Meslek Lisesi Memleket Meselesi!



Bu sözü çok beğenir ve her konu olduğunda söylerim. BU gün bana göre Türk eğitim dünyasının en temel sorunu da bence bu. Açılan onca üniversiteler, vakıf ya da devlet üniversitelerinden mezun olan onca insan, bunların ne olacağı, nasıl istihdama katılacağı hiç sorgulanıyor mu? Her üniversite mühendis mezun ederek Türkiye’nin yetişmiş eleman ihtiyacını karşılayabilir mi?

Bunu gezip konuştuğum sanayiciye sürekli soruyorum. Çıkan sonuç “ Üniversite mezunu mühendis, ya makinenin ustalığını, CNC’nin operatörlüğünü yapacak, ona göre para alacak ya da kendisine mühendis olarak iş bakacak!” Bu sanayinin genelinde böyle. Eğer firma Aselsan gibi, Havelsan, Arçelik ya da Logo Yazılım gibi  üst düzey Ar-Ge ya da İnovasyon çalışmaları yapmıyor, sadece üretim yapıp ihracat yapıyorsa durum maalesef böyle…

Devlet olarak da her nedense bu gidişatın değişmesi için bir şey yapılamıyor. Yüzlerce üniversite varken, halen yeni yeni üniversiteler mantar gibi açılmakta.

Bu okullardan mezun olan öğrenciler ne yapacak?  

Bunu kimselerin sorguladığı ya da düşündüğü yok maalesef.

Bu mühendislerin kaç tanesi sanayide, üretimde yer bulabilecek? Kaç tanesi istihdam edilebilecek? Kimsenin umurunda değil.

O zaman geriye ne kalıyor?

Meslek Liseleri, Mesleki Teknik Anadolu Liseleri, Mesleki Kolejler…

Sanayinin içine balıklama dalacak, nokta mevkilere yetişecek elemanlar…

Bu manada Gebze ve Bölgede yeni yeni okulları görmek, açılışlarına katılıp neler yapabileceklerini tahmin etmek beni mutlu ediyor.

Üretim yapan tesislerimizin ihtiyacı olan  ‘Ara Elaman’ dan ‘Aranan Eleman’ haline dönüşmesi için de son derece olumlu buluyorum.

Darıca’da yer alan Denizyıldızları MTAL, Gebze MTAL, STFA MTAL gibi okullarımız mesleki ve teknik öğretimde çıtayı bir miktar yukarıya çektiler diyebilirim. MARKA desteği ile ard arda yapılan projeler, teknik anlamdaki ihtiyaca şönelim kursları ile bu okullarımız arkasından gelecek bir çok okula mihmandarlık yapmakta.

Organize Sanayi Bölgelerimizde artık bu gidişatı tersine çevirmek istiyor ki, bu işin ucundan tutmuş durumdalar. GOSB’un Tadım Jale Yücel MTAL’i , TOSB’un Hatice Bayraktar Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Makine OSB’nin ENKA MTAL’inden sonra GEBKİM ve Gebze Güzeller OSB’de bu kervana katılan OSB’lerimiz oldu.

ENKA’nın OSB içerisinde açmış olduğu MTAL değil bölgenin Türkiye’nin bu alanda en önemli kurumu haline gelmesi, ardı ardına bu tür Vakıf ve OSB okullarını beraberinde getirdi. Rahmetli Şarık Tara’nın girişimleri ile örnek olan ENKA projesi bugün GEBKİM MTAL ve sevgili Adem Ceylan’ın Güzeller OSB’de Final Okulları ile açmış olduğu Özel Adem Ceylan Final Okulları Meslek Lisesi ile devam etti.

İbrahim Aracı!

Başarılı bir işadamı, hayırsever…

Kocaeli’nde bu alanda neler yaptığını, sağlık ve eğitim alanında ortaya koydukları biliniyor. O da kurduğu vakıfta göstermelik etkinlikler, sağa sola bağışlar yapabilirdi…

Ama elini taşın altına koydu;

Bu meseleyi memleket meşelisi olarak gördü..

Adem Ceylan!

Güzeller OSB’nin mimarı , başarılı bir işadamı ve OSB başkanı…

Kendisi eski bir matematik öğretmeni.

Dolayısıyla eğitim yöne hep ağır bastı.

Gebze’de bu alanda girişimleri oldu.

Daha önce açtığı Ana Okulu ve Kreş 10 numara…

Şimdi de meslek lisesinde karar kıldı;

Kendisine ait 10 bin m2 arsayı sanayi tesisi yapabilir, satabilir kiraya verebilirdi…

Ama öyle yapmadı; Eğitim ve öğretimi es geçmedi…

Yetişmiş elemanı, teknik eleman ihtiyacını görmezden gelmedi.

İçinde onlarca atölyesi, son model laboratuvarları olan okul yatırımı ile Bölgenin istihdamına uzun vadede katkı yapmaya karar verdi.

Bu işi angarya değil bir memleket meselesi olarak gördü…

Her iki okulda pırıl pırıl ve hedef kitlesinde sanayinin merkezine teknik eleman yetiştirmek var.  Bu sebeple,  gerek GEBKİM Vakfı nezdinde İbrahim Aracı’yı gerekse Adem Ceylan başkanı tebrik etmek istiyorum…

Türkiye Cumhuriyetimizin 100.Yılı için koymuş olduğu hedeflere ulaşabilmesi için yolundan dönmemeli, sendelememeli, yıkılmamalı…

BU da üretmek, ürettiğini satmak ve kaliteli kendi öz kaynaklarınla üretmekten geçiyor…

Yetişmiş elemanını kendisi yetiştiremeyen, sanayideki istihdamını çözememiş bir ülke, Dünya ülkeleri ile nasıl rekabet etsin?

Meslek lisesinden mezun ettiği bir öğrenci çalışmak için kendisine AVM ya da Süpermarket tezgahtarlığını seçiyorsa oturup iki kere düşünmemiz lazım;

Bir yerde hata yapıyoruz demektir. Bu gençlere sanayiyi de üretimi de sevdirememişiz demektir..

Bakınız özellikle son dönem açılan bu tür Mesleki Teknik Liselerde mezun olan öğrenciye iş garantisi dahil her türlü imkan veriliyor. Öğrenim süresince fabrikalarda uygulamalı eğitim almaları, servis hatta burs katkıları verilerek meslek liselerini sevmeleri sağlanıyor.

Devlet bu okullarda okuyan öğrenciler için, okulun yapımını üstlenen OSB’ler için önemli teşvikler de veriyor…

Amaç ne?

Lay lay lom gençlik yerine

Yetişmiş eleman…

Aranan Eleman…

Çalışan, üreten eleman…

Vatanına milletini ve ülkesine bağlı üretken nesiller…

BU sadece bu işe yüreklerini koyanların meselesi olarak bakmamak lazım;

Aileler çocuklarını mezun olup binlerce işsiz üniversiteliler arasında gödmektense, doğru okullara, direkt iş dünyasına katılabileceği okullara yönlendirmeli…

Orta kısımda öğretmenler çocukların eğilimlerini iyi tespit etmeli, kodlama, robotik yazılım, dijital eğitim gibi etkinliklerle onları mesleki eğitime yönlendirmelidir…

Şu unutulmamalı;

Meslek Lisesi onun, bunun, benim meselem değil;

Meslek Lisesi Memleket Meselesi!