Anasayfa > Köşe Yazıları  >  ÇAĞ YANGINI…

ÇAĞ YANGINI…



İnsan; bir et yığını mıdır ya da sadece düşünce midir muhtevası? Ne ister hayattan, neyin peşindedir, neden kaçar, ne mutlu eder ki onu? Günlerdir cevabını bildiğim, başkalarının da cevabını bildiğini sandığım, sorular zorluyor zihnimi. Bir halife olarak değerli kılınan insanoğlu, son zamanlarda o kadar küçüldü ki gözümde. Şaşkınlık, öfke, hüzün ve korku; korku dediğim, insanın daha ne kadar cani olabileceği kavramı.

Bir çocuğun ölümü, bir hayvanın uzuvlarının kesilmesi, üç kuruşa insanın katli, virüsler üretip dünyanın dengesini altüst etmek, suçu olmayan masumları bomba yağmuruna tutmak ve sonrasında elinden kötü bir şey gelmiyorsa çakmağı çakıp, bir ülkeyi ateşe verip yanışını keyifle izlemek…

Misalde hata olmaz, cehennemin çok ufak provası sanki yaşananlar, insan nasıl başarıyor bunu, neden dünyada cehennemi yaşamak ister ki kişi. Hedefiniz sadece kazanmak olursa sonuç ortada. İnsanlık için ağlıyorum, her geçen gün yerlere düşen insanlık için… Çok üzülünce yazamıyor insan, sadece gözyaşı oluyor durumu özetleyen.

Siz kötülere soruyorum. Davanız ne, nasıl huzurlu olursunuz siz ya da biliyor musunuz huzurun ne olduğunu? Hiç okşadınız mı bir çocuğun başını ya da hiç karşılık beklemeden el uzattınız mı ihtiyacı olana? Hiç düşündünüz mü dünyaya nasıl bir faydam olabilir diye? Evet nefret ediyorum kötü insanlardan, nefret ediyorum sizden.

İdam sizin gibiler için olmalı… İyi insanın yaşaması için, Dünyadaki tüm canlıların hakkı için, konuşamayan çocukların, büyüyemeyen nesillerin, yok ettiğiniz ülkeler, milyonlarca bitki ve hayvanın hakkı için olmalı…

Başkanımızın dediği gibi Dünya beşten büyük, insanlık için başarmak zorunda insan. İpler iyinin elinde olursa yaşanır halde oluyor dünya. Savaşlar, İslam hukuku ve fetih ruhu bunun için var. Cehennem ise sizin için.

Eyyy halk adına ülkeleri yönetenler bir araya gelin ve tüm savaş suçlularını, yakıp yıkanları, insanı insanlıktan çıkaranları temizleyin şu Dünyadan. Nesillerimize nasıl bir Dünya bıraktığımızın farkında mıyız?

Üzgünüm ama toplum olarak başaramadık. Eskiler gibi muhafaza edemedik iyiliği…

Oyuncak olup bizimle oynanılmasını kabullendik. Kabullenmesek de belki o kadar cesur olamadık. Oysa atește İbrahim, bıçağın gölgesinde İsmail olunca geliyordu yardım.

Suçlu biziz tüm Dünya… Her masumun hakkı var üzerimizde…

Kimin ne için öldürdüğünü bilmediği ruhu kirlenmiş bir Dünya bırakıyoruz nesillerimize. Uyuyabiliyorsanız vicdanınız rahatsa buyurun uyuyun, uyuyalım hep birlikte…


Sıradaki Habere Kaydır