GÜL MÜ,DİKEN Mİ?

Bir gece halkın yanık bağrından çıkan ah ateşinin, Bağdat’ın yarısını küle çevirdiğini duydum. O anda adamın biri ellerini havaya kaldırıp Allah’a şöy­le dua etmiş;
“Çok şükür, bu yangın dükkanıma zarar vermedi.” Yoldan geçen bir ulu kişi, adamın niyazını işitince onu uyarmak istemiş;
“Ey bilgisiz adam, sen yalnız kendini mi düşünürsün! Koca şehrin yansı yanıp küle dönmüş, sense dükkânının kurtulduğuna seviniyorsun, öyle mi! İnsanların açlıktan ka­rınlarına taş bağladığını gören birisi, taş yürekli değilse, ağzına bir lokma ata­maz. Yoksulların açlıktan kan tükürdüğünü gören bir zengin, ağzındaki lok­mayı ne yüzle çiğner! Hasta sahibi sağlıklıdır diye düşünme, çünkü hastasının derdiyle kıvranmaktadır, Merhametli yolcular konak yerlerine vardıklarında, geride kalan dostları gelmedikçe uyumazlar. Diken taşıyan kişinin eşeği çamu­ra saplandığı zaman padişahların gönlü bundan muzdarip olur.”

Mutlu olmak isteyen irfan sahibi kimseye Sadi’nin şu sözü yetişir. Dinler­sen sana da öğüt vereyim;

“Diken ekersen, gül biçemezsin,’

(Bostan ve Gülistan’dan alıntı)

……

“Ben” diye bir canavar büyüyor gün gün… Kişisel gelişimi, bencillik olarak algılamak gibi bir durum normalleşiyor hızla. İman ettiğimiz dinin sınırları dışında,yeni(!)/esnek(!)/modern(!),ılımlı(!)… Adına ne derseniz deyin,ben “böyle de olur dini” diyorum. Oysa iman ettiğimiz zaman helâl/haram ya da güzel olan herkes için aynıdır. Sana da helâl,bana da! Sana da haram bana da! Ben canavarı büyüdükçe yüreklerden,hayatlardan bir hadisin izleri siliniyor âdeta:

“Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi, din kardeşi için de arzu edip istemedikçe, gerçek anlamda iman etmiş olmaz.” (Buhârî, Îmân 7; Müslim, Îmân 71-72. Ayrıca bk. Tirmizî, Kıyâmet 59; Nesâî, Îmân 19, 33; İbn Mâce, Mukaddime 9)

Bostan ve Gülistan’dan hatırladığımız bu hikâye durumu çok güzel özetliyor. Bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılık diye bir anlayış çöreklenmiş durumda Müslüman Türk toplumumuza! Ne kadar da bize yakışmıyor, ne kadar da eğreti duruyor değil mi?

Benim çocuğum hata yapmadıysa sorun değil!

Benim evimde eksik yoksa gerisi dert değil!

Ekonomik kriz mi var, bizim kiler dolu!

Var ki paramız harcıyoruz!

Bu vatan bizim, mültecilerden bize ne!

Evlendim evim ayrı, ebeveynime hesap verip onları sürekli düşünecek değilim!

Benim bedenim, günahımdan sana ne!

Dünya yansın,bir sap samanım yanmadı çok şükür!

….

İnsan denilen eşref-i mahlukata yaraşır sözler değil bunlar elbette. “Nerede bir acı varsa oralı olur yüreğim” diyor şair. Acıya,sıkıntıya,hüzne ortak olmayacaksa insan, iyi gün dostu değil de nedir çevresindekiler? Aslına bakarsanız iyi güne de dostluk edecek takati kalmamış gibi insanların… Takdiri,teşekkürü, desteği vermekten mutluluğa ortak olmaktan dahi kaçar durumda olmak, insanlık ekseninden çıkmak demektir. Peki nasıl bu hâle geldik ve nasıl daha iyi bir hâle geleceğiz?

Bize bir nazar oldu Cumamız Pazar oldu
Ne olduysa hep bize,
azar azar oldu…(A.N.Asya)

Şairin dediği gibi azar azar oldu.Baraj kapağından küçük sızıntılarla başladı önce. “Aman ondan ne olur ki!” dediğimiz herşey sonraları pişmanlık sebebi oldu.Ve artık baraj kapakları kalktı,kapatmak mümkün değil…Su delice akarken önüne geleni katıp götürüyor.Çözüme odaklanmak elzem…

Sadece kendimizi düşünerek yaşamak ne kadar mutlu edebilir ki bizi? Mutluluk ve huzur tek kişilik mi? Dünya Müslümanları kana bulanmışken, yürek sızlamıyor mu hiç? Kalbini kırdığımız birileri varken etrafımızda, cennet hayali kurmak ne kadar gerçekçi olabilir?

Zihnimi zapteden sorular, kalbimi inciten tavırlar, insanlık kabına sığmayan her durum hayıflanma sebebi değil! Kendine gelme vesilesi! Kendi ile uğraşanın başkasını görecek vakti olmaz buyuruyor Hz.Ali…
Ama yanlış anlaşılmış sanki; kusursuz görüntü için kendini deneme tahtasına çevirerek estetik kurbanı olanları görüyoruz.Huyu ve ahlâkı için de bu kadar dertlense insanoğlu? Ahlâka estetik yok! Müdahale ile doğrulmaz huylar… Kulun kendini farketmesi ve iyiye talip olması ile başlar iyilik yolculuğu.

Allah hepimizi iyiyi aramanın ötesinde, iyinin ta kendisi olmak için çabalayan salih kullardan eylesin inşallah.
Baki hürmet ve dua ile kıymetli dostlar…