Akşener Rüzgar mı? Esinti mi?



Eski DYP ve MHP milletvekili Meral Akşener’in kuracağı parti için çalışmalar sürerken, Akşener’in parti heyecanı Gebze’ye de yansıdı.
Geçtiğimiz günlerde sabah kahvaltısında bir araya gelen yeni parti sevdalısı yüzlerce insan, kahvaltı ve kuru bir basın açıklamasından başka bir şeyin olmadığı toplantıda bir araya geldi. Öncelikle böylesine bir toplantı düzenleyenler, onca insanı oraya getirenler çok daha dinamik bir etkinlik yapabilirlerdi. Düşünün yeni bir parti kurulacak, üstelik bu partinin hedefinin büyük olacağı söylemleri ile kurulacak ancak o gün o salonu dolduran onca insan için genel başkan olacak hanımın tek bir mesajı okunmayacak. YA bu işi organize edenler bunu düşünemedi, ya da hanımefendi çok meşgul olduğundan bu işi atladı…
Konuşmaya gelince;
Nusret Acur’u tanırım. Hatta MHP İlçe başkanı olmadan önce tanırım. Konuşmada heyecan yaratan bir üslup kullandı mı? Evet yeterli heyecanı yarattı. Kelimelerin arasında verilecek mesajı da verdi. Ancak parti ile ilgili yeterince doyurucu bilgi vermedi. Ne zaman kurulur, kongreleri ne zaman? Kendilerini nasıl ve ne şekilde ifade eder? Bunlar eksikti..
İSİM OKUNMASI DOĞRUMUYDU?
Bu kahvaltı öncesi bir çok insan oraya merak içinde olduğu ve biraz da oraya gelen, katılan isimleri görmek için gelmişti Pazar sabahı otele. Aldığımız duyumlar bazı insanlara Meral Akşener’in de kahvaltıya katılacağı söylenmiş, o yüzden insanların büyük ilgisi var gibi bir algı yapılmak istenmiş. Umarım bu duyum da sadece bir duyum olarak kalır. Zira genel başkanın bir mesaj bile göndermediği bir kahvaltı için “ Katılacak” şeklinde bir yalanı savunmak bu oluşumun başlangıcında zarar verir bunu iyi kavramak lazım.
Katılan olur olmaz, orası ayrı mesele. Ancak kahvaltıda oraya katılanların isimlerini kürsüden okuyup, “ Bunlar da bizimle beraber “ şeklinde anons yapılması son derece yanlış. Oraya davet etseniz bile gelip, henüz bu oluşum hakkında bilgi sahibi olmayan insanlar olabilir. ŞU an bulunduğu konum itibarı ile sazı istenmeyen tepkilerin hedefi olabilecek konumda insanlar olabilir. Bu isim okuma işi o yüzden yanlış yerlere çekilmeye meyilli bir durum. Keşke yapılmasaydı.
KURU KALABALIK GİBİ GÖRÜNTÜ
Bir parti oluşumunun ilk toplantısı bana göre çok daha organize, çok daha ciddi yapılmalıydı. Gelecek insanlar eğer davet edilen isimlerden teyit alındıysa, sadece davet edilen sayı kadar tutulmalıydı. Ya da bu kahvaltı meydanda bir yerde yapılmalıydı.  Ama burada da bana göre insanların mekana sığmadığı yönünde bir algı yaratılmak istendi.
Ben şahsen o sabah oraya parti ile ilgili en yeni açıklamalar, programının satır başları ve oluşumun amacı gibi bazı bilgiler edinirim diye gittim. Ama sağ olsun sevgili başkan, “ Ayakkabı kutularından girdi, FETÖ savunmasından çıktı. MHP’yi yıpratmak amacında olmadığını söylemesine rağmen, MHP’nin geldiği noktaya tahammül edemediklerini de itiraf etme yoluna girdi. Siyası bir tıkanıklığın yaşandığını, milletin başka bir seçeneği aradığını ve bu yüzden kendilerinin ortaya çıktığını söyleyen Acur, acaba bunu hangi araştırmaya ya da reel sonuca göre söylemişti. Bu da belirsiz bir söylem gibi geldi bana.
Galiba sayın sözcü, eline yazılı olarak yazılıp gönderilen bir metni okudu o sabah toplantı da. Çünkü bu söylediklerinin arkası boş söylemlerden öte bir şey değildi…
YENİ SİYASİ AKTÖRLER OLMALI
Evet, bu ülkede yeni siyasi akımlar, özellikle merkez sağ da yeni dinamiklere ihtiyacı olan bir siyaset anlayışı olmalı. Yeni yüzler de, yeni aktörler de bu işe dahil olmalı. Ama önce kendilerini yenileyip, kendilerine düz çıkartıp sonrasında halkın karşısına çıkıp, eksikleri ya da yanlışları anlatmalı… O gün orada bulunan isimlerin bir çoğunu yeni oluşacak partiyle bağdaştıramayanlar çoğunlukta. Dolaylı da olsa FETÖ ile irtibatlı simaları görmek, parti oluşumunun da “ Son günlerin modası FETÖ’cülük..” gibi klasik bir söylemle bu ciddi mücadeleyi tiye almasını da ayrı bir handikap olarak görüyorum. O yüzden bu akımın bir parti olunması, bir parti gibi durması isteniyorsa bünyesine sızmaya çalışan bazı uç ve aykırı isimleri kendisinden uzak tutmalı. Yeni aktörleri siyaset sahnesine sürmeli, onlarla yol almalı..
Şayet bu yeni girişim politikasını yıkım edebiyatı üzerine kurarlarsa, diğer siyasi akımlar gibi hüsrana doğru yelken açarlar. Bu halk. bu söylemlere dün pirim vermediği gibi bugün de vermez…Keşke yeni kurulacak olan ve başına Meral hanımın geçeceği bilinen bu oluşum, söylemlerinde “ …Evet bu hükümet 15 yıldır bu ülkede bir çok güzel hizmeti yaptı, halkımızın bir çok ihtiyacını hayata geçirdi, ülkenin refah seviyesini arttırdı. Ekonomimizi Dünyanın sayılı ekonomileri arasın soktu.  Ancak onların miadı doldu, biz gelirsek bunların üzerine çok daha iyisini ve çok daha fazlasını koyacağız..” dese daha doğru olmaz mıydı?
Yoksa fazla iyimser bir söylem mi oldu?