Yerli Oto’nun patinajı!
Türkiye’nin yerli ve milli otomobil yapma hevesi 1961’lere dayanıyor. O dönemde, o dönümün zorluklarında üretilen Devrim arabasının başına gelenleri de hepimiz biliyoruz.
Bu ülke düne kadar milyon dolarları akıtarak, satın aldığı silahlardan, bugün en gelişmiş savunma sanayi silahlarını, denizaltıları, İHA’ları, SİHA’ları üreten bir ülke durumuna gelmiş ve bu özelliği ile Dünya’nın hedefe oturttuğu bir ülke olmuş durumda. Hal böyle iken, bu ülke nasıl olur da kendi yerli otomobilini yapamaz? Bunun sebepleri elbette sadece bizimle alakalı değil. Sadece Türkün aklı ya da gücüyle bağlantılı değil. Bugün, ikinci dünya savaşı sonrası K.Kore ve Çin istilasına maruz kalan G.Kore’ye , ABD’den sonra asker gönderen ikinci bir ülke olduğumuz, topraklarına gönderdiğimiz askerinle belki de geleceklerinin şekillenmesini sağladığımız, bunun için şehitler verdiğimiz Güney Kore, kendine ait 2-3 otomobil markası ile Dünya pazarlarını alt üst ediyor, ama benim ülkemin bir otomobil için henüz bir adımı dahi yok…Bu büyük bir eksiklikti ve acilen bu kader değişmeliydi;
TÜBİTAK YOL ALAMADI
Eski Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na gelen Kocaeli Milletvekili Fikri Işık göreve geldikten sonra, yerli otomobil için 2015 yılında startı vermişti.
O günkü heyecana, ilgiye gösterilen hassasiyete baktığımızda “ Bizim elimizden hiçbir şey kurtulamaz” anlamında bir tutum içine gerdik. Sonuçta yaptığımız o bir zamanlar bizim köyde bindiğimiz tahta tekerlekli, ağaç direksiyonlu tahta araba değildi. Sadece patent almak ve prototip yapmak için bile uzunca bir süre gerekliydi.
Sonuçta TÜBİTAK bu işe başladı. Ekipler kuruldu, gerekli donanımlar sağlandı, Ne tür bir araç yapılacağı konusunda uzun görüşmeler yapıldı. Gelişen endüstri ve dünyada yakıt türlerinin değişmesi, alternatiflerin çoğalması sebebi ile bu otomobilin hibrit, elektrikli otomobil olmasına karar verildi. TÜBİTAK bu hedef için bir birim oluşturdu hatta İsveçli SAAB firması ile işbirliğine gidildi. Yerli Otomobilin prototipi için milyon dolarlar harcandı. Neler yapıldı, neler yaşandı bu proje neden bir arpa boyu yol alamadı bilinmez, ancak Dünya piyasalarından elini ayağını çekmiş bir otomobil firması ile yapılan işbirliği, bu süreçte yapılan en büyük yanlıştı sanırım!
FARUK ÖZLÜ’DE ÇARE OLAMADI
Bakan Fikri Işık’ın görevden ayrılması sonrası yerine gelen Bakan Faruk Özlü’nün de bu işi anlaması, ele alması ve yürütmesi uzunca bir zaman aldı. Projede değişiklikler istendi. İlk olarak ticari taksi olarak piyasaya sürülmesi düşünüldü. Ancak her şey sözde ya da planlar üzerinde kaldı. Ortada sadece SAAB’dan alınan hatta gelen o model otomobillerin içinden SAAB’ın aynı araçları piyasaya sürdüğünü gösteren tanıtım kitapçıkları dahi çıktığı bilinen araçlar vardı. Bu araçlarla TÜBİTAK etrafında bir iki tur atıldı, Bakanlar ziyaretlerde üzerine binip hatıra fotoğrafları çekildi. Yerli araba anlayışı bir fanteziye dönüştü ve araçlar da garajlarına çekildi. Şimdi TÜBİTAK’ta başlatılan 3 yıla yakın bir süre ve verilen onca emek, harcanan onca para boşa gitmiş oluyor. Bir başka deyişle Devlet, son açıklanan 5 babayiğit in bulunması ile bu işten elini çekmek zorunda kalıyor.
Bu iş için harcanan paraya gelince; CHP milletvekili Tarhan’ın açıkladığı rakamı abartılı bulmuş olsam da yine bu ülkenin bir kuruşunun dahi boşa gitmesine üzülmeyecek biri değilim. Kaldı ki on milyon avrolardan bahsedilen bir konu ortada…
5 BABAYİĞİT YENİ UMUT OLDU
Şu an gelinen noktada bu ülke insanı yeniden bir umut rüzgarına kapıldı. Dün Devletinin bakanının “yerli araba yapacağız” iddiasını gerçekçi bulmayan bu işin içindeki insanlar, sektörel kesimler, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan Türkiye’nin en büyük 5 sanayici gurubunda nedense büyük bir heyecan buldu. Kaybolan umutlar yeniden yeşerdi. BU 5 Babayiğit, yerli otonun yeni umudu oldu. Bu defa olacak gibi…
Sonuç olarak TÜBİTAK ve o süreçte bu projede başarısız olunduğu ortada bir gerçek. Aksi olsaydı bu otomobile talip olan bu 5 girişimci, o dönemde yapılanlardan, atılan adımlardan neden faydalanmasın ki?
FABRİKA İÇİN EN UYGUN YER GEBZE
Bundan sonra yapılacak olan bu süreci TOBB ve Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yakından takip etmeli. Fabrika için yer seçimi, yan sanayicilerle olan anlaşmalar, istihdam da dahil olmak üzere yerli otomobilin her evresinde bu 5 sanayicinin yanında olmalı. Bu ülkenin yerli ve milli otomobili için tek bir kuruşun dışarıya gitmemesi için çaba harcamaları lazım. Yazılım, donanım ve üretim aşamasında her şeyin yerli ve milli olması sağlanmalı. Bu sürecin ruhuna da uygun olur. Fabrika yeri için en uygun olanı bu tesisin Gebze’ye kurulmasıdır. TAYSAD, TOSB ve bir çok OSB’nin burada olduğu ve bir çok tanınmış markanın yan sanayi ürünleri buradan Dünya piyasalarına ulaştığı düşünülürse bunun en doğrusu adresin Gebze olmasıdır. Bu konuda başta Başbakan yardımcısı Fikri Işık olmak üzere, Bölge milletvekillerimize, oda başkanlarımıza ve OSB başkanları ile sanayicilerimize de büyük bir iş düşmektedir. Biz nasıl otomotiv sektörüne yan ürünler ürettiğimizi tüm Dünyaya ispatladıysak, bu yerli otomobili de yapabileceğimizi tüm Dünyaya göstermeliyiz. Bu da, bugün Endüstri 4.0’ın hatta 5.0’ın girdiği sizin sektörünüzün doğasında var. Yeter ki en az bu ülkenin başındaki insanın, Cumhurbaşkanı’nın başta yerli sermayeye olmak üzere siz sanayicilere, Türk mühendis ve işçilerine güvendiği gibi ,sizlerde bizim ülkemize, bizim devletimize ve bizim insanımıza güvenin…
Milletimize hayırlı uğurlu olsun!