BIRAKIN BOŞ İŞLERİ!



Geçtiğimiz günlerde ‘ Hay sizin Evriminize!’ başlıklı bir yazı kaleme aldım bu köşede;

Çok daha önemli gündemler, işler varken, Evrim Günü gibi bir safsata ile vakit harcanmasını, Araştırmacı Üniversite ünvanlı bir Devlet Üniversitesi’nin öğrencilerine konduramadığım için kamu adına uyarı görevimi yapmak istedim…

Ama gel gör ki,  bir dokunduk bin işittik!!!

Darıca Belediyesi ve Gebze Teknik Üniversitesi gibi iki önemli kurumun böylesine ipe sapa gelmeyen bir konuda düzenlenen panele nasıl ve neden destek verdiklerini sordum?

Hem bu etkinliğe sponsor olarak destek verdiği, afişlerdeki logosu ile belli olan Darıca Belediyesi’ne, hem de Gebze Teknik Üniversitesi yönetimini eleştirdim yazımda. Sağ olsun GTÜ’den genel sekreter yardımcısı Uğur Mercan’dan öğrenci topluluğunun bu tür etkinlikleri kendi iradeleri ile yaptıklarını, kendilerinin bir karar ya da itirazının olmadıklarını ancak çıkan haberler üzerine milli hassasiyetleri de dikkate alarak etkinlik ile ilgili soruşturma açılacağına dair bir açıklama aldım. Darıca Belediyesi’nden ise herhangi bir dönüş gelmedi!

Yazım sonrası, Gebze Teknik Üniversitesi Öğrenci Topluluğu ile ilişkili olduklarına inanmadığım, dışarıdan destekli bazı kendini bilmezler, bilgisayarlarının başına geçip  döktürmüşte döktürmüşler;

Bunlar IEEE mensubu olamaz çünkü o gençlerin çoğunu tanıyorum;

Olsa olsa Üniversite Trolleri olabilir…

Aynı anda, aynı saatte, aynı yerden çıktığı belli yorumlar, hakaretler …

Ya, Darwin ismini kullanıp, salvolar sıralayana ne demeli?

Dedim ya; Aynı yer, aynı saat, aynı kafa…

Binlerce mesaj sanki bana bir işaret olarak gönderiliyor!

Korkar mıyım?

Hayır..

Çekinir miyim?

Hayır…

Düşündüğümü yazmaktan geri durur muyum?

Elbette hayır…

Ben, GTÜ Öğrenci Topluluğunun bu etkinliğini eleştirirken, bu kurumda öğrenim gören öğrencilerin Bölgeye ve ülke gerçeklerine çok daha faydası olacak projelerin içinde olmaları gerektiğinin altını çizmek istedim. Bazıları yazdıkları yorumlarda benim yobaz, ilk okul mezunu ya da oturduğu yerden yazı yazan biri olarak yazmış. Burada kendimi anlatacak değilim elbet. Beni bilen biliyor, tanıyanlar ve yazılarımı takip edenler da yazdıklarımda neyi amaçladığımı, ne düşündüğümü iyi bilir çok şükür…

1990 yılından bu yana bu bölgede gazetecilik yapıp, köşe yazıları yazıyorum. Üç ayrı gazetenin kuruculuğunda bulundum, bir çok yerel gazetede görev yaptım, binlerce köşe yazısı yazdım. Şimdi de bu mesleğe başladığım gazetemde köşe yazarı ve genel koordinatörüm. Benim Üniversite görmediğimi, bu tür etkinlikleri bilmediğimi yazanlara da Hacettepe mezunu olduğumu söylemem yeter sanıyorum…

Gebze Teknik Üniversitesi’ne yabancı biri değilim;

Üniversitenin kurucu rektörü Prof.Dr. Haluk Görgün ve şu anki rektör Prof.Dr. Muhammed Hasan Aslan’da beni iyi tanır, yazdıklarımı da  çok iyi bilir…

Allaha şükürler olsun, bu güne kadar bu kalem sayesinde eğri bir işim olmadı. Üniversiteden bir çıkarım, akçeli işlerim olmadı..

