Kaymakam Güler , Muhtarları Topladı
5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 40. Maddesi ve İçişleri Bakanlığı’nın Genelgesi doğrultusunda muhtarların şikâyet, talep ve önerilerinin dinlendiği 17.Muhtarlar Toplantısı Kaymakam Mustafa Güler başkanlığında gerçekleştirildi.
Gebze Belediyesi Kardelen Nikâh Salonunda düzenlenen toplantıya, Kaymakam Mustafa Güler’in yanı sıra Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, İlçe Emniyet Müdürü Adil Uğur Bilgili, İlçe Jandarma Komutanı Muharrem Poyrazoğlu, Orman İşletme Müdürü Kenan Şahin, Sedaş Müdürü Cem Barlas Kar, Türk Telekom Müdürü Eray Kobya ve Mahalle Muhtarları katıldı.
Toplantıda konuşma yapan Kaymakam Mustafa Güler, “Değerli Başkanım, mesai arkadaşlarım, kıymetli muhtarlarımız; en kalbi en içten duygularımla sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Daha önce emniyet ve asayiş konuları ile ilgili bir toplantı yapmıştık. Bugün yapacağımız toplantıda Emniyet, Jandarma, Türk Telekom ve Sedaş kurumları tarafından sunulan hizmetler hakkında kurum yöneticileri bilgilendirme yapacak. Yıllarca biriken sorunlar var Devletimiz bu yıl sorunların çözümü için ciddi bir kaynak ayrıldı. O sorunlar çözülürse inşallah rahata kavuşacağız. Ben 20 Eylül 2017 de burada göreve başladım. Gebze’de benim 5’inci yılım. 5 yıl bittiği için de tayin yılım, yeni bir görev yerine gideceğim. İçişleri Bakanlığımızda kararname çalışmaları devam etmekte. Temmuz ayının ilk haftasında kararnamemizin çıkması bekleniyor. Gebze’de olmaktan çok memnunum. Hem belediyemiz hem muhtarlarımız hem de çalışma arkadaşlarımızla güzel bir çalışma ortamı oluşturduk. Birçok yerde olmayan güzel bir birliktelik var. Belediyemizden her anlamda destek aldık. Bu anlamda kendilerine teşekkür ediyorum. Amacımız bu gök kubbede hoş bir seda bırakmak. Şimdiden Kurban Bayramınızı tebrik ediyorum. Allah bayramınızı huzurla sağlıklı geçirmemizi nasip etsin.
Türkiye önemli bir coğrafyada önemli bir jeopolitik konumu var. Bu bölge üzerinde bütün Emperyalist dünyanın bir hesabı var. Batı emperyalizminin hedefleri amaçları parçala, böl, yönet ve yut anlayışıyla İslam coğrafyasında yürütmek istiyorlar. Tabi bu oyunları en başta da Cihan İmparatorluğu’na ev sahipliği ve mihmandarlık yapmış Türkiye üzerinde oynayacaklar. Türkiye eğer güçlü olursa bütün âlemi İslam, bütün Balkanlar, Kafkaslar bir şekilde buradan güç alacaklardır. Onlar Cihan İmparatorluğu kurduğumuz dönemde sınırlarımız içersin de olup zaman içerisinde bizden ayrılmış gönül, dil, din bağımız olan yerlerdir.
Türkiye üzerinde de dışarıdan destekli 15 Temmuz hain darbe girişimi oldu. Ülkeyi bölmek parçalamak kaos yaratmak için yapılan bir eylemdi. Çok şükür hem Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşu hem de Türk milletinin cesareti ile bu darbe girişimi önlendi. Allah’ın izniyle bu millet bundan sonra da böyle bir şey yapılmasına fırsat vermeyecektir.
Eskiden bizim ile ilgili kararlarda bizi masaya almayanları şimdi biz kurduğumuz masaya davet ediyoruz. Yani imkânlarımız, gücümüz arttı. Bugün Ayasofya’nın açılması bile bir iradenin tecellisidir. Biz özgürce kendi kararlarımızı verebiliriz demektir.
