“Milli Görüşçü Gebzeli Dostlar”dan Önemli Açıklamalar


Gebze’de Milli Görüş geleneğinden gelen, Refah Partisi’nden bu yana bu çizgiden kopmayan isimler basın toplantısı düzenleyerek değerlendirmelerde bulundular.


“Milli Görüşçü Gebzeli Dostlar”dan Önemli Açıklamalar

Gebze’de Milli Görüş geleneğinden gelen, Refah Partisi’nden bu yana bu çizgiden kopmayan isimler basın toplantısı düzenleyerek değerlendirmelerde bulundular.


Refah Partisi eski Çayırova Belediye Başkanı Yaşar Alkan, Merhum Gebze Belediye Başkanı Ahmet Pembegüllü’nin kardeşi Mehmet Pembegüllü, Refah Partisi eski Gebze Belediye Meclis Üyeleri İbrahim Çiçek, İsmail Özlem, Hüseyin Öztürk, Mahmut Yandık, Temel Dinç ve Ali Yazıcı’dan oluşan ve kendilerine “Milli Görüşçü Gebzeli Dostlar” adını veren grup, Gebze Hacıhalil Mah. Hükümet Cad. No 125’de bulunan Ramada Encore By Wyndham Otel’de basın toplantısında bir araya gelerek seçim öncesi değerlendirmelerde bulundular.

“Milli Görüşçü Gebzeli Dostlar”dan Önemli Açıklamalar


“ŞUBAT DÖNEMİNDE YAŞANAN OYUNLARIN TEKRAR SAHNEYE KOYULDUĞUNU GÖRDÜĞÜMÜZ İÇİN”
Alkan; “Milli görüş tabanından gelen insanlara bir mesaj vermek ve 28 şubat döneminde sıkıntılar yaşamış kardeşlerimizle beraber, bir kısmı memur oldukları için buraya gelemedi. 28 Şubat döneminde yaşanan oyunların tekrar sahneye koyulduğunu gördüğümüz için bu mesajı verme gerekliliğini duyduk. Bunların hepsine inşallah değineceğiz.” ifadelerini değinirken konuşmasının devamında “Son zamanlarda Cumhuriyet Halk Partisi’nin görsel ve yazılı basın organlarında çıkan haberlere baktığımız zaman tıpkı 28 Şubat sürecinde olduğu gibi önce bir algı oluşturmak arkasından da operasyon yapmak gibi bir niyetleri var.” diye ekledi.


“BENİM DAVAM, TÜRK HUKUK TARİHİNDE REZİL BİR DAVADIR”
“Cumhuriyet Halk Partisi siyasi rakipleriyle baş edemeyince komplo yapar. Bir tane örnek vermek istiyorum. 28 Şubat sürecinde Gebze’de Belediye’de çalışan memur arkadaşlarımız. Belediye Meclis Üyeleri, Belediye Başkanımız başta olmak üzere 11 kişi sadece mahkemeye çıkana kadar 11 ay cezaevinde kaldı. Ben uyduruk bir davayla 3 yıl hapis cezası aldım. 14 ay yattım. Benim davam, Türk Hukuk tarihinde rezil bir davadır.”


“BÜTÜN BUNLAR BİZE NEYİ GÖSTERİYOR?”
“Cumhuriyet Halk Partisi baş edemeyince tabircilik yapar. En son 15 Temmuz gecesinde tankların arasından geçip kahvelerini içtiler. Darbenin seyrine baktılar. Darbenin seyri terse dönünce yavaş yavaş kımıldanmaya başladılar. 15 temmuzdan hemen sonra da Fetöcüler için Ankara’dan İstanbul’a adalet yürüyüşü yaptı. Bütün bunlar bize neyi gösteriyor? Tekrar, dış güçlerin istediği yapıyı kurmanın hazırlıkları bunlar.”


“28 ŞUBAT İKLİMİNİN SONUCUYDUK”
Alkan’ın ardından konuşma yapan Refah Partisi eski Gebze Belediye Meclis Üyesi Mahmut Yandık; ” Zihniyetin o zamandaki temsilcileri bir düzmece iddianameyle, kumpasla Gebze Belediyesi’ne bir operasyon yaptılar. Bu operasyonun neticesinde ben ve 8 arkadaşım içerde tutulduk. Masum bir şekilde 13 ay kadar kaldık. 9 ay kalan oldu. 11 ay kalan oldu. Allah’a hamd olsun daha sonra devam eden mahkemede beraatimizi aldık. Tek bir gün geçirmeden eski görevlerimize döndük. Bugün burada dile getiremeyeceğim ağır, özellikle rahmetli Pembegüllü ve diğer arkadaşlarımıza, bizlere işkence yapıldı. Tabiki 28 Şubat ikliminin sonucuyduk.” dedi.


“BU MÜCADELE O BİN YILIN DEVAMI OLSA GEREK DİYE DÜŞÜNÜYORUM”

İbrahim Çiçek ise konuşmasında; “Bizim üzüntümüz şudur: gerçekten biz, desteklediğimiz, omuzlarımıza kaldırdığımız, oylarımızı verdiğimiz, evlerimizi açtığımız, ağabeylerimiz, büyüklerimiz bugün bakıyoruz ki çizgilerini o kadar değiştirmişler ki anlamakta güçlük çekiyoruz. Düşünüyoruz, düşünüyoruz ki hani bir paşa demişti ki bu mücadele, 28 Şubat süreci bin yıl sürecek demişti. Bu mücadele o bin yılın devamı olsa gerek diye düşünüyorum.”


“BAŞKA BİR YOLA OTURTTURAMIYORUZ”
“Çok büyük ama çok büyük bir baskı var. Belki de uluslararası bir baskı var. Başka bir yol bulamıyorum. Başka bir yola oturtturamıyoruz. O arkadaşlarımız böyle değildi. Bu arkadaşlarımız bizim gibiydi. Düşünen, bizim gibi anlayan. Hatta zaman zaman bizlere öğreten arkadaşlarımızdı. Ama maalesef bu arkadaşlarımız öyle bir değiştiler ki dün dinlerine küfredenleri de dün evlerinden toparlayıpta cezaevine atılan insanlarla, anayasa mahkemesine başörtüsünü götürenlerle bugün nasıl oldu da koyun koyuna oldular. Nasıl oldu bunu düşünürken olsa olsa bunların üzerinde büyük bir, belkide uluslararası bir baskı var diye düşünüyorum.” İfadelerini kullandı.