Sporu şiddete kurban mı edelim?
Yine İzmit!
Yine spor!
Yine olay…
Bu kaçıncı vaka Allah aşkına!
Nedir bu öfke, bu kin..
Aklım almıyor…
Gebzemizin köklü takımlarından Hidropaks Tayfunspor’un, geçmişte olayların sıkça yaşandığı Arslanbey deplasmanında oynadığı ve 1-0 kaybettiği maç sonunda yaşanan olaylar, oyuncularımızın darp edilmesine, kaleci Sefa kardeşimizin hastanelik olmasına sebep oldu ve konu ulusal basına kadar düştü…
Sefa Tekdurmaz’ı iyi tanırım. Kendisi yöneticilik yaptığım bir dönemde bizim takımımızda da forma giymiş, efendi bir o kadar da karakterli bir sporcu. Gebze’de yolu spordan geçen herkesin de sevdiği bir sporcu. Bu maçın sonunda kendine bilmez bir gurup futbol teröristinin bir sahaya girip saldırdığı oyunculardan biri. Bu sporcumuz aldığı darbelerle baygınlık geçirip hastaneye kaldırıldı. Kaburgası kırılan, akciğeri hasar gören ve kafa travması geçiren Sefa Tekdurmaz tedavi altına alındı. Hayati tehlikesi de bulunan sporcu bir daha sahalara dönemeyecek gibi. Kendisine bir kez daha geçmiş olsun diyorum;
Peki neden?
Ne için bu öfke?
Hangi saha sonucu, hangi başarı, hangi kupa bir sporcunun sağlığından daha önemlidir…
Hangi başarı, hangi galibiyet iki semti birbirine düşmesine, zıtlaşmasına, kamplaşmasına sebep olabilir?
Bugün Sefa Tekdurmaz yaşanan olaylarda canını zor kurtardı, hastaneye kaldırılamasaydı belki de yitip gidecekti.
Değer miydi?
Sporun amacı, ruhu bu değil. Biz daha futbol seyri, spor zevkini bilmezken yetenekli sporcuları, başarılı şampiyonları nasıl yetiştireceğiz. Sporda Şiddeti Önleme diye parlak isimlerle yapılan yasalar, alınan önlemler ne işe yaradı Allah aşkına! Bir spor takımını dahi koruyamayan bir yaza, onca güvenlik önlemi , onca tedbire ne demeli!
Sahada güvenliği sağlayan emniyet güçlerine bu alanda eğitim verilmiyor mu? Maçın atmosferine göre önce sporcuyu korumak gerektiği kendilerine anlatılmıyor mu?
Şimdi olaylar yaşandı, ortalık duruldu dayak yiyen, yaralanan ve darp edilenler bir kenara çekildi; Yapanların yanına kar mı kalsın!
Bu semt, bu takım ve taraftarları geçmişte de bu tür bir olaya imza atmışlardı. 2014 Haziran ayında benim de yöneticilik yaptığım bir dönemde 2. Küme Play-Off müsabakasında Derince Stadı’nda oynanan Arslanbey Organize Sanayi ile Köşklüçeşme takımları arasında oynanan ve Köşklüçeşmespor’un sahadan 3-1 galip ayrıldığı maç sonunda da Arslanbey’li futbolcular ve sahaya giren sözde taraftarlar Köşklüçeşmesporlu futbolculara saldırıp darp etmişlerdi. Burada da, tıpkı Arslanbey –Hidropaks Tayfunspor maçında olduğu gibi emniyet güçleri ihmalkar davranmış, stad kapılarını erkenden açmış, olaylara davetiye çıkartmışlardı…
Sonuçta ne oldu; 4 maç saha kapama cezası ile olaylar sümen altı edilmişti.
Arslanbey ismi hep olaylarla mı anılacak?
Takımlar Arslanbey futbol takımı ile maç oynanırken, ‘Ne zaman saldıracaklar?’ korkusuyla mı yaşayacak!
Bu semt ve bu takımların amacı futbol oynamak değil, taraftarının amacı da futbol izlemek değil…
Artık yeter!
Bu işin kaynağında Gebze-İzmit Ama ben bu konunun burada kapanacağını düşünmüyorum. KASKF’ın başkanı Murat Aydın’dan bu saha olaylarının artık son bulması için radikal adımlar atmasını bekliyorum. Bu işi sonuna kadar takip edeceğine, suçlulara gereken en ağır cezayı verdireceğine, spor sahalarında bu tür olayları bir daha yaşamamamız için gerekli kararları alıp, uygulatacağına inanıyorum…
Gebzeli kulüpler şu an oturup bir karar vermeliler;
Eğer bu tür olaylar önlenecek, futbol sahaları yeniden huzurlu güvenli spor alanları olacaksa gerekirse sporu, müsabakayı, ligi bir kenara bırakıp İzmit takımları ile yapılacak olan maçlara çıkılmasın…
Sporcularımızı mahkeme koridorlarından toplamak, hastane odalarında ziyaret etmek istemiyorsak bir an önce radikal kararların alınıp uygulanması lazım…
Bugün Sefa’nın başına gelenler yarın her takımın başına gelecektir. Artık aileler çocuklarını kulüplere gönderirken gözü arkada kalacaktır. Acaba çocuğuma bir şey olur mu? Acaba bugün oynanacak maçta bir olay çıkarda çocuğum hastanelik olur mu korkusu ile yaşayacaktır…
Buna kimin ne hakkı var?