İSTİHDAM VE OSB’LER



Gebze’de bulunan sanayi tesisleri, işletmeler ve fabrikalar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “İstihdam Seferberliği” çağrısını yerinde bir mesaj olarak gördüler ve gerekli aksiyonları almak için çalışmalara başladılar.

İş dünyasının önemli isimleri, her ne kadar bu istihdam konusu ile direkt ilgili olmasalar, işleyişi genel müdürler ya da İnsan kaynakları müdürlüklerince götürseler de yapılan çağrıya tepkiler hep olumlu yönde.

BU sevindirici bir gelişmedir. Bu ülkenin sanayisi, ürettikleri katma değer her geçen gün artarken, işsiz sayısının azalmaması her zaman düşündürücü olmuştur.

İstihdam açısından son derece önemli diye bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı açılıştan açılışa koşarken elbette bu eksikliği giderme adına da adım atıyorlardı.

Bölgemizde 10’un üzerinde OSB mevcut. İçlerinde yüzlerce sanayi tesisi, on binlerce çalışan bulunuyor. OSB’ler acaba doğru mu yönetiliyor? Yeteri kadar denetleniyor mu? İstihdamı arttırıcı neler yapıyorlar? Bunları irdelemek, bunları seslendirmek lazım.

Bir kere şu “doluluk oranı” dedikleri olayı hala anlamış değilim. Geçtiğimiz günlerde sanayici bir abimizle konuşuyoruz, o da bu meseleye takmış durumda. Nedir bu doluluk? Nasıl ölçülüyor? Kıstası nedir?

OSB’lerle ilgili, eski Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı  bakan Fikri Işık döneminde  çıkan bir yasa ile 2 yıl fabrika yapılmayan, projesi  olmayan arsalar geriye iade edilecek denildi.  Hal böyleyken bu arsaları fabrika yapmayı düşünmeyen ya da imkanları şu an için kısıtlı üyeler üzerlerine bir bina yapıp, bir tabela koyup kenara çekilmekte. OSB’lerin içinde bunun sayısız örneği var. Bu binalar da ‘Dolu’ olarak sayıldığında elbette bu oran yüksek rakamlarda olacak. Bu sebeple bence Bilim Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı İl Müdürlüğü, OSB Yönetim Kurulları hatta Valilik bu tür fabrikaları sıkı bir denetime tabi tutmalı, yasaya aykırı, gelişigüzel kondurulmuş, amacı dışında kullanılan yerleri bir an önce tespit edip gerekli yaptırımları uygulamalı.

Gelelim istihdam meselesine;

OSB’ler cenneti bölgemiz, belki de en fazla işçi çalıştıran bölge yaptı Kocaeli bölgesini. Bununla beraber acaba yerel yönetimler bu istihdam artışına katkı yaptı mı? Bu soru henüz cevap aşamasına gelmiş değil. Uzun yıllardır bu bölgeleri ziyaret eden, içlerinde olan ve sorunlarını yakından takip eden bir gazeteciyim. OSB’ler yapılıyor, anlı şanlı fabrikalar birer ikişer hizmete giriyor, temeller atılıyor. İçlerinde önemli projelere imza atanlar, ihracat rekoru kıran, ürettiklerinin yanı sıra Ar-Ge ve İnovasyon konusunda çığır açan fabrikalarımız var. Ancak yerel yönetimlerin bu işletmelere yönelik hizmetler üretmesi lazım. Açılacak mesleki kurslarla ara eleman konusunda pek ala önemli bir adım atılabilir. KOSGEB, İŞKUR, Belediye KOMEK, GESMEK bir araya gelip sadece sanayi kuruluşlarına istihdam sağlama amaçlı projeler, kurslar yapabilir. BU tür faaliyetlere uluslararası fonlardan destek de sağlanabilir.

Ama bizim yerel yöneticilerimiz sağ olsunlar 3 kişiyle keman dersi, 5 kişiyle hat sanatı ya da resim kursu düzenlemeyi etkinlik sayıyor. 20 kişilik kursiyere 3 bilgisayar koyarak Web Tasarım ya da Grafik kursları açıyor. Amaç eğitim vermek mi? Ben böyle bir kurs yaptım? Mantığı mı?

Bu ülkede işsizlik maaşının yeterli olduğunu düşünüp çalışmayan insanlar var. Özellikle genç nüfus iş yerine kahvelere, ganyan bayilerine , iddia kuponu kuyruklarına akın etmekte. Bunun sebebi sadece sanayi kuruluşlarının az maaş vermesi ya da merkezden uzak olmaları değil. Tamamen çalışma kültürü ve bilinci ile ilgilidir. Tamamen kişinin çalışma isteksizliği ya da hazırdan yeme dürtüsüdür. İşsizlik bu ülkenin temel sorunu diyenlere gülüp geçiyorum. Bu köşenin yer aldığı gazeteyi alıp bir baksınlar; Her gün aynı firmalar eleman ilanlarına devam etmekte. Neden? Zorları ne?

“İşsizlik sorun”  diye bağıranların bu ilanları incelemelerini istiyorum. Çıkıp sokaktaki gençlere “ Neden çalışmıyorsun?” diye sormalarını istiyorum.