KENDİMİ KENDİMDEN AZAD EDİYORUM
Kendimi ve hayatımı hep tırtılın kelebeğe dönüşümüne benzettim.
Tırtıl hayatının sonuna geldiğini düşünüp kendi etrafında kurduğu kozadan muhteşem bir kelebek olarak yeniden doğar.
Peki her tırtıl kelebek olur mu?
Bir yerde şöyle bir anlatım vardı. “Kelebek olacak tırtılın önce kendi kabuğundan vazgeçmesi ve kendi varlığını gelecekteki varlığı için eritmesi gerekir. Her tırtıl kelebek olamaz, kelebek olacak tırtılın yeterince hayalci hücreler yetiştirmesi gerekir. Bu hayalci hücreler tırtıl olmaktan sıkılan “rahatsız” hücrelerdir. Farklıdırlar, rahatsızdırlar.”
İşte bu hayalci hücreler ne kadar güçlü olursa o kadar tırtıl kelebek olur. Tıpkı insanın yolculuğu gibidir. İnsan da doğar bir tırtıldır ve bence biz doğduğumuz anda hatta anne karnından itibaren hissettiklerimiz, öğrendiklerimiz ve deneyimlerimiz ile koza günden güne örülmeye başlanır. Ve yıllar geçtikçe o koza kalınlaşır. Ve eğer o kozanın biz olmadığını sadece bizim etrafımızı saran bir kılıf olduğunu fark etmezsek kendimizi o koza olarak yaşarız. Onun içine hapsoluruz.
Ben bunu bilinçsiz zihin ile yaşamak diyorum. İnsanlar da bilinçaltında var olan inançlar, korkular, deneyimlerle yaşar. Bizde bunları bilinçli zihin ile sorgulayıp, tırtıldaki hayalci hücreler gibi kendi kendimizi rahatsız etmeliyiz. Ne var ne yok her şeye bakmalıyız.
Kozamızı yani öğrendiğimiz faydasız her şeyi, üzerimizdeki bütün bize ait olmayan kalıpları, biz sandıklarımızı tek tek bırakmaya gönüllü olmalıyız.
İnsanda tırtıl gibi kozadan çıkmanın yok olmak olduğunu düşünür. Oysaki, tırtıl ne tırtıldı ne de o kozaydı. O bu kadar inancın, emeğin, enerjinin, dönüşümün sonunda olacak olan muhteşem bir kelebekti.
İşte bizler de olduğumuz kişilerin çok ötesinde olan varlıklarız. Bunu keşfetmen için önce sen sandıklarından kendini azad etmeye hazır mısın?
O sıkı sıkı tutunduğun seni sınırlandıran inançları, korkuları, kalıpları yıkmaya, kendini yeniden inşa etmeye hazır mısın? Gerçek sen ile tanışmaya hazır mısın?
Eğer bunlara evet diyorsan şimdi bunların hepsine niyet et ve gözlerini kapat kelebek olacağını yani aslında nasıl olmak isteğini hayal et, tamamen yaşa, hisset.
Hayal etmek çok önemlidir. “Beyin, hayal ile gerçek arasındaki farkı bilemediği için kurulan her bir hayal, onun sinaptik bağlantılarını o hayale göre şekillendirmesini sağlar. Böylece fiziksel olarak herhangi bir işlem yapmasa bile uzunca bir hayal süresinin sonunda beyin, konuyla ilgili pek çok sinaptik bağlantı kurabilir. Hayal kuran beyin, olimpiyat sporcularının en büyük yardımcılarından biridir. Profesyonel sporcular yeni bir hareket öğrenecekleri zaman ilk olarak bu hareketi hayal ederek başlarlar. Örneğin bir yüksekten atlamacı eğer limitini 4 metreden 4.5 metreye çekmek istiyorsa ilk olarak bunu günlerce hayal eder. Koşmaya başladığı noktayı, attığı adımları, sıçrayışını, çıtanın üzerinden geçişini ve düşüşünü hayal eder. Hayatta gerçekleştirmek istediği sıçrayışın gücünü ilk önce hayalinin gücünden alır.” Hayal etmenin gücünü kullanın. Ve kendinize inanın, eyleme geçin ve emek verin. Nice tırtılların, kelebek olması dileğiyle.