Keşke!
Bir asırlık geçmişe sahip Yeşilay’ın Gebze Şubesi’ni kapatması ile ilgili ‘Yeşilay Gebze’ye kilit’ başlıklı haberimiz ve ‘Yeşilay neden gitti?’ köşe yazımdan sonra bir çok mesaj ve telefon aldım. Böylesine bir kurumun 23 yıldır Gebze’de olduğunun, Gebze şubesinin kapatılıp Kocaeli’ne bağlanmasının Gebze’ye atılmış bir başka kazık olduğunu söyleyenlerden tutun da, iyi olmuş zaten çalışmıyorlardı diyenlere kadar bir çok olumlu olumsuz görüş ortaya çıktı.
Yazımda ismi geçen ve Yeşilay’ın kapatılmaması için gerekli çabayı göstermede yetersiz kaldığını, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi başkan vekili Yaşar Çakmak, yazı çıktığı günün akşamı telefonla aradı. Kendisi, Yeşilay’ın kapatılmasının genel merkezlerinin aldığı bir karar olduğunu, daha önce bir çok ilçe şubesini kapattıklarını ve Gebze’nin kapatılma hadisesinin de bu süreçte yaşandığını söyledi. Ama Yeşilay için mücadele ettim, kapanmaması için genel başkanla uzun uzun konuştuğunu söyleyen bir başkan vekilinin, kapatılma sürecinde Kocaeli’de kurulan Yeşilay’a başkan olacak arkadaşı da kendisinin önerdiğini, birkaç kez görüştüklerini söylemesi kapanmaması için mücadele vermekle çeliştiğini söylemek istiyorum.
Bir Başkanvekilinin, hele hele Gebze’den giden bir bürokrat olarak bir ismin öncelikli olarak kendi ilçesinde bulunan ve 23 yıldır ayakta durmuş bir kurumu burada tutması, hatta imkanlarını genişletmek için çaba harcaması gerekirdi. Oysa sevgili Çakmak, “ Zaten kaç aydır kiralarını dahi ödeyemiyorlardı!” derken bu işin zemininin çoktan hazırlandığını da ağzından kaçırmış oldu.
Yeşilay Gebze’yi gerekli bur dernekti;
Yeşilay Gebze’de kalmalıydı…
Gebze gibi kozmopolit bir yapı içerisinde büyüyen bir Gebze’de Yeşilay ve Kızılay gibi kurumların önemli bir mihenk taşı olduğunun altını çizmek gerek…
Sayın Başkanvekili zannediyorum bu derneğin geçmişte yaptıkları faaliyetlerinden, aldığı yoldan haberi yoktu.
Bu derneği 1997 yılında sevgili Gürbüz Kuru hocamız, biraz da tesadüflerin yaşandığı bir dönemde Gebze’ye getirdi. Temsilciliğin açıldığı gün de Yeşilay Haftası’na denk gelmişti. O dönemlerde kendisi ile birlikte arşınlamadık yer, gidilmedik okul bırakmamıştık. Afişler gelir onları okullara asar, o okullarda, ben gazete köşelerimde Yeşilay’ı anlatmaya çalışırdık… Sonrasında Enver Şahin ve genel sekreterlik sonrası başkanlığa gelen Bilal Başkonuş kardeşimizde bayrağı alıp gidebildiği kadar gitmişti. O zaman 100-150 üyesi ancak vardı Yeşilay’ın. Ama hepsi canla başla çalışıyorlardı. Ulaşamadıkları okul, kurum ya da iş adamı bırakmıyorlardı…
Yeşilay burada olmalı, faaliyetlerine daha güçlü bir şekilde devam etmeli derken boş konuşmuyoruz;
2011 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından İl Sağlık Müdürlüklerinde Tütün Kontrol Kurul’ları kuruldu. Kocaeli Tütün Sağlık Kurulu, 2017 yılında bu kurul Kocaeli genelinde bir araştırma yapıyor. Kocaeli’nde yapılan bir araştırmada sigara içimi konusunda Gebze, kozmopolit bir yer olmasına, şehirleşme anlamında diğer ilçelerden geride olmasına, göç aldığı için nüfusu kat kat fazla olmasına rağmen, diğer ilçeler arasında en düşük oran Gebze’de çıkıyor. Yani beklenenin tersi bir oran. Sonrasında bu araştırmayı bir profesör yorumluyor ve Yeşilay’ın burada yaptığı çalışmaların etkisinden kaynaklı bir iyileşme olduğun söylüyor. Bunca yıldır ne yaptı? Sorusuna küçük bir örnek olsun diye yazdım…
Bugün kapatılan bu şubeyi belki geri getiremeyeceğiz. Belki de Yaşar Çakmak’ın dediği gibi Gebze bir temsilcilik olarak yoluna devam edecek. Ama yarın bir gün bu kurumun Gebze’de neden olmadığını soracaklara bir not olsun istedim…
Bu kentte en zor dönemlerde 23 yıl faaliyet gösteren Yeşilay’ın en bolluk zamanında kapısına kilit vurulduğunu tarihe not düşelim istedim…
Yaşar Başkan’ın, Yeşilay’ın kapanmasına üzülmediğini söyleyemem. Bir şeyler yapmak istediğine de saygı duyuyorum. Keşke işin içine bizi de katsaydı; Bu mücadelesinde biz de bir yerden tutup birlikte çaba harcasaydık. Bu kurumun Gebze’de neden kalması gerektiğini dilimiz döndüğünde anlatsaydık. İş işten geçmeseydi…
Keşke;