Sanat, kültür, televizyon, hayat, insan… (2)
Sıcak günler, sıcak gündem alıştığımızın dışında yaşadıklarımız, yaşadıklarımızdan öğrendiklerimiz, hayatın bizlere öğrettikleri neyse ki vicdanımız, aklımız var çok şükür düşünebiliyoruz, ne doğru-ne yanlış, ne yapmalıyız, tabiata nasıl davranmalıyız?
Yaşadığımız yangın felaketlerinde çok kaybımız oldu, yaralarımızı sarmaya çalışırken tüm kaybettiklerimizin üzüntüsü içindeyiz. Küresel ısınma, iklim değişiklikleri derken Dünya değişiyor bizler de yaşananlara rağmen hayatla bağımızı korumaya çabalıyoruz. İklim değişiklikleri ve Eko sistemlerle ilgili pek çok film de yapıldı mesela: Avatar – Doğal Kaynakların korunması ile ilgili, The Day After Tomorrow – İklim değişikliğini konu almış, Vol.i – Yanlış atık yönetimini anlatan filmler arasında sayılabilir.
Tüm bunları yaşayarak öğrenme dönemine girdik, hayatın içinden geçerken bir de Kurban Bayramımızı geçirdik. Bayram geldiğinde illa ki bir Eminönü’ne gitmek bayram telaşını yaşamak isterim. Bu Bayram öncesi de Eminönü Küçükpazar’a şekerci Cemal amcanın hem bayramını kutlamaya, hem de hoş sohbeti ile ağız tadımızı almaya gittim.
Türkiye’nin en eski şeker imalatçılığı unvanına sahip olan Hicipoğlu şekerciliğin sahibi Cemal Hicipoğlu; her zaman güler yüzü ile karşılar. Hicipzade Hacı Mustafa Efendi 1745 yılında kurmuş ve ilk önce tahin helvası yaparak başlamış şekerciliğe, daha sonra II. Mahmut döneminde lokum yapılmaya başlanmış ve ünü saraya kadar gitmiş, padişah tarafından çıkarılan fermanla o dönemin “Şekerbaşılığına” getirilmiş Hacı Mustafa Hicipzade. Tam dört kuşaktır aynı yerdeler Eminönü-Küçükpazar’da ve bakır kazanlarda kendi elleri ile hazırlıyorlar ürünlerini. Cemal Hicipoğlu gülümseyerek “Zadelik bize kaldı, bizde bu zadelikle devam ediyoruz. Ben doğdum büyüdüm buradayım, çok önemli isimler gelirler bayram ve özel günlerde ikram şekerlerini almak için, aynı zamanda yıllardır “Sarıdemir Mahallesi Muhtarlığı”nı da idame ettirdiğini” söylüyor ve devam ediyor “Bayramlar devamlı gelsin istiyorum, bizim zaten iki tane bayramımız var, bu bayramlarda çalışıyoruz, bileğimizin hakkını alıyoruz yani hizmet ediyoruz, eskiden pastaneler yoktu kurabiyeleri dahi biz şekerciler yapardık. Akidelerimizi, helvalarımızı, badem ezmelerimizi kendimiz üretiyoruz, üstelik biz ürünlerimizde glikoz kullanmıyoruz, biz öz lokum yapıyoruz.” diyor Cemal Hicipoğlu bir sonraki bayramda görüşmek üzere, sağlık ve afiyet dileyip ayrıldık. Şimdi müziğe ilgisi olan genç arkadaşlarımıza haberim var.
Türkiye’nin ilk tematik müzik üniversitesi; yeni dönemde öğrencileriyle buluşmaya hazırlanıyor. Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin özel yetenek sınavları için başvurular 5-13 Ağustos arasında yapılacak.
Üniversite 2021-2022 eğitim-öğretim yılında, Müzik Teknolojileri, Müzik Teorisi, Müzikoloji, Çalgı Eğitimi, Ses Eğitimi, Kompozisyon ve Şeflik, Görsel Sanatlar Eğitimi ve Müzik Eğitimi bölümlerine Ağustos ayı içerisinde yapılacak yetenek sınavları ile öğrenci alacak.
Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin temelleri 1 Temmuz 2017 tarihinde atıldı.
Akademik kadrosu alanında uzman, değerli isimlerden oluşturuldu ve 2018 yılında ilk öğrencilerine kapılarını açtı. Sanatçı ve Öğretim üyesi olan Prf.Dr. Erol Parlak okulda Rektör olarak görev yapıyor.
Aktif olarak faaliyette olan fakülteler, İcra Sanatları Fakültesi, Müzik Ve Güzel Sanatlar Eğitim Fakültesi, Müzik Bilimleri Ve Teknolojileri Fakültesi ve Müzik Ve Güzel Sanatlar Enstitüsü bulunmaktadır.
Müzik bizi hayata bağlayan, zamanda yolculuğu yaşamamızı sağlayan, bunun gerçekliğini ispat eden en kıymetli hazinemizdir. Tüm yaralı zamanlarımızda da müziğin iyileştirdiğini düşünürüm.
Şimdi kendisi ile hiç tanışmadığım ama sosyal medyada izlediğim tarz ve üslubunu beğendiğim bir kişi Evrencan Gündüz’den bahsedeyim. İnternette parlayan neslin, neşe saçan ismi demişler pek de yakışmış.
Bridgestone sosyal medyada bir proje başlatmış 7 Sezen Aksu şarkısı 7 farklı müzisyen tarafından yeniden yorumlanacak . “Brigestone Studio Sezen Aksu Şarkıları” adlı projenin ilk konuğu Evrencan Gündüz… Evrencan’ın yaptığı şarkı ise “Seni Gidi Vurdum Duymaz”. 1977 yılında Sezen Aksu’nun söz ve müziği kendisine ait olan ve Sezen Aksu’nun sesinden dinlenilen ve çok sevilen şarkı bugün Evrencan Gündüz ve arkadaşları tarafından çok da güzel yorumlanmış. Sezen Aksu’ya minik gönderilerinde yapıldığı çalışmada Evrencan, Sezen’in albümünü de gösteriyor ve albüm kapağında Sezen Aksu isminin de yazılmadığını sadece fotoğraf olduğunu hatırlatıyor ve şu sözlerle başlıyor çalışmasına
“İlhamın ziyareti çok iyi karşılanmalı
Hayatın akışında sana verilen bir hediye…”