GTÜ’nün  kuruluşundan bugüne kadar  en fazla haberi yapan gazetecilerden başında bu köşenin  yazarı gelmektedir. Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü döneminden beri, Muallimköy Kampüsü ve Çayırova’da ki şu anki yerleşkesine gelene kadar süreci yakından bilen birisiyim. Bu üniversiteyi  ve çalışmalarını takip eden, zaman zaman eleştiren çoğu zamanda başaralı icraatlarını öne çıkaran bir gazeteciyim;

Öğrencilere ve öğrenci gruplarına da yabancı değilim; Mühendislik Fakültesi’nin başarılı öğrencilerini kendi atölyelerinde ziyaret etmiş, projelerinin NASA tarafından desteklendiğinin haberlerini görüntülerini çekip kendilerine yurt dışında katılacakları yarışma için sponsor desteği bulmaları için bizzat sanayicileri aramış, onlara katkı sunmuş bir gazeteciyim…

Başarılı öğretim görevlisi hocamızın ödül alan projesini haberleştirip, geniş kitlelerce takdir edilmesine ön ayak olmuş bir gazeteciyim..

Üniversitedeki spor etkinliklerinde bizzat bulunmuş, haber yapmış ve takip etmiş birisiyim…

GTÜ’nün başarılı üniversiteler sıralamasındaki her yıl derece aldığında,  o başarılarla gurur duymuş haberlerini üniversitenin kurumsal iletişim bölümünün, basına geçtiği bültenlerinden çok önce araştırıp ortaya çıkartıp haber yapan da bir gazeteciyim…

Eleştirdiklerim yok mu?

Elbette var; Olmalı da…

Ama bunu yaparken ben Üniversite ya da öğrenci düşmanı mı oluyorum? Birkaç Marksist, ateist  ya da illegal düşünce sahibi kafaların hedefi mi oluyorum? Varsın öyle düşünenler düşünmeye devam etsinler;

Ben bildiğim ve inandığım doğrulardan vazgeçmem!

Benim yaptıklarım da , yazdıklarım da ortada…

Kaldı ki bu köşe yazımdan önce bu haber Kocaeli’nde bazı yerel gazetelerde yer aldı.  Yani sadece bu köşenin yazarı, sizlerin ‘çağdaş düşünce’ olarak lanse ettiği Evrim safsatasını kaleme almış, eleştirmiş değil…

Öğrenci guruplarının toplu halde yazdıkları çoğu hakaret içeren mesajları okudum; Anladım ki, Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyetini emanet ettiği o gençler bunlar değil…

Yaptıklarınızı, adımlarınızı ‘Atatürk’e’ dayandırıyorsanız, kendinizi Atatürk’ün izinde görüyorsanız ki, bazı mesajlarda onu da yazmışsınız,  bu Atatürk’ü hiç anlamadığınızı ortaya koyuyor. Nutuk’tan tek satır okumadığınızı gösteriyor…

Canınız etkinlik yapmak istiyorsa, bugün kırsal kesimde, köylerde okumak için ne fedakarlıklar yapan sınıfsız, araç gereçsiz ve imkansızlıktan muzdarip öğrencilerin eğitimleri ile  ilgili bir şeyler yapın. Kızlarını hala okullara göndermeyen insanlar için teşvik edici etkinlikler yapın…

 Endüstri ve Teknoloji, İnovasyon, Ar-Ge, Otonom, Yapay Zeka, Robotik Teknoloji gibi alanlarda bir şeyler yapın…

Yerli ve milli ürünleri üreten insanları, buluşlar yapan genç beyinleri, mühendisleri, çığır açan araştırmacılarımızı konuşturun bu panellerde. Savunma Sanayinde çağ atlayan Türkiye’yi, yerli robotları, makine aldığı ülkeye makine satan yerli ve milli üreticileri, sanayicileri konuşun…

Bırakın bu boş işleri;