Kim tutar bu ülkeyi!



Türkiye’de son günlerde güzel şeylere tanık oluyoruz, gelen büyüme, enflasyon ve ihracat rakamları pandemi ile uğraş veren Türkiye’nin adeta yüzünü güldürüyor.

İç politikada dikkatler Ayasofya Camii’nin ibadete açılması ile yön değiştirirken, dünya gündemi buna takıntılı bir durumdayken önce enflasyondaki düşüş, ardından 2020 yılının en yüksek ihracat rakamları geldi ardı ardına…

Türkiye’nin otomobilinin üretim tesislerinin temel atma töreni sonrası ekonomi ve sanayi hatta teknoloji üzerine sanki bir sihirli el değdi diyebilirim…

TOGG’un temel atma töreni ile birlikte Türkiye’nin otomobilinin 2022 yılında banttan ineceğine artık kesin gözüyle bakan yabancı yatırımcılar, bir anda TOGG’un beyin takımının yer aldığı Bilişim Vadisi’nden yer kapma yarışına girdiler. Şu an 2 ay içerisinde üst düzey 3 yabancı firma yer tutmuş durumda. Bazı start up firmaları ve teknoloji firmaları da işi hızlandırmış durumda…

Herkes şaşkın, dünya şaşkın bizim içimizdeki Türkiye körleri de hala şoktan çıkamamış!

Gemlik’te ki temel atma töreninde, Cumhurbaşkanımızın butona basması ile mikserden akan beton sanki bunların başından aşağı dökülmüş gibi oldular…

Hani biz bu otomobili yapamazdık?

Hani bir hayalden öteye gidemezdi?

Hani teknolojimiz, Ar-Ge’miz yetmezdi?

Artık yollarda gördüğünüzde kaçacağınız delikleri şimdiden bulun derim!

Türkiye İstatistik Kurumu temmuz ayı enflasyon rakamlarını Tüketici fiyat endeksi (TÜFE)’de geçen yılın aynı ayına göre yıllık yüzde 11,76 olarak belirledi. Bu oran aylık olarak  yüzde 0,58 artış demek. Yine 12 aylık ortalamaya göre de yüzde 11.51 bir artış gerçekleşti. Bu rakamlar, ekonomistlerin ve piyasanın nabzını tutanların  öngörülerinin altında kalan rakamlar. Hemen bir gün sonra açıklanan ihracat rakamları; 2020’nin en yüksek rakamına bu Temmuz ayında ulaşıldı. 15 milyar 12 milyon dolar ihracat rakamı,  üstelik pandemi döneminin pansumanları henüz geçmeden yakalandı. TİM Başkanı İsmail Gülle’nin dediği gibi “ Pandemi’de kenetlendik, artık kanatlanma zamanı” Temmuz rakamı, bir ay öncesinin rakamlarının yüzde 11.5 üzerinde. Başkan Gülle yıl sonu hedefini 190 milyar dolar olarak koymuş durumda. Şu ana kadar 7 aylık süreçte  84 milyar dolara yakın ihracatımız var. Bu hedef tutar mı tutmaz mı bilemem ama, gelen rakamlar pandemi sonrasında bizim bu hedefe kalan 5 ayda ulaşacağımız yönünde. Rakamlarda, Gebze ve bölgeyi asıl ilgilendiren Otomotiv ve kimya sektörünün durumuydu. Orada da bırakın kanatlanmayı adeta uçar hale gelmişiz. Bu iki sektörün ağırlığı ile Kocaeli, 942 milyon dolarla İstanbul ve Bursa’nın ardından en fazla ihracat yapan üçüncü İl oldu. TOSB ve TAYSAD’ın üretimlerini durdurduğu ya da azalttığı dönemde kaptırılan ihracat birinciliği son 3 aydır bu sektörde. Otomotiv ve yan sanayi, temmuz ayında 2 milyar 201 milyon dolarlık ihracat ile liderliğini devam ettirdi. Her daim ikinci durumda olan ve GEBKİM’in başını çektiği kimya sektörü ise, pandemi dönemine hızlı ürünlerle girip, özellikle hijyen ve temizlik madde üretiminin piyasalarda doygunluk yaratmasından sonra, Temmuz ayındaki   1 milyar 583 milyon dolarlık ihracat rakamı ile Hazır giyim sektörünün ardından üçüncü sırada yer aldı. BU rakamlarda sevindirici olan bir gelişme de pandemi döneminin başlarında herkesin uğruna savaştığı, Türkiye’de de bazı kriz çığırtkanlarının ‘Maske yok’ yaygaraları yaptığı maske, tulum, dezenfektan ürünü, tanı kitleri, ilaç ve solunum cihazı gibi ürünlerin en önemli ihracat kalemlerinden biri olduğu.

Türkiye bu ay toplam tıbbi ürün ihracatında yüzde 175,1 artışla 75,8 milyon dolar ihracat gerçekleştirmiş. Üretilen bu kalemlerin bir çoğu da kuşkusuz Gebze ve Kocaeli’nden gerçekleşti. TİM’in  rakamlarından bakmak gerekirse;

 Geçtiğimiz yıla göre; Solunum Cihazları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1647 artışla 10,2 milyon dolar, Maske ve Önlük yüzde 464 artışla 34,4 milyon dolar, Tanı Kitleri yüzde 180 artışla 11,1 milyon dolar, Dezenfektan ihracatı ise yüzde 16,7 artışla 18,8 milyon dolar ve İlaç ihracatı yüzde 52,9 artışla 1,2 milyon dolar olarak gerçekleşmiş…

İşte krizden katma değer üretmek böyle olur…

Bir yandan sağlık sisteminle, donanımlı hastanelerin ve yoğun bakım ünitelerinle pandemi ile mücadele veren dünyadaki sayılı ülkelerden biri olacaksın, diğer yandan hem kendine yetip hem de tüm dünyada 150’yi aşan ülkeye bağış yapacaksın,  yetmedi bir de 76 milyon dolara yakın ihracat yapacaksın!

Böyle bir ülke daha var mı acaba?

Buradan yazıyorum;

Asıl müjde  kısa bir süre sonra; TÜBİTAK’ın bilim üssündeki bilim emekçileri, uzmanları yerli aşı için çok kısa bir süre sonra herkesin beklediği o müjdeli haberi verebilir…

Aşıyı ortaya çıkartan bilim insanımız varsa, üretecek şirket, üretecek makine, üretecek insan varsa; Bu insanların arkasında koskoca Türkiye Cumhuriyeti varsa ki sonuna kadar var! 

Kim tutar bu ülkeyi?