Hiç birşey bilmeden, çok şey bilmek!
Bugün dünyanın onlarca ülkesi korona virüs ile mücadele ediyor.
Dünya bu virüs ile yeni tanıştı. O yüzden mücadele ederken de, bir taraftan önüne geçebilmek için ve hastalığı tanımak için bilimsel çalışmalar yapılmaya devam ediliyor.
Korona virüsü salgını dünyada oldukça ciddi bir salgına dönüştü. Evet, bir pandemi ile karşı karşıyayız.
Ama bence çağımızın en büyük hastalıklarından birisi de “hiç birşey bilmeden, çok şey bilmek”
Bu hastalık birçok kişiye bulaşmış durumda. Örneği de, özellikle sosyal medyada oldukça yaygın bir şekilde görülüyor.
Bu hastalığın nasıl bulaştığı konusunda herhangi bir fikrim yok. Ama oldukça tehlikeli olduğunu söyleyebilirim.
Bu hastalıklı kişiler ne mi yapıyor?
Hemen söyleyeyim.
Herhangi bir konuda hiçbir bilgiye sahip olmadan başlıyor konuşmaya… Altı boş cümleler, yalan sözler, uydurulmuş hikayeler.
En kötüsü de bunları dinleyen yada okuyan kişiler inanıyor.
Bakın!
Korona virüsü ülkemizde görülmeye başlandığından itibaren sosyal medyada birçok kişi paylaşımlar yaptı. Hiçbir bilgiye ulaşamayacak kişiler, “Bilgi çok sağlam” diyerek yalan rakamlar ortaya attı. Adres göstererek hassas bir dönemde insanları paniğe sürükledi.
Bir de manipülasyon fırsatçıları var. Adam kalkmış, “Rakamları gizliyorlarrr” diye çığırtkanlık yapıyor.
– “Nereden biliyorsun gizlendiğini? Madem gizliyorlar diyorsun. Gerçek rakamları biliyorsundur. Hadi açıkla” diyorsun. Pattt diye susuyor. Çünkü tek derdi, insanların berrak kafasını bulandırıp, şüphe ve panik eklemek. Manipülasyon yaparak insanların algısını farklı bir yöne çekmek.
Yapmayın bee kardeşim. Bugüne kadar birçok olayda bunu yaptınız ama insanların canının derdine düştüğü bu dönemde bari yapmayın.
Bir kere de, “bilginiz olmadan, fikrinizde olmasın”
Ve, bu manipülasyonlarla kafası karışanlar; sizlerde bırakın şu insanları takip etmeyi, söylediklerini ciddiye almayı. Korona virüs konusunda en yetkili isim Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bakanlar Kurulu’dur, illerde bulunan valilerdir.
Bu kişilerin ağızlarından çıkmayan hiçbir bilgiye itibar etmeyin. İlla bir bilgi istiyorsanız, bu kişilerin açıklamalarını takip edin. Gerisi boş.
Sosyal medya teröristlerinin algınızla oynanmasına müsade etmeyin. Çünkü, korona virüsünden korunmak kadar, bu virüslerden de kendinizi korumak akıl sağlığınız için önemlidir.
***************
Alkış!
Kampanya Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca tarafından başlatıldı. 3 gün boyunca akşam 21.00’de vatandaşlar balkon ve pencerelerine çıkarak dakikalarca sağlık çalışanlarını alkışladı.
Sağlık çalışanlarının en çok moral ve motivasyona ihtiyacı olan bir dönemde ilaç gibi bir kampanyaydı.
Etrafımda çok yakından tanıdığım bir çok sağlık çalışanı var. Hepsinin oldukça mutlu olduğunu gördüm.
Amma,
Daha ilk alkışın verildiği akşam kendi sosyal medya hesabımdan bir paylaşım yapmıştım.
“Bugün alkışlayıp, yarın darp etmek yok ama… O konuda bi anlaşalım” yazmıştım.
O gün böyle bir uyarıya gerek olmadığı düşüncelerini ileten dostlarım olmuştu.
Ben sözümün arkasındayım.
Çünkü biz insanoğlu çoğu zaman nankör bir varlığa dönüşebiliyoruz.
Siz unutmuş olabilirsiniz ama ben bu ülkede darp edilen sağlık çalışanlarını unutmuyorum, unutamıyorum.
Her ağrımıza, her sızımıza derman bulmaya çalışan, gecesini-gündüzüne katarak bizim sağlığımıza kavuşmamız için çalışan o beyaz meleklerin kendisini bilmez dengesizlerin saldırısına uğradığı birçok görüntüyü hafızamdan silip atamıyorum.
İşte bu nedenle, böyle bir anlaşma teklifinin tam da sırasıydı!
Anlaşma sağlandı mı?
İşte onu zaman gösterecek!
Bu alkış konusu açılmışken özel bir teşekkürü hak ettiğini düşündüğüm isimler var.
Korona virüsün ülkemizde görülmesinin ardından biz gazetecilerde yoğun bir mesai ile insanlara bilgi vermek adına çalışıyoruz. Tedbiri elden bırakmadan bölgemizdeki gelişmeleri kamu adına vatandaşlara aktarıyoruz.
Her zaman olduğu gibi bu süreçte de bölgemizde bulunan Fatih Devlet Hastanesi ve korona virüsü konusunda referans hastanelerden biri olan Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan çalışmaları da yakinen takip ediyoruz.
Sağlık çalışanlarımız yoğun bir tempoda çalışmalarını gerçekleştiriyor. Yaşanan bu süreci titizlikle takip ediyor ve tüm gayretleriyle insanlara şifa dağıtıyorlar. Aslında bu bugüne özel bir durum değil. Sağlık çalışanlarımız her zaman aynı özveriyle çalışmalarını sürdürüyordu.
Ama biz bugünlerde bunu daha net bir şekilde görmüş olduk.
Belki de evindeki çocuğunu günlerdir görmeden, hastalara şifa dağıtmak için mücadele eden sağlık çalışanları için ne yapsak, bu satırlara ne kadar övgü dizsek az kalır.
Az ve yetersiz olsa da;
Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mustafa Güneş ve ekibine, hastanenin tüm sağlık çalışanlarına, güvenlik personeline, temizlik işçisine kadar hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Gebze Fatih Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Gökhan Nalbant ve ekibine, hastanenin tüm sağlık çalışanlarından, güvenlik personeli ve temizlik görevlilerine kadar hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
İyi ki varsınız!