İSİMLER Mİ ÖNEMLİ SİSTEM Mİ?

Gebzespor’da BAL liginden kurtulmak için Başkan Resul Tat ve ekibinin genel kurulda sarf ettiği  ‘Yarım Kalan Hikaye’ yi takip etmeye başladık…

Bu hikaye bu sezon tamamlanır mı? Üzerine başka hikayeler mi eklenir bilemem. Ama bildiğim tek bir şey var, Gebzespor gibi bu ligden kurtulmak isteyen ne takımların bizimle aynı kaderi defalardır yaşadıklarıdır…

BAL, gerek oynatılma amacı, gerek statüsü gerekse de içerik olarak Türk futboluna zerre kadar katkısı olmayacak bir lig. Bu geride kalan onlarca sezonda acı tecrübelerle anlaşıldı. Siz hiç BAL liginde oynayıp da üst düzey takımlara sıçrama yapan ya da milli takımlara yükselen oyuncu gördünüz, duydunuz mu?

BAL denilen bu mendebur oluşum, artık futbol hayatlarını tamamlamak üzere olan, hiçbir takımla üst düzey mukavele yapamamış, futboldan pek bir beklentisi kalmamış tekavütlerin cirit attığı bir mecra haline gelmiş…

BAL, çoğunlukla kulüp başkanlarının veya şehrin üç beş kalbur üstü isminin reklam aracı, o isimlerin  elinde oyuncak olmuş bir yapı durumuna gelmiş son yıllarda.

Bu lig TFF tarafından iyi düşünülmeden, amaçları ve hedefleri belirlenmeden, sırf her takımı lig ortamında futbol oynatmak için uygulanan ligden daha ziyade bir futbol etkinliğine dönüştürülmüş maalesef.

Hal böyle iken, Gebzespor gibi kent takımları, taraftarı ve mazisi olan bir ekolun temsilcileri çıksın çıkabilirse bu bok çukurundan…

Çıkamaz!

Bugünlerde Gebzespor’a baktığımda bir kan değişikliğinden ziyade hava değişikliği enjekte edilmekte sanki…

Transferler, teknik kadro bir anda değişikliklerle öne çıkıyor. Sanki bugün kurulmuş, yarışa bugün başlamış gibi.

Özgür Vurur gibi bir isim göreve getirildi sanki José Mourinho

 Gebzespor’a getirildi…

Eski alışkanlıklar aynen devam; Sani bu adam Gebzespor’u bulunduğu bu yerden alıp şahlandıracak, lig atlatacak gibi bir hava estiriliyor.Gebzespor’da sürekli yapılan, bundan da ders çıkarılmayan köhne bir alışkanlık bu…

İsimlerin peşinden gitme alışkanlığı. Her ne kadar Özgür Vurur’la 2018 yılında 5 yıllık bir aradan sonra bir 3.Lig gördüysek de, sonrasında olanlar bu işte isimlerin nasıl elastiki olduklarını, kulüplerin hep o isimlerden önde geldiklerini acı bir şekilde ortaya koymuştur…

İsimleri yükseltmeyi, yüceltmeyi ya da parlatmayı ne çok seviyoruz biz ülkece!

O sene Özgür Vurur lig devam ederken bir maç sonrası taraftarla yaşadığı polemik ve kavga sebebi ile apar topar takımdan ayrılma yani takımını yarı yolda bırakmadı mı? O taraftarın gözbebeği ve toz konduramadığı teknik direktör yine taraftarların tepkisi ile yolu yarıda bırakmadı mı?

Evet bıraktı. VE o sezon sonunda Gebzespor’da ligi 16.sırada bitirerek  geldiği yere yani şimdi oynadığı BAL ligine geri döndü.

Diyeceğim şu;

Gebzespor’da isimlerin değil de yapılacak olanların, kulübü bu ligden üst lige çıkaracak sistemin önemli olması gerekiyor. Teknik adamları ya da oyuncuları yüceltip başımızın üzerine çıkarınca neleri kaybettiğimiz geçmişe dönüm baktığımızda ortaya çıkmakta.

Kral…  Efsane… İmparator…

Başımıza ne geldiyse bu yakıştırmalardan geldi. Bu payelerin bize günü kurtarmaktan başka bir şey vermediği ortada. O halde gelin hiç değilse bu sezon isimlerin egemen olacağı bir sezonu ağzımıza almayalım. Bu isimlerin Gebzespor’a hizmet için burada bulunan isimler olduğunu, bu iş için para aldıklarını  hem kendilerine hem de taraftarlara gösterelim…

Tam anlamıyla bir hocaydı Mehmet Şansal!

Aklıma geldi;Kendisine saygıyla anıyorum tekrar. “Benim için bir oyuncunun değeri  son maçında ortaya koyduğu performansıdır” derdi  Şansal hoca. Bunu sadece söylemezdi maç kadrosunu astığı listenin hemen üzerine bantlardı üstelik.

Bana göre de bir oyuncunun, hatta bir takımın başarısı son maçta ya da son yer aldığı ligde ortaya koyduğu performansıdır. Eskiden şöyle oynamış, böyle gol atmış, uçanı kaçanı gol yapmış ama takım hala BAL’da ne önemi var?

Gebzespor’un geçmişe takılıp kalmaması gerektiğini herkesin idrak etmesi gerek.

Geçmişte yaşananlar bize sadece gelecek için ışık vermeli. Kendimizi çek edecek fırsatlar  ortaya koymalı. BU formanın ve armanın büyüklüğünü hatırlatmalı…

Yoksa geçmişte iyi olmak, çok iyi olmak şimdiye ne kazandırıyor ki?

Şimdi neredeyiz bu önemli!

Şu BAL illetinden kurtulacak mıyız? Bu önemli…

Geçmişe mazi, bu ligden kurtulamayana gazi diyorlar ne yazık ki?