Pandemi sürecinde ondan sonraki dönemde ülkeler artık bizi tanımaya, bize danışmaya ve bizsiz karar vermemeye başladı. Dolayısıyla çalışırsak bir olursak beraber olsak güçlü oluruz. Birbirimize düşer kavga edersek de bazı ülkeler gibi kaybolup gideriz. Dolayısıyla Allah Devletimize ve milletimize zeval vermesin birliğimizi beraberliğimizi bozanlara da fırsat vermesin. Bunun tek çözümü çok çalışmak birbirimizi sevmek. Biz kimi sevmeyeceğiz ülkeyi bölüp parçalamak isteyen PKK’yı, Fetö’yü, bu ülkede ayrılık çıkartanları, bölüp parçalayanları sevmeyeceğiz. Bu ülkenin her köşesinde yaşayan insanımız bu ülkenin birinci sınıf vatandaşı.
Elbette ayrıldığımız nokta olacak. Yaşantımız, inancımız, kültürümüz de kültürümüzün bir renkliliği. Dolayısıyla bu ülkede barış içerisinde yaşayacağız.
Kaymakam olarak benim en çok önemsediğim ve önemsenmesi gereken konu Emniyet ve Asayiştir. Bir yerde eğer Emniyet ve Asayiş güvenliğini doğru yapamazsınız ticaret, eğitim, sağlık ve sosyal hayat olmaz. Bunu sağlamak zorundasınız eğer sağlayamıyorsanız hiçbir konuda başarıya ulaşamazsınız.
Dolayısıyla bölgemizde bu anlamda hassas bir bölge büyük bir nüfusa sahip Türkiye’nin neresinden gelirseniz gelin buradan geçmek zorundasınız. Dört tane geçiş noktamız var. TEM, D100 Karayolu, Kuzey Marmara karayolu bir de Eskihisar feribot iskelesi yolu ile Avrupa’dan Anadolu’ya Anadolu’dan Avrupa’ya nereye giderseniz bu ilçemizin güzergâhlarından birini kullanmak zorundasınız. Gebze’nin konumu çok önemli ve bir ilçenin çok üzerinde imkânları var. Nüfusu Türkiye’deki 34 ilden daha fazla. Şehir merkezi nüfusu olarak bakarsanız diğer şehirlerin merkezi nüfusunu hesaplarsak o zaman da 54 ün üzerinde yüksek bir nüfusa sahip bir bölge. Sadece nüfus da değil ekonomik büyüklüğü çok fazla bölgemizin.
İlçemizde Türkiye ihracatının %13’ü üretilmektedir. Dört tane OSB var. Bölgemizde sadece Gebze ‘de 297.000 bin Çayırova’da 135.000 bin işçi var. TÜBİTAK gibi çok önemli kuruluşumuzda ülkenin savunma sanayi, ilaç sanayi, yazılım alanında çok önemli çalışmalar gerçekleştiriliyor, önemli faaliyetlerin üretildiği bir bölgeye sahibiz. Bilişim Vadisi çok hızlı gelişiyor çok önemli işlere imza atıyor. Bir üniversitemiz var Türkiye’de hiçbir İl’e nasip olmayan imkânlarımız var. Ulaşımın tam ortasında deniz, kara, demiryolu her şey var bu bölgenin içerisinde.
Bu güzel ilçede görev yapmaktan ben de mutluyum. 5 yıl güzel bir şekilde geçti. 2 yıl pandemi ile uğraştık. Pandemi nedeniyle vefat eden vatandaşlarımıza sağlık personellerimizden ölenlere Allah’tan rahmet diliyoruz. Bu anlamda sizler, sağlık müdürlüğümüze ve kaymakamlığımıza çok destek verdiniz. Kamu kurum kuruluşlarından Emniyet, Jandarma, Milli Eğitim, Müftülüğümüzden çok destek aldık ve el birliği ile en az sorunla hızlı bir şekilde çözdük. İnşallah bundan sonrası daha güzel olacak zor bir süreçti Hayatımızı çalışma şekillerini değiştirdi. Dilerim bundan sonra bu pandemi hayatımıza girmez” dedi.