ASLANTAŞ VE GTO

Gebze Ticaret Odası, o eski şaşalı günlerinden şimdilik uzak ama üyelerinin yararına etkinliklerle faaliyetlerini sürdürmekte. Kim ne derse desin GTO Başkanlığı gibi bir göreve gelen insanın işi çok zor
olurdu. Nail Çiler gibi adının başına kurumun ismi eklenen bir başkandan sonra görev almak kuşkusuz zor bir iş. Hele hele bu göreve hazırlıksız, bir anda gelmek çok daha zor ve şaşırtıcı olsa gerek. Gebze Ticaret Odası Başkanlığı’na yönetim kararı ile getirilen Abdurrahman Aslantaş karakterli, işinde iyi, GTO’da başkanlık dönemi öncesinde de üstlendiği görevleri layıkıyla yerine getiren, dedikodu yapmayan,
uç açıklamaları ve eylemleri olmayan, fazla öne çıkmayıp hep ekibin bir parçası olarak görünen başarılı bir iş insanı. Aslantaş’ın GTO’su ile Nail Çiler’in GTO’su arasında yönetimsel olarak elbette fark olacaktı. Nail başkan GTO başkanıyken yeri geliyor bu kentte belediye başkanı, yeri geliyor OSB başkanı oluyordu.
Konu her ne olursa olsun ikili diyalogları veya oda çalışmalarında Gebze ve Bölge ismini her zaman ilk sıraya koyuyordu. En önemlisi odanın kurumsal kimliğini, hiyerarşik yapısını her zaman gözetir, kişisel algılara meydan vermezdi. Bu özellikleri Nail Çiler’i üçüncü dönemde da başkanlık koltuğuna oturtmuştu. Herkesin yeni başkan Abdurrahman Aslantaş’tan ikinci bir Nail Çiler olmasını beklemesi doğru olmaz. Onun da elbette kendi yöntemleri, kendi doğruları olduğu ve yönetim anlayışı olacağı unutulmamalı. Nitekim Nail Çiler’in de bu odadan içeri girdiğinde gökten zembille inmediği, bir dersane öğretmeni olduğu unutulmalı… Daha önce yazdım; Tekrar girmek gerekirse, bana göre Gebze Ticaret Odası’nın siyaset üstü bir kurum olduğunu herkesin bilmesi ve idrak etmesi lazım. Bunu da bu kurumun başkanı olan şahsın sağlaması lazım. Odanın eski başkanı da, yeni seçilen başkanı da, eski ve yeni yönetim kurulu üyeleri de, meclis üyeleri hatta tüm çalışanlarının da bunu bilmesi lazım. Ramazan Bayramı ve sonrasında oda içinde yaşananları biliyorum. Bu kürsünün iş insanları, oda üyeleri ve ekonomi sanayi anlamında
gerekenlerin konuşulacağı, çözüm önerilerin yapılacağı, meclis salonunu dolduran iş dünyası temsilcilerinin yararlanacakları bir kürsü olduğu unutuldu bu süreçte. Yaklaşan genel seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçimine endeksli bir seçim koordinasyon merkezi anlayışı ile davranıldı sonuçta
ortaya çıkan tablo ne GTO gibi bir kuruma yakıştı ne de şık oldu. Bu konuda oda dışında da olsa gerek sosyal medyada gerekse yerel basında yazılanlar bu güzide kurumun işlevine uymadı. Allahtan konu uzamadı ve gereken dersler çıkarıldı ve Gebze Ticaret Odası gerçek mecrasına yeniden girdi
diyebilirim. Abdurrahman Aslantaş, gerek Gebze içinden gerekse dışında GTO’yu temsil noktasında iyi
sinyaller veriyor. Etkinlikler de birbiri ardına başlatıldı, şu an için her şey iyi gidiyor diyebilirim. Bir de yönetim içindeki bazı isimlerin odanın kurumsal kimliğine sıkıntıya sokacak paylaşımlara son verirlerse çok daha iyi olacak gibi. Bu odanın bir başkanı var, diğerleri ya yönetim kurulunda görev yapıyor. Eğer bir yönetim kurulu üyesi oda faaliyetlerini kendine özel bir sosyal medya çalışması ile duyuruyor,
etkinlikleri grafik-tasarımlarla hesaplarında duyurma çabasına giriyorsa orada başka bir durum var demektir. Bu durumun da GTO’nun kurumsal kimliği ile kurum kültürü ile örtüştüğünü kimse söyleyemez…
Başkan Aslantaş, bir yandan odanın çalışmalarını üst seviyelere çıkartması gerekirken, bir yandan da bu tür hamlelerde dikkatli olmalı, gereken uyarıları gerekenlere yapması gerekiyor. Gebze Ticaret Odası’nın bu geçiş dönemini en iyi şekilde toparlayacağını ve 25 bine yaklaşan üyesine yakışır bir kurum haline geleceğine inancım tamdır. Önemli olan doğru hamleler, doğru yaklaşım ve doğru anlayıştır…
GTO’nun Gebze’de, Bölgede ve ülkemizde üstlendiği misyon ve bu bölge insanı için ortaya koyduğu faydadır… Gerisi bir şekilde hallolur zaten!