ELON MUSK VE BABAYİĞİT’LER



Amerika Birleşik Devletleri merkezli uzay aracı ve roket üreticisi SpaceX şirketinin kurucusu Elon Musk’ın NASA ile ortak girişimiyle yapılan dünyanın en güçlü roketi Falcon Heavy, Florida eyaletindeki Kennedy Uzay Üssü’nden uzaya fırlatıldı. Amerikalı astronotlar Doug Hurley ve Bob Behnken’i taşıyan SpaceX’in uzay aracı, 19 saatlik bir yolculuk sonrası  Crew Dragon, ABD’nin Uluslararası Uzay İstasyonu’yla (ISS)  kenetlendi. Fırlatma işleminin ilk aşaması sorunsuz gerçekleşmiş ve  kalkıştan 8 dakika sonra uzay aracını taşıyan roket, yeniden kullanılacak bir şekilde dünyaya dönüp, fırlatıldığı rampaya iniş yapmıştı. Uzay çalışmalarında bir dönüm noktası olan bu yolculuk ne yazık ki bir çok TV kanalında bırakın canlı yayınlanmayı, yer dahi verilmedi…

Koronavirüs sonrası Dünya, bambaşka bir sisteme dönüş yapacak diye beklenildiği bir zamanda Musk ve SpaceX’in bu girişimi Dünya tarihinde çok önemli bir başlangıç olarak yerini almış durumda. Uzay taşımacılığında çığır açması beklenen rokete, Elon Musk’ın otomotiv şirketi Tesla’nın ürettiği ve sürücü koltuğunda astronot giysileri giydirilmiş manken ve yerleştirilen kırmızı renkli bir otomobilin de yüklenmesi, bundan böyle dünyadan uzaya kargo taşımacılığı için de başlangıç adımı olmuştur. Elon Musk’ın bu denemeden önce başarısız olan bazı denemeleri de olmuştu. Ama bu başarısızlıklar, Musk ve ekibini hedefinden saptırmamış, sonunda başarılı bir yolculuğa giden yolu açmıştı. Bugün gelinen noktadan sonra Elon Must ve SpaceX’in  hedefi aya insanlı kapsül göndermek ve ardından Mars’ta uydu bir şehir kurmak olduğu öteden beri biliniyor…

Asıl önemli olan SpaceX ve NASA’nın koronavirüs sebebi ile yıkıma uğrayan, ülke geneline yayılan ırkçılık karşıtı protestoların zirveye tırmandığı bir zamanda bu fırlatmayı gerçekleştirmiş olmasıdır. NASA, Musk ve SpaceX bu uzay yolculuğu ile  ABD’nin yerlere düşen imajını bir nebze olsun geri getirmiş ve ülkenin dikkatini geleceğe çekmesini sağlamış oldu…

Elon Musk veNASA’nın bu uzay yolculuğunu takip ederken aklıma bizim yerli gururumuz Baykar ve Akıncı SİHA’ları geldi…

Geçtiğimiz günlerde yerli gururumuz Baykar firması ile Akıncı SİHA’sını üreten ve ilk denemesine çıkartan Selçuk Bayraktar’ın hikayesini anlatan Akıncı belgeselini  bütün Türkiye izlemiştir. Bu firma uzun yıllara dayanan çalışmalar sonucu ortaya  çıkarttığı teknoloji harikası İHA ve SİHA’larla Türk Savunma sanayine büyük katkı yapmış, bu teknoloji harikası silahlarla başta terörle mücadele olmak üzere düşmana göz açtırmamıştır. Şimdi, bu ürün yelpazesini  çok daha büyük ve gelişmişi olan Akıncı’da eklenmiş oldu. Elon Musk, SpaceX ile uzayın derinliklerini yolculuk yapsın, biz Baykar’ın savunma sanayimize kazandırdıkları ile Kuzey Irak’ta, Suriye’de, Libya’da tarih yazmaya, oyunun şeklini değiştirmeye devam edelim…

Bunları yazarken elbette Musk ile Bayraktar’ı kıyaslamayacağım…

Ama Güney Afrikalı bir ekonomist ve fizikçi, girişimci iş adamlığını da kullanarak bunları yapabiliyorsa benim ülkemin genç yetenekleri neden yapmasın?

Bugün olmasa bile yakın bir zamanda Türkiye’den uzaya bir yolculuk denen başlamasın? Bugün Elon Musk uzaya fırlattığı bu füze ile gelecekte uzay kargo adımını atmış oldu, bakarsınız biz de gelecekte uzay taksi ya da uzay city uygulamalarını başlatırız ve uzayda kurulacak olası bir şehir ya da uzay seyahatlerinde öncü bir ülke oluruz…

Musk’ın Space Exploration Technologies’i (SpaceX) firmasının, NASA tarihinde bir ilki gerçekleştirip ortak bir çalışma ile uzaya başarılı bir roket göndermesi belki de Selçuk Bayraktar ve onun gibi yetenekli ve zeki Türk gençliğine bir ilham olacak, ‘bu yolda bizim de söyleyecek sözümüz var’ diyecekler…

Bunu hep birlikte yaşayıp göreceğiz.

Ama her kim başardıysa başarsın, hangi millete ait olursa olsun SpaceX ve NASA’nın bu yolculuğu dünyada uzay çalışmaları alanında gelmiş geçmiş bir çok çalışmanın yeniden gözden geçirilmesine sebep olacaktır. Kapsülü taşıyan roketin 8 dakikalık bir yolculuk sonrası kapsülden ayrılarak fırlatıldığı rampaya geri dönmesi de ayrı bir havacılık olayıdır. Rusya’nın bir fırlatma için 60-70 milyon dolarlardan kapı açtığı uzay yolculuğunda kullanılan roketi, kapsülünü, fırlatma ünitelerini  kendi imkanları gerçekleştiren bir şirketin bu yolculuğun maliyetini ne kadara indirdiğini gelin siz hesap edin. Roketin fırlatma ünitesine geri dönmesi, artık yeniden kullanılacak bir roketin olması demek. Başta NASA olmak üzere bu işe soyunanların ne kadar bir mali geri dönüş kazandıklarını, uzay yolculuğu macerasının maliyetini ne kadar aşağılara çektiğini  hesaplamak için dahi olmaya da gerek yok…

Bugün ABD, ilk kez uzaya bir özel sektör firmasının uçmasına imkan vererek, dünyaya yepyeni bir ticari yaşamın da kapılarını açmış oldu… 

Ufukları yeniledi, zihinleri değiştirdi…

Tarihi yeniden yazdı!

Önemli olan Elon Musk ve NASA’nın açtığı bu kapıdan girecek, bu atılan adımı daha da geliştirecek başka ‘Babayiğit’ lerin çıkıp çıkmayacağıdır…

Hedef belli!

Durmak yok çalışmaya devam!