130 binin üzerinde canımızı kaybettik


Kocaeli Müteahhitler Birliği Başkanı Oğuzhan Keleş, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 24.’cü yıl dönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı.


130 binin üzerinde canımızı kaybettik

“Ülkemiz ve şehrimiz fay hattı üzerinde bulunan ve her zaman depremle karşılaşma riskinin büyük olduğu bir ülkedir” diyen Başkan Keleş, “Bu zamana kadar depremlerde 130 binin üzerinde canımızı kaybettik. Son 6 Şubat depremi hepimize depremin yıkıcı sonuçlarını bir kez daha hatırlattı ve yaşattı. Daha fazla depremlerde can ve mal kaybetmemek ve acı sonuçları değiştirmek için bütün gücümüz ile mücadele edip sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz”. İfadelerine yer verdi.

99 DEPREMİNİN ACILARINI HALA YAŞIYORUZ

1999 Depreminde yaşanılan büyük yıkımlar sonucunda binlerce canı kaybettiklerini,  24 yıl önce yaşanan bu büyük yıkımdaki acılarımızı hala unutmadıklarını belirten Keleş, “Ülkemizde farklı bölgelerde yaşanan depremler başta olmak üzere sel, yangın gibi afetler ile bir kez daha kentsel dönüşümün önemini ortaya koyacak acı hadiseler yaşadık. Bir daha böyle acılar ve yıkımlar yaşamamak için el birliği ile çalışıp depreme hazırlıklı bir ülke haline gelmeliyiz. En önemli önceliğimiz Kentsel Dönüşüm çalışmaları ve Yapı Stoğunun direncini artırılması olmalıdır. Kentsel Dönüşümde en temel hedef her şeyden önce insanımızın can ve mal güvenliğini sağlamak ve bir daha ağır acılar yaşamamak.Şehrimizde ve ülkemizde depremin doğuracağı olumsuz sonuçları hep birlikte kabul etmek ve bu olumsuz sonuçları en aza indirmek için hep birlikte mücadele eden bir çalışmaya ihtiyacımız var.” dedi.

DEPREMLERDEN DERS ALMALIYIZ

Başkan Keleş 6 Şubat’ta ülkemizde yaşanan binlerce can kaybettiğimiz ve büyük yıkımların yaşandığı 6 Şubat depremi ile ilgili “Ülkemizde yaşanan 6 Şubat depremi bizlere unutulmayacak bir acı ve büyük bir yıkım bıraktı. Etkileri yıllarca devam edecek olan bu büyük yıkım tüm yurdumuzu etkileyen bir deprem oldu. Depremde binlerce canımızı kaybettik. 24 yıl önce Marmara depremine yaşadığımız acıyı 24 yıl sonra tekrar bütün ülke hissettik ve yaşadık. Bu büyük depremde Kentsel Dönüşümün ve Yapı Stoğu Güvenliğinin önemini bir kez daha anlamış olduk. Yaşanan 6 Şubat depremi bizlere ders olmalı ve en hızlı sürede depreme hazırlıklı bir ülke haline gelmeliyiz” dedi.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM YASASI” GÜNCELLENMELİ

Türkiye’nin en öncelikli gündemi “6306 sayılı 2012 yılında çıkan Kentsel Dönüşüm Yasamızın idari ve kanuni düzenlemeler yapılarak güncellenmesi, sürecin önünü tıkayan ve yavaşlatan unsurların bertaraf edilmesi ve finans yapısının oluşturulması”  olduğunu söyleyen KMB Başkanı Oğuzhan Keleş, “Yerel yönetimlerin Kentsel Dönüşüm çalışmalarına pek sıcak bakmamalarının sebebi mevcut Kentsel Dönüşüm Yasamızda vatandaş ile karşı karşıya gelebilecek sorunlarla seçim kaybetme riski ve politik kaygılar olmasıdır. Yerel yönetimlerin bu sorunlarla karşılaşmasının en aza indirilmesi için Kentsel Dönüşüm Yasamızın güncellenerek operasyonel olarak işin en merkezinde yerel yönetimler bulunmalıdır. Türkiye’de imar ve deprem yönetmelikleri statik hesap olarak 1975- 1997-2007 ve 2019 yıllarında 4 kez revize edilmiştir. 2019 yönetmeliği geçerli olmuştur. 1997 yılı öncesi yapı stoğumuzun tamamına yakını riskli yapı olarak değerlendirilmeli performans değerlendirmesi yapılan binalarımız riskli yapı sınıfında çıkarılmalıdır. Orta ve az hasarlı binalarımız için verilen güçlendirme kredilerinin miktarı günün maliyet koşullarına göre yükseltilmeli.

