YENİ DÖNEM BAŞLADI

Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi, Türkiye’nin Yüzyılı hedefi ile iş başı yaptı ve ülkenin beklentilerine cevap verebilmek için kolları sıvadı. İlk olarak hükümet kabinesi yenilendi, bakanlar yerlerini diğer isimlere bıraktı. Sezim çalışmalarında olsun, Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi’nde olsun milletvekillerinin bakan olarak  görev  verilmeyeceği belirtilmiş, bakanlıklar listesi ona göre belirlenmişti…

Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamış olduğu bakanlar kurulu teknokrat isimlerden oluştu. Bir çoğu bu görevler öncesinde önemli şirketler ve kurumlarda üst düzey görevlerde bulunmuş, şirket yönetmiş isimler. Zaten bu sistemin amacı da bakanlıkları yöneten isimlerin, siyasi baskı içinde olmamaları, şirket CEO’su gibi bulunduğu bakanlığın daha iyi olması için çalışması değil mi?

Vaktiyle görüyorduk; Bir bakan bir açılışa geldiğinde yanında 20-30 partili, bir o kadar siyasi tam bir gövde gösterisi gibiydi. Bakan, il ve ilçe başkanını bırakın teşkilatların istekleri ve talepleri yüzünden iş yapamaz hale geliyordu. Şimdi bu sistemde Bakanın bir yere ne zaman gelip, ne zaman gittiğini sonradan öğreniyoruz. Bir Bakan kendi özel aracıyla hatta toplu taşıma ile bir yerden bir yere gidebiliyor. Kendi makam aracının direksiyonuna geçip aracı kullanabiliyor.

Şöför yok, koruma yok, ego hiç yok…

Bu manzara olması gereken tablolar ancak bizim görmeye alışık olmadığımız durumlar. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Yeni Türkiye’ sinde bu olaylar artık sıradan hadiseler oldu…

O yüzdendir ki halkımız 28 Mayıs’ta bu sisteme devam diyerek Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi’nin  önünü açmıştır…

Geçtiğimiz gün, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni kabineyi açıkladığı  programı canlı olarak takip ettim. Elbette benim herkes gibi benim de Bakan isimlerinde tahminlerim vardı. Örneğin Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ı tahmin etmiş hatta bu görevlendirme ile ilgili 31 Mayıs’ta  ‘Kacır. Sanayi Bakanı mı oluyor’ başlıklı bir de haber yapmıştım. Kacır’ın yanı sıra Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen Hakan Fidan ve Maliye Bakanlığı için seçilen Mehmet Şimşek isimleri de bir çokları gibi benim için de sürpriz olmadı diyebilirim. Şahsen açıklanan Bakanlar kurulu listesini iyi seçilmiş, işlerinin ehli isimlerden kurulu ve Türkiye’ye yeni yüzyıla taşıyacak bir icraat ekibi olduğunu düşünüyorum. Nitekim, Başkan Erdoğan Bakanlar kurulunu açıklamasından sonra iki kritik hamle yaptı bürokrasi anlamında. İlki yıllardır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü görevini sürdüren İbrahim Kalın’I MİT’in başına getirdi, diğeri ise  Gebze Teknik Üniversitesi’nin kurucu rektörü, Gebzelilerin gönlünde taht kurmuş ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. Haluk Görgün’ü Savunma Sanayii Başkanlığı gibi hayati bir kurumun dümenine oturtması.

Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı için göreve çağrılan eski Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz , Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı için yeniden Mehmet  Özhaseki ve Gençlik ve Spor Bakanlığı için yeniden Osman Aşkın Bak’ın  görev almaları bu kabinenin en büyük sürprizi bence.  Bu noktada Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın bakanlık görevlerine yeniden devam etmeleri sürpriz olarak değerlendirilemez. Herkesin bir kenarda unuttuğu, siyasi tarihin raflarına kaldırıldığı isimler olarak görülen Ak Partinin bu isimleri, Başkan Erdoğan tarafından yeniden göreve çağrıldılar. Demek ki, bu sistemde her isme, her bireye vakti geldiğinde, ihtiyaç duyulduğunda  görev verilebiliyormuş. Bunu bu listeye bakınca  bir kez daha anlamış olduk. koymuştur. Bu duruma ister vefa deyin, ister siyasette dün yoktur bugün vardır deyin gerektiğinde tekrar kapılar çalınabiliyormuş demek çok daha doğru bir tespit olacaktır.

