Enerjide biz de varız!
Türkiye son hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Cuma günü kamuoyu ile yeni bir müjdeli haberi paylaşacağım’ açıklaması ile adeta yerel ve dünya gündemini bir kenara bırakıp, o Cuma günü açıklanacak müjdeye kilitlendi. Tıpkı Fatih Sultan Mehmet Han’ın emaneti Ayasofya Camii’nin ibadete açıldığı o ilk Cuma günü gibi büyük bir heyecan ve dikkatle gelecek haberi bekledi…
21 Ağustos 2020 saat 15.00 gibi kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye tarihinin en büyük doğal gaz keşfini Karadeniz’de gerçekleştirdik” diyerek müjdeyi verdi tüm ulusa. Sadece ulusa değil gözünü Akdeniz ve Türkiye’nin atacağı enerji adımlarını takip eden tüm Dünyaya…
Ben, çocukluk ve gençlik yıllarını Karadeniz Ereğli’de yaşamış bir gazeteciyim. Karadeniz’de özellikle 2005 yılında Akçakoca ve Alaplı arası ilk doğalgaz sondajının vurulduğu o günü de iyi hatırlıyorum. 2007 yılında, dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler’in öncülüğünde TPAO tarafından yapılan sondajla Karadeniz’in ilk doğalgazı çıkartılmıştı. O tarihten sonra aynı bölgede iki ayrı sondaj yapılmış ve 2010-2011 yıllarında yapılan sondajlar sonrasında 250 bin metreküp olan doğalgaz üretimi 600 bin metreküpe çıkarak bölgenin ihtiyacını sunulmuştu…
Bu 4 sondaj, bu bölgedeki muhtemel rezervlerin de bir işaretiydi, Karadeniz’in bir enerji cenneti olduğunun da bir tecellisiydi kuşkusuz. Geçtiğimiz Cuma günü de açıklandığı gibi yine Karadeniz, yine Zonguldak- Akçakoca- Alaplı üçgeni Türk milletine en büyük müjdenin kaynağı oldu. Tuna-1 olarak bilinen Sakarya Gaz Sahası’nda keşfedilen doğal gaz rezervinin 320 milyar metreküp olduğunu duyuran Erdoğan, “Yeni doğalgaz keşifleri kuvvetle muhtemel” diyerek, gözlerin yeni Karadeniz’e çevrilmesine sebep oldu…
Emeği geçenlere, sebep olanlara ve bu mutluluğu yaşatan Rabbimize hamdüsenalar olsun!!!
Burada bulunan doğalgazın ne anlama geldiğini, Türkiye için ne demek olduğunu iyi okumak gerek! Enerjide dışa bağımlı bir ülke olan ve her yıl milyarlarca doları enerji için harcayan bir ülke olarak bu zenginliğin anlamını en iyi bu iş için hazinenin önemli bir giderini harcayanlar iyi bilir…
Şimdi gerek içeride gerekse dışarıda enerji ve doğal kaynaklar alanında uzmanlar, Karadeniz’de bulunan bu rezervin olan ne kadar olduğu ile ilgili yorumlar yapıyorlar. Özellikle Rusya ve doğalgaz üreticisi ülkeleri de kuşkusuz, “bulunan bu doğalgaz Türkiye’ye yeter de bize muhtaç kalmaz’ ın yasını tutuyordur…
Kimse kusura bakmasın, bu ülke bulduğu rezervin miktarını ya da yaklaşık elde edeceği geliri açıklayacak kadar acemi bir ülke değil!
Belki öncesinde rezervlerin daha fazla olduğuna dönük spekülatif haberler, piyasada beklentiyi arttırmış olabilir. Onu da bu haberlere bel bağlayanlar düşünsün artık!
Türkiye’nin yıllık doğalgaz tüketimi 40-50 milyar metreküp arasında değişiyor. Bu tüketime ödediğimiz rakamsa 15 milyar dolar gibi bir rakam. Bu haliyle bulduğumuz bu rezervin, şimdilik Türkiye’nin ortalama 10 yıllık bir gaz ihtiyacını karşılayacak anlamına gelir. Başka bir deyişle 100 milyar dolarlık bir ithalatın geri dönmesi demek. Başkan Erdoğan her ne kadar gazın çıkartılması için 2023’ü adres gösterdiyse de rezervin bulunduğu derinlik gibi faktörler de bu süreyi etkileyecektir.
Elbette bu gazı çıkartmak ve kullanıma hazır hale getirmek zor bir süreç. Karadeniz’in iklim zorlukları da düşünülecek olursa biraz da meşakkatli bir iş. Ayrıca bulunan rezerv miktarının ne kadar süreli çıkacağı, yani ömrünün ne kadar olacağı da henüz net değil. Ama Karadeniz’de bulunan doğalgazın, bölgenin diğer alanlarında da olduğu, hatta çok daha zengin rezervlerin olabileceği de uzmanların belirttiği ayrıntılar.
Karadeniz’de bulunan bu rezervin, Akdeniz’de sondaj çalışmaları devam eden aramalardan farklı bir yanı da var. Karadeniz’le gerekli anlaşmalar daha önce yapıldığı için buradan çıkaracağımız gazı doğrudan kullanabilme olanağımız var. Akdeniz’de de bulunacak olan olası yeni rezervler sonrası tüm dünyanın gözü kuşkusuz burada olacaktır. Akdeniz’de kendi kıta sahanlığımızda bir keşif söz konusu olduğunda, bugün henüz somut bir adım atmadığımız halde çıkan seslere baktığımızda çatlak sesler daha da gür çıkacaktır. Haliyle, Karadeniz’in avantajının Akdeniz’den çok daha büyük olduğunu söyleyebiliriz.
Sonuç olarak; Enerjide oyunu yeniden yazacağız inşallah…
Kartlar yeniden karılacak!
Enerjide artık biz de varız!
Bu rezervin tespit edilmesinde emeği bulunan tüm yetkililere, teknik ekibe ve çalışanlara, bu kaynakların faydaya dönüşmesine irade koyan siyasi erke, kendini Türk olarak gören, bu ülkenin zenginliklerinden gurur duyan her vatandaşın teşekkür etmesi gerektiğini düşünüyorum!
Ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olsun!