TOPRAKLARIMIZIN % 66’SI DEPREM RİSKİ ALTINDA

Bugün Deprem öncesi yapılan hazırlık ve zarar azaltma çalışmaları arttıkça deprem sonrası faaliyetlere duyulan ihtiyaç ve ayrılan kaynak miktarı azalacaktır. Ülkemizde ve şehrimizde Yapı Stoğu güvenliğinin dönüşümü bütün aktörlerin merkezi yönetim, yerel yönetim, vatandaş , özel sektörün ve basın sektörümüzün birlikte hareket etmesi ile kısa zamanda sağlanabilir. Ülkemizde 6 -7 milyona yakın yapının dönüşümü için büyük bir kaynak gerekmektedir. Mülk sahiplerinin dönüşüm sonrası yenilenen evlerinin emlak değerlerinin 4-5 katı artacak bir değere sahip olacağını unutmamalıdır. Sadece devlet kaynakları ile değil mülk sahibinin de kendi kaynaklarını harekete geçirmesi gerekir. Kent merkezlerinde bulunan yapılarımızın zemin raporlarının ve bina deprem dayanımı değerlendirmesi yapılıp mevcut katı ve emsali ne ise aynı emsal ve kat verilerek yapıların dönüşümüne teşvik edilmeli. Dönüşüme teşvik edilmesi için yeni finansman modelleri oluşturulmalı hak sahiplerine cazip kredi temin edilmesi ile bakanlığa kaynak sağlanmasında yeni finansal modeller oluşturulmalı.

DEPREM FONU OLUŞTURULMALI

Mülk sahibine kentsel dönüşüme teşvik amacı ile verilen faiz desteği oranı ile kredi miktarının artırılması ve geri ödeme vadesi konusunda destek sağlanmalıdır. Deprem risk ve zararlarının azaltılmasında kamunun finansman ihtiyacını sağlamak için gerekli mevzuat hazırlanarak deprem fonu oluşturulmalı. Merkezi yönetim bütçesinden ve müftelif işlemlere konulacak vergilerde kaynak aktarılarak deprem risklerine deprem başta olmak üzere afet finansmanı sağlanmalı Deprem riski yüksek bölgelerdeki Belediyelerin bütçesinin %10 u kentsel dönüşüme ayrılmalı ayrıca belediyelerin emlak vergisi gelirlerinden belirli bir oranda pay ayrılması için düzenlemeler yapılmalı. Deprem riski taşıyan ekonomik durumu olmayan evini yenilemek isteyen vatandaşlarımıza bu fondan destek sağlanarak ücretsiz evi yenilenmeli ömür boyu ücretsiz kullanım hakkı tanınmalı vefatından sonra varislerine ücreti mukabilinde öncelikli alım hakkı verilmeli. Yüksek kira fiyatlarından dolayı vatandaşa teşvik amaçlı Belediyelerin oluşturduğu kentsel dönüşüm bütçesinden finansal destek sağlanarak rezerv alanda yapılan binalarda evini yenilemek isteyen vatandaşlarımız geçici ücretsiz konaklama (2yıl) kalma imkanı sağlanarak kentsel dönüşüme teşvik edilmeli. Kırsal alanda bulunan yapıların dönüşümü için finansal desteğin yanı sıra mimari proje, elektrik, tesisat vb. gibi destek sağlanmalı kırsalda da kentsel dönüşüm seferberliği başlatılmalı.