GEBZE HAYKIRIYOR!



Gebze ve Gebze Bölgesi dediğimiz Darıca, Çayırova ve Dilovası’nın ilçe olarak hemen hemen hiçbir sorunun çözemediği, yeterli yatırımı alamadığı bir gerçek. Son dönemde öne çıkan sağlık kurumlarının durumu, artan trafik çilesi, yapılaşma sorunları üstüne üstlük göç dalgasının hızla devam ettiği bir bölgede hayatı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Aslında 4 ilçen  resmi olarak ayrı olmasına rağmen, henüz fiziki bir ayrılık yaşanmadı, yaşanmayacakta…

Gebzeliler Darıca Farabi hastanesine, Ağız ve Diş hastanesine gidip geliyor, Dilovalılar Gebze Vergi Dairesinde ya da tapu da işlemlerini yaptırmaya devam ediyor. Bizim gazeteler, 4 ilçeden de haberler yaparken, 4 ilçeye de gazetelerimiz gidebiliyor…

Demek ki belde iken ayırıp ilçe haline getirdiğiniz bu kentler henüz bu ayrılığı özünde benimsememiş durumda…

 Önceki gün Gebze’nin tanınmış ailelerinden Başaran ailesinin  ikinci kuşak isimlerinden, Gelecek Partisi kurucular üyesi ve Kocaeli teşkilatlanma çalışmalarının başkanı Ömer Faruk Başaran’la yeni parti ve Gebze ile ilgili keyifli bir röportaj gerçekleştirdim.

Bazı yazılmamasını istediği görüş alışverişinin dışında, yazılacak olan açıklamaları da bir hayli ilginç…

Uzun yıllardır Gebze’de özellikle kurduğu SİAD’larla öne çıkan, babası İbrahim Başaran’ın Gebze sanayisi ve ticaretine yön veren etkinliklerinden ilham almış, onun yolunda olmasa da ondan feyiz almış bir siyasetçi olmak için önemli birikimleri olan bir isim Ömer Faruk Başaran…

Bir zamanlar 82 plakayı takıp öne çıkan isimlerin de başında gelirdi Başaran ailesi…

Gebze il olmalı…

Kurduğu SİAD’larda, son dönemde oluşturduğu platformlarda hep Gebze’nin İl olması ile ilgili çalışmaların içinde oldu.

Halen de öyle; Yenilik Partisi kurucularından, Kocaeli İl Başkanı olarak İzmit gazetelerine verdiği röportajlarda bile ‘Gebze İl Olmalıdır’ sözünü bir slogan haline getirmiş…

Gebze’nin İl olması Başaran’ın olmazsa olmazı!

Bunu her platformda, her fırsatta seslendiren bir isim. Zaten, genel başkan Ahmet Davutoğlu’nun kendisini Gelecek Partisi’ne davet etmesinin bir sebebinin de Gebze’nin İl olması için yapmış olduğu çalışmalar olduğunu da söylüyor sayın Başaran. Bununla birlikte bakın neler söylüyor;

“Partimiz iktidar veya iktidar ortağı olduğunda Gebze’nin il olmasını TBMM’de gündeme gelecek. Mızrak çuvala sığmıyor artık. Gebze’nin sorunları büyük, bu sorunlar ancak İl olarak çözülebilir. Gebze yakından yönetilmeli. Gebze nüfus olarak büyüdüğünde, sırf il olması engellensin diye 4 ilçeye ayrıldı. O zaman İzmit’i geçen bir nüfusu vardı. Ama şimdi ne oldu? 350 bin nüfusu ile yine İzmit’i geçmiş durumda. Burası çok ciddi anlamda göç alan bir yer. Gebze’nin sorunlarına yetişilmiyor. Gebze, Darıca, Çayırova, Dilovası ile birlikte  Şile ve Tuzla’nın bir bölümünü içine alınarak il olmalıdır.”

Gebze’nin mevcut haliyle hamle yapamaz hale gelmesi, buradaki sanayi kuruluşlarının, OSB’lerinin vergilerini dışarıdaki kentlerde ödemeleri artık kabul edilemez bir hale gelmiştir. Sadece Gebze Ticaret Odası’nın üye sayısına bakıldığında bile İl olmanın ne kadar elzem bir hal aldığını görebiliyoruz…

20 bine yaklaşan bir üye, hangi il de var acaba?

Türkiye’nin en büyük İnovasyon merkezi Bilişim Vadisi, TÜBİTAK, TSE Kampüsü, Gebze Teknik Üniversitesi, Teknoparklar, Ar-Ge ve İnovasyon merkezleri, OSB sayası hangi il’de bu kadar fazla acaba? Osman Gazi Köprüsü bu sınırlar içinde, her gün binlerce ton elleçlemenin yapıldığı limanlar, Marmaray’ın başlangıç istasyonu…

Daha ne sayalım Allah aşkına!

Sayıları 100’e yaklaşan Banka şube sayısı, TÜBİTAK içindeki Birleşmiş Milletler Uluslararası Teknoloji Bankası, her biri ayrı ayrı rekortmen çıkartan 4 ayrı vergi dairesi…

Daha ne olsun?

İl için nüfus, artı bunlar yeterli gelmiyorsa; Bu artılara rağmen ‘Gebze il olamaz’ deniliyorsa bu kentte başta siyasi partiler olmak üzere, STK’lar, SİAD’lar ve bu konuda bir şey yapması gerektiği halde yapmayan kuruluşlar bir an önce tabela indirmeli…

Benim hastaneme ilçe olduğum için ilçe sayısı kadar doktor verilecek, emniyetimi Anadolu’da ki ilçeler kadar sayıda polis verilecek, Belediye olarak diğer ilçeler kadar yardım alınacaksa ,o  tabelaları neden asıyorsunuz ki?

Bu öyle üzerinden üstünkörü geçilecek bir mesele değil…

Unutulacak, unutturulacak bir mesele de değil…

Bu mesele, bir bölgenin ilçe cenderesi içerisinde sıkıştığı, sorunlarının dağ gibi büyüdüğü çözüm için o sıkıştığı kabuğu sıyırıp atma meselesidir…

Dün Nail Çiler’in meselesi , bugün Ömer Faruk Başaran’ın meselesi ya da Ahmet’in Mehmet’in meselesi olarak bakmamamız lazım…

YA da şu partinin, bu partinin derdi olarak görmememiz lazım…

Bu Gebze meselesidir; Gebze’nin hakkının teslimi meselesidir…

Bir platform mu kurulur, bir vakıf mı kurulur, Ankara’ya mı yürünür, tabelalar mı indirilir. Her ne yapılacaksa bir an önce yapılmalı,  bu şehrin kurtuluş için, modern ve yaşanabilir bir şehir olması için mutlak suretle Türkiye Cumhuriyeti’nin 82.İl’i olması gerekiyor..

Bunu bu köşenin yazarı söylemiyor;

Sokakta gezen, dükkanında mal satan, fabrikada makine başında çalışan işçi söylüyor…

Hastane kuyruğunda randevu almak için sıra bekleyen, tedavisi için doktorun kendisi ile görüşmesini bekleyen hasta, sayıları az olduğu için her gün fazla çalışmak zorunda kalan bürokrat, memur ve emniyet güçleri söylüyor…

Gebze söylüyor Darıca söylüyor, Çayırova söylüyor ve Dilovası söylüyor…

Gebze haykırıyor!