DAĞINIK



DAĞINIK

Telefon elimizdeydi hepimizin…”Falancanın bugünkü paylaşımını gördünüz mü?” dedi.”Hayır” dedik.”Bir bakar mısınız?” dedi.”Ben görmüyorum paylaşım falan,en son üç gün önce paylaşmış” dedim.Yanımdaki de aynı cevabı verdi,diğeri de…Birbiri ile bağlantılı kişilerin paylaşımı görme ihtimalini düşünerek engellemişti belli ki,ama birini hesaba katmamıştı işte! Talihsizlik :))

“Duydum ki gıybet yapmışsın

Yüzüme söylemeye çekinmişsin,

Benim gibi bir acizden korkup,

Allah’tan korkmamışsın” sözünü anımsadım o an…Bu acizin görmesi ne ifade eder ki!Yüce Yaratıcı görüyor.Ne hissedeceğimi bilemedim.Benim gibi bir acizin günah boyunu aşmışken,Allah’ın hoşnut olmayacağı o paylaşımı benden gizlemek ne yaman çelişki! Allah’ın hoşnut olmayacağı birşey ise,Ona hürmeten bunu yaşamamalı,e hadi nefse uyup yaptın diyelim;insanları şahit tutmamalı.”Aman o görmesin” diye saklanılan kişi aslında Allah rızası için elinden tutup seni hatadan alıkoyacak dosttur,bu da unutulmamalı. 

Çoğu zaman kendime de,çevreme de hatırlatırım;eğer bir aksaklığa şahit oluyorsak Allah onun dedikodusunu yapalım diye göstermiyor onu bize!Duamıza katalım,o durumun hayra çıkması için birşey yapalım diye…”Din nasihattir” hadisinin muhafaza ediciliğinden mahrum kalmış bir topluluk olduk maalesef. “Sen sanki kusursuzsun” tavrı, zehir gibi aktı hayatımıza. Oysa kusursuz olan din ve biz de o kusursuz güzelliği yaşama çabası taşıyan ehl-i imanız Elhamdülillah. 

Sosyal medya, ilişkilerin samimiyetini öldüren bir katil gibi! Hayatımızın neredeyse her anına dair paylaşımlarda bulunuyoruz. Bazen mutluluk,bazen öfke kokuyor paylaşımlar.Oysa Yusuf süresi bize,hasetçinin gözüne haset edilecek şeyi sokmamayı öğretiyordu.Belli ki öğrenememişiz.Tebrik edilecek ya da dua ile desteklenip “yanındayım” denilecek pekçok şeyi görmezden gelmeyi,asosyal medya(!) öğretti sanırım. Evet evet asosyal medya!Sosyal hayatta insana yakışır davranma çabası,klavye başında askıya alınmış durumda!Küfretmek,kaba davranmak,hatta karşındakini zaman zaman yok saymak mübah oluyor. Tebrik ve takdir gibi güzel muamele unutulmuş!Kalbin terbiyesi teşekkür etmeyi,takdir etmeyi öğrenmekle başlar. Rahmetli anneanneciğim “kula teşekkür etmeyi bilmeyen,Allah’a şükretmeyi bilemez” derdi.

Gençler hesaplarını aile büyüklerine kapalı tutmayı marifet sayarken,normalde evimize kabul etmeyeceğimiz garip tiplerin hayranı oluyor. İstemsizce onların renginden bulaşıyor masumiyetlerine…Oysa biz onları tertemiz muhafaza etme çabası ile kıvranırken,onlar kuralsız/değer yargılarından nasipsiz hayatların da var olduğunu öğreniyor. 

Sosyal hayatın gölgesi gibi düşünmeli sosyal ağları. Ne iseniz aynı halinizi,hassasiyetinizi,edebinizi muhafaza etmek önemli.Paylaşımlar üzerinden birbirini yiyen akrabalar mı duymadık,birbirini silen mi!Hatta bir dönem böyle bir durumun içine çekildim.Hâlâ zihnimde mana kazanamadı,o da ayrı 🙂

Sosyal ağlarda o görmesin,bu görmesin diyerek belirlenen arkadaş listeleri,engellemeler ne kazandırıyor olabilir? Her hâli bilen,gören varken kullardan çekinen insan,hesap vereceği Rabbi düşünmez mi?

Üstad Necip Fazıl’ın dediği gibi;

Oluklar çift;birinden nur akar,birinden kir…Neye talipsek öyle yaşıyor,yaşadığımız gibi de takip listesi oluşturuyoruz.

“Kişi yaşadığı hâl üzere ölür ve öldüğü hâl üzere haşrolunur.” buyrulmuştur. (Münâvî, Feyzü’l-Kadîr Şerhu’l-Câmii’s-Sağîr, V, 663)

Birinden saklamaya ihtiyaç hissettiğimiz şeyleri paylaşırken,hâşâ Allah görmüyor mu??

Sosyal hayat ve sosyal medya kalitemizi aynı düzleme getirmek elzem.Zira sanal âlemdeki cengâverler,video çekerken şakıyan bülbüller,misafir ağırlama konsepti için canını dişine  takanlar,yardım kelebeği olan milyonlar var madem neden yansımalarını toplum olarak yaşamıyor,hissetmiyoruz?Sanal âlemin adil/dava adamı sosyal hayatta iki lafı bir araya getiremiyor. Sayfasını videoya boğanlar bir hal hatır soracak cümle kurmaktan aciz! Misafir sofraları kuruluyor madem neden herkes kendi kabuğunda yaşıyor?O kadar yardım severiz ama ,sosyal yardımlaşma kuruluşlarında neden bir avuç insan var?

Velhâsılı , reklâm çok ancak ortada kaliteli ürün az!

Gerçek hayatı olması gerektiği hâle getirme konusunda kıvranırken,bir de sanalla mücadelemiz var. Aklımızı,kalbimizi,ruhumuzu,amelimizi,ömrümüzü rızana uygun ve aynı eksene getir Allah’ım,dağıldık sen toparla(Amin)

Bakî hürmet ve dua ile…