Çocuğum neden öfkeli?
Öfke, can acıtıcı ve hem kendi ruhumuzu hem de karşımızdakini yıpratan bir duygu durumu…
Öfke nöbetleri günümüzde malesef ki büyük küçük demeden artmış durumda.
Peki neden bu hırçınlığımız, katlanamayışlarımız, sabırsızlıklarımız..?
Bu hafta çocuklardaki öfke nedenleri ve çözümlerinden bahsetmek istiyorum sizlere.
Öfke akılda olan fakat söylenemeyenlerin, engellenmişliklerin, hayır diyemediklerimizin ya da tam aksine hayırların bir dışa yansıması aslında.
Gelelim çocuklardaki nedenlerine:
Okul öncesi dönemde çocuk en fazla engellendiği zaman öfkelenir ki çocuğun en önemli işi oyundur. Onun oyununu ve bireysel ihtiyaçlarını zamansız bir durumda elinden alırsanız size oldukça tepki gösterecektir. Heleki bu 2.5-4 yaş arasındaki ilk ergenlik döneminde olursa vay halinize.
Diğer bir sebep öğrenmedir. Anne babadan ya da çevreden görülen davranış kalıpları, bazı ufak olaylara aşırı bir öfkeyle karşılık vermek, biz de olduğu gibi çocuklarda da bu durumu normalleştirecektir.
Özellikle sosyal medya ve bazı internet oyunları son zamanlarda bu konuda oldukça etkili.
Önemli faktörlerden biri de malesef ki iletişimsizlik. Burada iletişimsizlik, öfke nöbetlerinin en büyük abisidir diyebilirim. Söylenmek istenen fakat bir türlü dile getirilemeyen belki bir baskı, belki şiddet, sevgisizlik ya da ihmal edilmişlik….
Çoğaltilabilinir bu saydıklarım. Benim asıl tehlikeli gördüğüm ve kalıcı öfke sendromlarıdır bunlar. Arada bir patlar ufacık birşeyden ve siz neden bu kadar tepki verdiğini anlayamassınız.
Başka bir sebepse son zamanlarda büyüklerle birlikte çocuklarda da artan sabırsızlık, tahammülsüzlük ve bencillikle birlikte hoş görme yetisinin azalması. Biraz önce de dediğimiz gibi büyüklerde oluşan davranış kalıplarını malesef küçük ruhlara empoze ediyoruz. Tabi ki bunda ne olursa olsun yeterki çocugum rahat etsin, ben görmedim o görsün, aman ha sakın üzülmesin gibi kendimize kodladığımız düşünceler de etkili.
Öfke esasında çok doğal bir duygu vücudun savunma mekanızması, önemli olan kontrollü bir öfke.
Büyüklerde bu kontrol belki bir süre bekleyip sonra sakinleşince konuşmak, peygamber efendimizin tavsiyesi üzerine su ile temas etmek ya da sorunların birikmesine zemin hazırlamadan zamanında iç dengemizi sağlamakta gizli.
Çocuklarda biraz farklı tabi, onlar bizim gibi ‘az öfkem dinsin sonra konuşurum’ gibi düşünceler geçirmezler zihinlerinden.
En başta onların kendilerini ifade etmelerine fırsat verelim,heleki öfkeye öfkeyle karşılık vermek büyük yanlışlardan. Helal olan dairede önlerine engeller koymayalım. En başta da örnek olalım sakinliğimizle, anlayış ve hoşgörümüzle.
Sosyal medyada öfke dolu, argo konuşmaları olan oyunların yerine farklı altarnatifler sunalım yavrularımıza.
En önemlisi de sevildiklerini, değer gördüklerini hissetirelim onlara. Gizlemeye gerek duymadan onaylayalım duygularını ki kalpleri hüzünle, öfkeyle dolmasın.Yavrularımız için, bizim için, insanlık için…
Muhabbetle dostlar…