PUTLASTIRILAN ÇOCUKLAR…
Peygamber efendimiz s.a.v. efendimizin bir sözü vardır. Çok da hoşuma gider. ‘Benim yaşamımda, ölümümde yalnız Allah içindir.’ Peki bizim böyle mi acaba? Neyi niçin yaptığımızın farkında mıyız?
Bu hafta çocuklarımız için yaptıklarımız ya da yapamadıklarımız, esasında ne yaptığımızın zaman zaman belki farkında olmadığımız, yanlış ve doğrulardan, belki de doğru bildiğimiz yanlışlardan bahsetmek istiyorum.
Her hamilelik çok güzel hayallerle geçer. Tabiri caizse tozpembedir her hali, evet zordur ama rengi pembedir.
Ahlaklı, güvenilir, çalıskan ve azimli bireyler yetiştirmek ister her anne baba. Lakin öyle bir toplumda yaşıyoruz ki popüler kültüre ayak uyduramayan genç kendini dışlanmış hissedebiliyor. Peki bu nokta da sorumlular kim sizce. Başımızı iki elimizin arasına alıp düşünmek gerek…
Varlıkta da yoklukta da her istediği anında yapılan çocuklar… Arkadaşları arasında aman mahcup olmasın diye husisi marka elbiseler giyen çocuklar… Eve gelecek misafirden, izlenecek sinemaya, gidilecek yerlere kadar çocuğun isteğine göre ayarlanan hayatlar…
Evet ne yaptıksa çocuğa göre ayarladık. Gidilecek yer belli, alışveriş merkezleri, eve misafir olmaz şimdi, okul var ders var sonra sınavlarda ne yapar çocuklarımız. Okulda zaten çok yoruluyorlardı ne gerek vardı dini egitimlere, çok üstlerine gitmemek gerekirdi…
Ne de olsa herşey onların iyiliği içindi. Ama itiraf edemedi çoğu kimse, amaçlarının çocuklarının büyüyünce iyi bir hayat yaşayıp maddi bakımdan iyi bir yerlere gelmesinin tek amacı olduğunu… Bir de elalem ne derdi. İllaki doktor , mühendis, mimar falan olmalıydı şöyle en havalısından…
Kendini kandırıyordu anne babalar. Yasamımda ölümümde Allah içindir diyen oydu. Ne yazık ki sözde kalıyordu. O bir okusun doktor olsundu hele, gerisi sonra gelirdi.
Aslında unutmuştuk biz, unutturuluyordu bize… Neyi mi? Düşünmeyi, doğru ile yanlışı ayırt etmeyi…Ama tabi çalışmamız lazımdı bizim, para kazanmamız gerekiyordu. Sabah sekizden akşam sekizlere kadar…
Kendimizi dahi bulamaz olmuştuk ki çocuklara yetişmek işin en zoruydu. Hafta sonu alışveriş merkezine götürünce e birde güzel kıyafetler giydirince annelik tamamdı.
Oysa bebekken yüzüne bakar acaba büyüyünce alim bir zat olabilir mi diye iç geçirirdik.
Ama en güzel oyuncak ve giysileri almak için gidilen alışveriş merkezlerinin camlarında yazmıyordu Allah’ın kelamı…
O’nu mutlu olsundu yeterdi hiç sıkıntıya gelmesindi. Peki ne öğrettik ahlak adına;sabrı mı? Allah için vermeyi mi? İktisadi etmeyi mi? Akraba ziyaretlerini mi, Kur’an okumayı mı?
Bunlar iş sonrası alışveriş merkezlerinde değil. Evin içinde ve insanların içinde öğrenilirdi. Sosyal ortamdı yaşamın sırrı…
İnsandı insana yine yoldaş…
Dostlar evlat başka bişey en güzel duygu Rabbimizin bahşettiği, yalnız ne onları putlaştıralım ne parayı ne de kariyerlerimizi.
Hayatı birlikte olması gerektiği gibi dosdoğru yaşarsak inanın herşey yoluna girecek. Popülarite den uzak, ekran kirliliğinden uzak…Olmasa da olmuyordur. Yeri geldi peygamberler dahi evlatlarının yüregine dokunamadı.
Rabbim ne bizleri onlarla ne de onları bizlerle imtihan etmesin. Hepimizi örnek şahsiyetler yapsın Aminn…