BU YARIŞA YAKIŞMAYAN HAREKETLER
28 Mayıs Pazar günü Cumhurbaşkanlığı’nın ilk turda seçilemeyen ismi için ikinci turda yeniden sandık başına gideceğiz. İlk turda en fazla oyu alan iki lider, Cumhur İttifakı Adayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Millet İttifakı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu bu kez salt çoğunluk için yarışta son etabı koşacaklar. Ortaya çıkan aritmetiğe baktığımızda halk kararını ilk seçimde vermişti; Ancak yaza gereği yüzde 50+1 olması gerektiğinden seçim 2.tura kaldı…
Seçime 4 gün kala sokakların nabzını tutan ve bir çok görüş alan biri olarak bu seçiminde de sonucunun şimdiden bilenmeyeceğini söylemek istiyorum. Yurt dışı oyları, seçim sandıklarında kararlı oyların son durumunu önceden kestirmek mümkün olmuyor. Ama ülkede araştırma şirketlerinin bile bir seçimde dibe vurdukları düşünülecek olursa bu seçim yarışının her zaman içerisinde birkaç sürprizi de barındırdığını unutmamak lazım.
Evet, milletçe Pazar günü yeniden seçime gidiyoruz. Kocaeli’de de, Gebze’de de tüm ülkede olduğu gibi son yıllarda rastlanmayan bir yarışın finali yaşanacak. Sandıktan kim çıkar, 29 Mayıs sabahı siyasi hayatını ve geleceğini kim yeniden gözden geçirir bilemeyiz ama çıkacak her sonucun başımızın üstünde yeri olacağı da muhakkak;
Seçime 4 gün kala, siyasi yarışta, oy çalışmalarında çirkinleşen bazı gelişmelerden de haberdar olmak gerekir. Seçimde destek için adaylar nerede bir avantaj varsa, nerede bir umut ışığı varsa kendi lehlerine kullanmak istiyorlar. Yeni yeni ittifaklar, destek arayışları, oy talepleri bu işin doğasında var zaten. Siyasetin dolambaç yollarına sapmadan yapılan seçim çalışmalarında göze çarpan ve yanlış olarak gördüğüm bir iki hususu belirtmek istiyorum…
Seçim çalışmaları yapan her iki ittifakın taraftarları, partilileri, her iki isme gönül verenleri bazı nahoş olaylara da sebebiyet vererek güzel giden bu atmosferi sıkıntıya sokmaktalar.
Nasıl ki; Gebze Kent meydanında stant açan ve konuşma yapmak isteyen millet ittifakının bu konuşmasına engellemek için müziği sonuna kadar açıp, hoparlörlerde yayın yapmak haliyle bu konuşmayı engellemek etik ve doğru bir yaklaşım değilse, İyi Parti Gebze İlçe Başkanlığı’nın bu günlerde sosyal medya hesaplarında paylaştığı çirkin bir fotoğraf da o denli doğru bir yaklaşım olmamıştır.
Burada kimse kusura bakmasın, iktidarı da temsil eden Cumhur İttifakı partileri ve onun paydaşları da böyle davranmayacak, muhalefeti temsil eden Millet İttifakı’nın temsilcileri de bu işi böyle yapmayacak…
Rakipleri yok saymayacaklar, saygı ve hoşgörüyü unutmayacaklar…
Gelelim meseleye;
Bilindiği gibi Ata İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan, adaylık şansı kalmayınca seçmenlerini ve oluşumunu iki adaydan birine yönlendirmek için bir çalışma yapmıştı. Oğan, Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan’la bir araya geldikten sonra kendisine desteğini kamuoyuna açıklamıştı. Buraya kadar her şey olağan ve olabilir gelişmeler. Ancak, İyi Parti Gebze ilçe Başkanlığı’nın sosyal medya hesabından yaptığı Sinan Oğan’ın 2012 yılında MHP milletvekili iken TBMM kürsüsünde yumruklu tacize uğradığı fotoğrafını yayınlayıp, bu resim üzerinden politika yapmanın izahı var mı acaba? Bu paylaşımda verilmek istenen mesaj ne? Şiddeti teşvik etmek mi desem, şiddeti övmek mi desem, çirkin siyaset mi desem…
Ne desem bilemedim. Meclis kürsüsünde çirkin bir harekete maruz kalan bu insan bugün ülkenin 3 Cumhurbaşkanı adayından biri. Yüzde 5,5 gibi bir oy almış bir isim. Bu paylaşımla yapılmak istenen, sırf bir başka adaya desteğini verdi diye Oğan’ı itibarsızlaştırmaya çalışmaktan başka nedir? Bunu şahıslar veya partilere gönül veren insanlar kendi aralarında yapabilir, birbirini kızdırmak için bu şekilde birbirine takılabilir. Ama bir siyası parti hem de resmi hesaplarında bu şekilde yayın yapmamalı. Bu paylaşım sonrası şahsımı arayan ve ismini vermeyen bir vatandaş, “…Biz de şimdi Meral hanımın geçmişteki söylenmemesi gereken, sıkıntı yaratacak söylemlerini mi arayıp bulup yayınlayalım” şeklinde serzenişte bulundu. Bu gibi olaylara mahal vermemek lazım. Temiz siyaset, temiz propaganda söylemini terk etmemek lazım. Bu tür bir paylaşım, temiz siyasete de, İyi Parti gibi ülkenin lokomotif bir partisine de yakışmamıştır…
28 Mayıs’a az bir zaman kaldı.
Her iki adayın partililerine, ittifaklarına hatta sempati duyan seçmenlerine lütfen biraz daha sağ duyu, biraz daha hoşgörü diyorum…
Pazar’a kadar biraz daha sağduyu, biraz daha anlayış…
Lütfen!