamunun kimin gazeteci-kimin değil sorusuna karar vererek Basın Kartı vermesini; bütün bu kararlar alınırken meslek örgütlerinin ve özellikle 71 Cemiyet-dernek ve onların 20 binin üzerinde üyesini barındıran Türkiye’nin en güçlü meslek örgütlenmesi TGF’nin görüşünün dahi alınmamasını; üstelik meslekleri gazetecilik olmayan amaçlarının ne olduğunu bilmediğimiz meçhul kişilerin muhatap alınmasını
KABULLENEMİYORUZ…
3. Ayrıca; adı sarı olan ama rengi değiştirilen Sarı Basın Kartı süresi dolan ve yenilenme için yapılan başvurulara yanıt verilmezken, adı süresiz olmasına rağmen kullanım süresi konulan Sürekli Basın Kart’larında da yenileme başvuruları aylarca gerçekleştirilmemektedir. Bu sorunun bir an önce halledilmesini istiyoruz.
4. Hükümetin basını susturma çabaları sürerken, Anadolu’daki durum gerçekten vahimdir. Önümüzdeki tabloya baktığımızda; Uydu bedellerini ödeyemeyen TV’ler bir bir kapanırken, koca ülkede 23 ilde sadece 35 TV kalmıştır. Gazete girdilerindeki sürekli artışlar ve döviz kurları kurbanı gazeteler matbaalarını bir bir satmak zorunda kalırken, Anadolu’daki beş yıl önce 1900 olan yerel gazete sayısı 800’lere düşmüştür. Gazetelerin bu duruma düşmesinin nedenlerinden biri de, gazetelere olur-olmadık kurallar getiren Basın İlan Kurumu’dur (BİK). Yaygın basını da ilgilendiren gazete dağıtımında ortaya çıkan tekelleşme, dağıtımın tek elden yapılması Türk Basını’na yakında en büyük darbeyi vuracaktır.
5. TGF olarak sorunlarımızın birlik-beraberlikte çözüleceği inancımızla; gerçek meslek örgütlerimizi; siyasetçilerin oyunlarına gelmeden, kandırılmadan, böl-parçala yönet oyunlarına inanmadan bir araya gelmeye, konuşmaya birbirimizi yemek yerine birlikte hareket etmeye davet ediyoruz. Kimsenin tam yetkili olmadığı, fikirlerin tartışılarak ortak aklın ve çözümün birlikte bulunacağı bu birliktelik bizleri zayıflatmak yerine güçlendirecektir. GELİN BİRLİK OLALIM…”