Pazar gününden bu yana sorular bitip tükenmiyor…

Açıklanan bu listede Kocaeli’den neden  bir isim yok?

Her şey bitti bu kaldı çözülmesi gereken. Kocaeli’de yaşayan biri olarak olmasını elbette isterdim.  En azından Kocaeli Üniversitesi eski rektörü, Ak Partiden birinci sırada meclise giren, Prof.Dr. Sadettin Hülagü’nün sağlık bakanı olarak atanmasını beklerdim. Üstelik Cumhurbaşkanının başdanışmanı, özel doktoru olması hasebiyle. Nitekim bu talep bu listeyi yapan tarafından düşünülmemiş olacak ki kabul görmemiş.

Şimdi bakanımız yok, kabinede yokuz  diye bu partiye oy verenler küsüp darılsın mı? 

Başkan Erdoğan, son seçimde yüzde 4-5 oranında oy kaybı yaşamış, vekil sayısı 1 artarak 14 olmasına rağmen geçtiğimiz seçimlerde çıkardığı 7 vekil sayısının 1 vekil altına düşmüş bir Büyükşehire bakanlık verir mi?  Verse bu ne kadar adil ve hakkaniyetli olurdu? . Bu soru önceki gün İzmit’te basın toplantısı yapan yılların siyasetçisi, 16 yıldır bu ülkede TBMM’de görev almış, 2 bakanlık bir başbakan yardımcılığı yapmış Fikri Işık’a da sordu arkadaşlar. Kocaeli’ye bakanlık verilmemesini bir kayıp olarak görmediğini söylemiş duayen siyasetçi. Bence de öyle;  13 olan milletvekili sayısının bir vekil artmasına rağmen, 7 olan milletvekili sayısının buna rağmen bir azalmasına rağmen Kocaeli’ye bakan verilmesi ne kadar adil ve doğru olabilir acaba? Işık’ın dediği gibi, Ak Partililerin bu noktada  şapkayı önlerine koyup düşünmeleri lazım” Belli ki bazı noktalarda hatalar yapıldı, vatandaşta faturayı kesti. Tıpkı muhalefet partilerine yaptığı gibi. Bakın CHP lideri Kılıçdaroğlu , seçim mağlubiyeti sonrası tüm parti MYK üyelerinin istifalarını kabul etti. Sonrasında en doğrusunu mu yaptı? Bana göre yine  bildiğini okudu. Tanıdığım CHP’liler adeta isyan ediyor. Her ne kadar partisinden ihraç edildiyse de Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Mehmet Sevigen gibi kalbur üstü CHP’lilerin açıklamaları da kamuoyunda takip ediliyor. Tepkiler şimdilerde alt perdeden olsa da, seslerin artacağı, ses tonlarının yükseleceği muhakkak. Sonbaharda kurultay kaçınılmaz gibi görünüyor. Seçimde aday yapılmayan, tartışılan  isimlerin PM’de yer almaları, CHP’nin tıpkı seçim öncesi Millet İttifakında yer alan irili ufaklı partilere milletvekili dağıtması gibi değerlendiriliyor. Mavi boncuk verip gönül alma. Bakalım bu yöntem ne kadar işe yarayacak? 14 Mayıs seçimlerinde akabinde 28 Mayıs’ta umduğunu bulamayan bir diğer muhalefet partisi  İyi Parti de de durum pek parlak gözükmüyor. Genel Başkan Akşener’i istifaya davet edenler şimdilik tweet atmayla yetinirken, 24-25 Haziranda yapılacak olan kurultayda başkan adayı çıkıp çıkmayacağı da henüz belli değil. 

Sonuç olarak Türkiye’de yeni bakanlar kurulu ile ortaya çıkan Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi’nde bundan böyle yeni kabinenin icraatlerini ve vatandaşın sorunlarının ne kadarına ulaşıp ulaşamadıklarına bakacağız. Tıpkı Başkan Erdoğan gibi, bizler de bu isimlere kendi bünyemizde karne tutacağız, not vereceğiz…

Türkiye’nin Yüzyılı sözde mi kalacak, hizmet ve icraatlerle mi desteklenecek!

Bunu hep birlikte yakından takip edecek, muhasebeyi milletle birlikte yapacağız…

Haydı hayırlısı!