EVLİYA ÇELEBİ SEYAHATNAME’SİNDE DARICA
Kiymetli okuyucularım bu yazımızda sizlere Darıca geçmişi ile ilgili özellikle Evliya Çelebi Seyahatname’sinde Darıca hakkında bahsetmeye çalışıcam…
Darıca, ismini sahilden 200 m. Kuzeyde bulunan, günümüzde bir burcu ayakta kalan Darıca Kalesinden alır.
Bizanslılar döneminde dışarıdan gelebilecek taarruzlara karşı bir tevkif kalesi olarak kullanılan kalenin tarihteki en eski adı “TARARİON” olarak bilinmektedir. Bu kaleden daha sonraları “TORİCİON” olarak bahsedilir. Bizans döneminde antik dönem “BİTHYNİESİNE” özel önem verilirmiş. Bu dönemde şehir ve kiliseler bir yol örgütüyle birbirine bağlanmıştır; önem derecesine göre sıralanan kent ve kiliseler yol örgütü listesinde Darıca; “KALOS AGROS” ismiyle anılır. Danca’nın (1329) Pelekonon savaşıyla Türklerin eline geçmesinden Cumhuriyet dönemine kadar geçen sürede burada oturan yerli Rumlarca Darıca, “ARECU” ismiyle anılmıştır.
Evliya Çelebi seyahatnamesinde Darıca
İstanbul’dan seksen mil uzaklıktadır. Deniz kenarında yalçın kaya üzerinde kare şeklinde, çok büyük ve sağlam şekilde bina edilmiş, taştan çetin bir kaledir. Limana nâzır bir kapısı vardır. Askeri yoktur. Fakat içinde yirmi kadarı örtülü hane vardır. Bir cami olup çarşısı, pazarı, hamamı yoktur. Konstantin oğlu Acem diyarında (Dârâşâ)’yı mağlup ederek Dârâ evladlarını burada bir mağara içinde ruhban habsine verdi. Sonra bu kaleyi bina ederek “Dârâ” koydu ki Dârâ oğulları demektir. Hicri 827 tarihinde Çelebi Sultan Mehmed Han burayı feth etmiştir. Hâkimi Kireçcibaşı’dır. Vakıflar subaşılıkdır. Gebze Kazası’nın nahiyesidir. Aşağı varaşı üç yüz kadar kiremitli hane olup bir camii, bir hanı, hamamı, küçük bir çarşısı vardır. Gayet güzel bir liman olduğundan Gebze şehrinin İskelesidir. Gebze Darıca’nın kuzeyinde dağlar üzerinde bir saat kadar mesafede Bağdad ve Erzurum yolu üzerindedir.