Çift listeli kongreye engel var mı?



2001 yılından bugüne kadar girdiği her seçimde başarıya ulaşmış olan AK Parti kongrelerini başlatıyor.

İktidar partisi ve güçlü kadroları nedeniyle AK Parti kongreleri hep dikkatle takip edilmiştir. Fakat bu yıl gerçekleştirilecek kongrelerin ayrı bir önemi var.

Çünkü parti için en önemli seçim olan 2023 seçimlerine seçilen bu kadroların yaptığı çalışmalarla gidilecek. Ve partinin gelecekteki kaderini de aslında bu kadrolar belirleyecek.

Tam da bu nedenle AK Parti’nin aday belirleme çalışmalarını yaparken, yönetim kurulu listelerini hazırlarken geçmişte ki gibi değil de, daha katılımcı ve istişare kültürünü genişleterek karar vermesi gerektiğini düşünüyorum.

Şuana kadar bu istişareler geniş bir şekilde yapılmış mıdır bilmiyorum. Bilinen tek şey, bazı ilçelerde AK Parti’yi ciddi sorunlar bekliyor.

Nasıl mı?

Örneğin Darıca’da ilçe başkan adayı açıklanmadan bir hafta önce Murat Arslan’ın aday olacağı konuşuluyordu. Geçtiğimiz günlerde Av. Ufuk Acay’ın adaylığının il başkanlığı tarafından ilan edilmesinin ardından tüm gözler Murat Arslan’a çevrildi.

Arslan, kongrede ikinci listeyi çıkartmak için çalışmalar yaptığını ve bundan vazgeçmeyeceğini ifade etti.

Özetle, AK Parti’de çift listeli bir kongre Darıca’yı bekliyor… Genel Merkez’in tek listeli kongreyle ilgili uyarılarına rağmen burada yaşanan gelişmeler, geniş bir istişarenin yapılmadığının bir işareti değil midir?

Bence tam olarak öyledir.

Tabi ki, süreç buralara kadar geldikten sonra zamanı geri almak ve her şeyi baştan yapmak pek mümkün değil.

Tam da bu aşamada bizim sorgulamamız gereken şey AK Parti Darıca’da çift listeli bir kongre gerçekleştirir mi?

Bunun örnekleri daha önce bazı yerlerde yaşandı. Çift listeli kongreler gerçekleştirilen yerleri gördük.

Hatta bu olay Gebze’de de yaşanmış Hasan Soba’nın ilçe başkanı seçildiği kongrede karşısına Atilla Karakaş çıkmıştı. Bir süre ara verilen ve arka planda görüşmelerin yapıldığı kongrede Atilla Karakaş’ın listesi divan tarafından kabul edilmiş ve seçime girmesine müsaade edilmişti.

Bu bir daha yaşanabilir mi? Bence ihtimali var.

Çünkü Arslan ve ekibi kongrede ikinci listeyi divana sunmak konusunda oldukça kararlı…

Gelelim liste kabul edilir mi sorusuna…

Bakınız. Bu konuda birçok hukukçu ile konuştum. Partinin ileri gelenleriyle parti tüzüğü üzerine yorumlar aldım.

AK Parti’nin tüzüğünde ikinci bir listenin engellenmesiyle ilgili bir yasak yok. Bu sadece Genel Merkez’in göstermiş olduğu bir duruş. Eğer ikinci listede yer alan isimler üzerinde herhangi bir sıkıntı yok ise divanın listeyi kabul etmeme gibi bir durumu olacağını sanmıyorum.

Konuştuğum hukukçular, “Eğer titiz bir çalışmayla her şey olması gerektiği gibi hazırlanır ve divanın karşısına çıkılırsa, bu listeyi kabul etmemek yasaya uygun değildir” diyor.

Darıca özelinde bunlar yaşanırken, AK Parti’nin aynı durumla başka ilçelerde de karşı karşıya kalabileceğini düşünüyorum. Yaptığımız sohbetlerde bunu net bir şekilde görüyoruz. Parti içerisindeki kıyasıya rekabet zannediyorum ki, demokrasi arayışı ve “biz daha iyisini yaparız” iddiası ile salonlara liste olacak yansıyacak.

Ama o yansıma nasıl bir karşılık bulacak. Neler yaşanacak? Kimler hangi girişimlerde bulunacak? Listeler engellenecek mi? Engellenecek ise bu hangi yoldan nasıl yapılacak? Bekleyip göreceğiz…

*******

“Hain” ilan edecek adam mı kalmadı?

AK Parti’de başlayan kongrelerle birlikte tek liste, çift liste muhabbetinden daha çok dikkat edilmesi gereken bir başka şey…

Geçtiğimiz günlerde Şevki Yılmaz hocanın sosyal medya hesabında yaptığı bir paylaşımda ki bir bölüm oldukça dikkatimi çekmişti. Şevki hoca, “Birbirimizin kuyusunu kazdığımızın farkında değil miyiz? Darlık günlerindeki gerçek dostlarımızı, varlık zamanında türeyen hesabilerin ayak oyunları sebebiyle bir bir kaybettiğimizin… Beraber yürüyüp beraber ıslandığımız kardeşlerimize vefasızlık yaptığımızın farkında mıyız?” diye sorarak AK Parti’ye üstü kapalı uyarılarda bulunmuştu.

Bugün geldiğimiz noktada, hainler dışarıda kol gezerken, devlet ve millet düşmanları her fırsatta AK Parti’ye saldırırken parti içerisinde yaşananları hayretle takip ediyorum.

 “Burada bir hata var. Biz bu partiyi daha ileriye taşırız” iddiası ile parti bayrağını daha yukarıya çıkartmak için mücadele edenleri hainlikle suçlamak doğru değil.

Bu partinin içerisinde büyüyen, eğitim hayatının en önemli yıllarında bu partinin bayraklarını direklere asan, bu partinin kuruluşunda yer alarak her şeyini bu parti için vermiş dava adamlarına “hain” demek, “fitneci” yapıştırması yapmak, hatta bir adım daha ileriye giderek, “Bunlar şimdi bunu yapıyorlar ama yakında yeni kurulan partilere de geçerler” diyerek üzerlerine kara bir algı lekesi yapıştırmaya kalkmak hiç doğru değil.

AK Parti’nin kuruluşundan beri Cumhurbaşkanı Erdoğan ile beraber yürüyüp, beraber ıslanan dava adamlarına kimse vefasızlık yapmasın! Aksi halde, AK Parti hesabilerin ayak oyunları nedeniyle gerçek dostlarını bir bir kaybedecek gibi görünüyor.

2023 vizyonuna ulaşmak için büyük mücadelelerin verildiği böyle bir dönemde, buna razı olmak akıl işi değil. Benden söylemesi…