GİDİLECEK ÇOK YOLUMUZ VAR!



2020 sıkıntılı ve dünya genelinde kaoslarla geçti gitti ama acısı ve sancıları uzun bir zaman geçmeyecek gibi. Koronavirüs, dünya ekonomilerini ve üretimlerini adeta 20-30 yıl geriye götürürken, Türkiye’de bu gerilemeden en az zararla nasibini alan ülkeler arasında yer aldı. Bir yandan salgına kurban verdiğimiz binlerce insanımız, bir yandan ekonomide yarattığı sancılı dönem, bir yandan da henüz bu virüsün hangi yöne evrileceğini bilmeden yeni bir yıla girmek…

Geçtiğimiz günlerde TUİK , kasım ayı ihracat verilerini açıkladı. Bugün ya da yarın Türkiye İhracatçılar Meclisi’de 2020 yılının değerlerini ayrıntılı bir şekilde açıklayacaktır. TUİK’e göre ihracat, kasım ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,9 azalarak 16 milyar 94 milyon dolar, ithalat yüzde 15,9 artarak 21 milyar 127 milyon dolar olarak yansıdı. 2020 yılının Eylül ayına bakıldığında en fazla ihracat gerçekleştiren ülkelerdir ABD’nin yüzde 9,5, Japonya’nın yüzde 3,2, Kanada’nın yüzde 5,5 İngiltere’nin yüzde 12,5 ve Rusya’nın yüzde 14,1 gerilediğini düşünürsek, Türkiye’nin yüzde 4,7 ihracat artışı ile Çin, Hong Kong ve Vietnam’dan sonra dördüncü olmasının büyük bir başarı olduğunu söylememiz mümkün. Aralık ayını da içerisine aldığımızda yüzde 0,10- 0,12 arası bir azalma ile yılı kapatabileceğimizi söylemek mümkün. Kocaeli olarak İstanbul ve Bursa’dan sonra en fazla ihracat yapan üçüncü İl olarak yılı kapattık diyebiliriz. Yine kasım ayı itibarı ile 10 milyar 851 milyon 867 bin dolar, aralık ayını da eklediğimizde 12 milyar dolar civarlarındaki ihracat rakamımızla Türkiye ihracatında lokomotif il olmayı 2020 yılında da sürdürdük çok şükür…

Türkiye gibi kırılgan bir ekonomik yapısı olan ve döviz kurlarının kıçı başı oynadığı bir ülkede son derece iyi bir rakam olduğunu söylemek mümkün. Kocaeli gibi Türkiye ihracatının kilometre taşı ilimizde ise gerçekleşen İhracat oranı, kasım ayı baz alındığında bir önceki yılın aynı ayı için % 15,2 azalma göstermiş. Yani, 2020 aralık ayını da dikkate aldığımızda % 15-16 arası bir oranla yılı kapatmış olacağız…

Pandeminin yoğun yaşandığı, yıl içerisinde 3-4 ay durma veya üretim kısma ile dönen çarkların bu denli toparlanıp normal rakamlara ulaşması bana göre önemli bir başarı olarak kabul edilmeli. Şu bir gerçek ki, Covid-19 salgını ve dünyada bıraktığı derin izler birçok şirketin iş yapma şeklini de yeniden düşünmeye zorladı. Bu değişim daha yeni başlıyor olsa da, yakın bir zamanda artık hayatımıza yeni yeni iş terimleri, yeni yeni pazarlama yöntemleri, yeni yeni iş safhaları girecek. Küresel anlamda iş tanımları, eleman anlayışları değişecek. Arttırılmış gerçek, yapay zeka, kodlama ve yazılım üretimin hemen hemen tüm akışlarında daha çok rol olacak. Beyaz yaka, mavi yaka sonrasında hayatımıza ‘metal yakalılar’ girecek. Ülkemiz bu hızlı değişime ayak uydurmaya, bu değişimin dünya ülkeleri tarafından kurulacak olan ‘yeni dünya düzeni masası’ nda herkes gibi biz de bir yer kapmaya çalışacağız. Pandemi dönemi dünya genelinde üretimi derin etkiledi. Çin, Vietnam ve Tayvan gibi Uzak Doğu ülkeleri, pandemiye erken yakalanmalarına rağmen bu buhrandan erken çıkan ülkeler oldular. Bu ülkelerin pandemi ile mücadele ettiği, kendi dertleri ile ugraştıkları nisan mayıs ayları, bu pazara girebilme ve kısa süreli de olsa durağanlaşan ticaret hacmini Türkiye’ye kaydırma fırsatı verdi. Böylesine kara bir yıl olmasına rağmen, sayıları 100 binin üzerindeki Türk ihracatçısı bu zorlu dönemde de üzerine binen yüke rağmen zoru başarmış, 2020 yılında Türk ihracat bayrağını 225 ülkede başarıyla dalgalandırmıştır. Türkiye’nin 2023 yılı için ‘500 milyar dolar ihracat’ ve “Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye” hedefleri vardı. İhracatta o hedefe belki yaklaşacağız ama dış ticaret fazlası veren bir ülke olmamız hiç de zor gözükmemekte. Bugün üretim gücümüz, ihracatımız ve ekosistemimizle dünya yüzeyinde önemli ve takip edilen bir üretim gücü durumundayız. Özellikle savunma sanayi ve otomotiv sektörü başta olmak üzere, demir-çelik, petro kimya, yaş sebze ve meyve, ilaç ve tıbbi cihazlar ve mobilya sektörlerinde tüm dünyaya ‘biz de varız’ diyen bir ülkeyiz. Savunma sanayisinde yer alan ve adeta destan yazan şirketlerimiz dünyanın ilk 100 savunma sanayi şirketleri listesinde yer alıyor. Ancak, dünya ülkelerinin, aşı uygulamalarının da yaygınlaşması ile artık pandeminin yaralarını sarmaya başladığı, daha doğrusu silkinip ayağa kalktığı bir dönemde bizim de bu kalkışa ayak uydurmamız, onları seyrederek vakit harcamamız gerekiyor…

Durmadan, bıkmadan usanmadan üretmek, üretmek ve üretmek lazım!!!

Unutmayalım;

Gidilecek daha çok yolumuz var