TİSK’den ‘Daha Güçlü Bir Gelecek’ zirvesi


 Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK)  ev sahipliğinde gerçekleşen ‘Birlikte Daha Güçlü Bir Gelecek Zirvesi’ yapıldı.


TİSK’den ‘Daha Güçlü Bir Gelecek’ zirvesi

Zirveye, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı  Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı  M. Fatih Kacır, Türkiye’nin önde gelen kurum ve kuruluşları ile iş dünyasının önde gelen temsilcileri katıldı. Zirvenin  açılış konuşmaları Cumhurbaşkanı Yardımcısı  Cevdet Yılmaz ile TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol yaptı.

SEKTÖREL GELİŞMELER MASAYA YATIRILDI

‘Birlikte Daha Güçlü Bir Gelecek Zirvesi’nde, iş dünyası temsilcileriyle, sanayi ve teknolojideki geleceği şekillendirecek konular ele alındı, sorula cevaplandırıldı. Sektörel gelişmeler, mevcut durum analizleri ve Türkiye’nin yeni yüzyılındaki planlarımızı konuşmak üzere ÇEİS Yönetim Kurulu  Başkan Vekili ve Aşkale Çimento İcra Kurulu Başkanı Fatih Yücelik, İEİS Yönetim Kurulu  ve Abdi İbrahim İlaç Yönekim Kurulu Başkanı Nezih Barut, İNTES  ve Kolin İnşaat Yönetim Kurulu  Başkanı Celal Koloğlu, Kale Oto Radyatör Başkan Yardımcısı Celal Kaya ile TTSİS YK Üyesi ve YÜNSA YK Başkanı  Mustafa Sürmegöz sektördeki değerlendirmelerini aktardılar.

ORTA VADEDE AFETİN YARALARINI SARACAĞIZ

TİSK’den ‘Daha Güçlü Bir Gelecek’ zirvesi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz yaptığı konuşmasında  yatırım, istihdam ve büyüme vurgusu yaparken, 2026’da enflasyonda  tek haneli rakamları hedeflediklerini söyledi. Seçim süreciyle birlikte Türkiye’de 5 yıllık bir süre için siyasi belirsizliklerin ortadan kalktığını, politika dokümanlarıyla da politika belirsizliklerinin ortadan kalktığını vurgulayan Yılmaz, “Birincisi afetlerin yaralarını sarmak ve ülkemizi yeni afet riskine karşı hazırlamak. İkincisi fiyat istikrarını sağlamak, makro ekonomik istikrarı sağlamak, yeniden tek haneli rakamlara dönmek enflasyonda. Üçüncüsü bunları yaparken büyümeyi, istihdamı devam ettirmek, resesyona, durgunluğa girmeden bunları başarmak. Dördüncüsü de bütün bunları insan için yaptığımıza göre bütün bu süreçlerde sosyal refahı gözetmek, korumak, dengeli bir şekilde bu süreci yönetmek. Dolayısıyla bu dört temel öncelikli hareket edeceğiz. Bu yıl bütçemizde 762 milyar lira afetin yaralarını sarmak için kaynak ayırdık. Gelecek yıl 1 trilyon 28 milyar lira bir kaynak ayırdık. Orta vadede 3 trilyonun üzerinde sadece merkezi yönetim bütçemizden afetin yaralarını sarmak için harcama yapacağız. Bunun bir kısmı yatırım niteliğinde harcama. Afet risklerini azaltıcı harcamalar planladık. Cumhurbaşkanlığı kararıyla yeni bir kentsel dönüşüm başkanlığı oluşturduk. Meclisimizde de çok önemli bir kanun var. Komisyonda görüşüldü, yakın bir tarihte genel kurulda da görüşülüp, kabul edileceğine inanıyorum. Kentsel dönüşüm kanunu. Orada da kentsel dönüşüm süreçlerini çok hızlandırıcı çok daha etkili hale getiren bir içerik söz konusu” diye konuştu.

2026’DA TEK HANELİ RAKAMLARI HEDEFLİYORUZ

Depreme rağmen mali disiplini bırakmadıklarına dikkat çeken Yılmaz, “Bu yıl ve gelecek yıl bir miktar bütçe açığının milli gelire oranı yüksek. 6.4 civarında. Ancak bu büyük oranda depremin tek seferlik ve yatırım nitelikli harcamalarından kaynaklanıyor. Bunlar yapısal olarak bütçeyi bozmayan harcamalardır. Birkaç yıl sonra özellikle 2025’ten başlayarak daha düşük yükler göreceğiz. 2023 ve 2024 bizi biraz zorlayacak ama 2025’ten itibaren bütçemizde de daha rahat bir perspektife sahibiz. Fiyat istikrarını ve makro ekonomik istikrarı güçlendirmeye dönük politikalarımız da devam edecek Türkiye geçmişte tek haneli rakamları yakaladı. Bunun ekonomik faydasını da, sosyal faydasını da yaşadı, gördü. Tekrar bu rakamlara geri döneceğiz ama bu elbette kademeli bir şekilde olacak. 2026’da tek haneli rakamları hedefliyoruz. Gelecek yıldan itibaren bir düşüş seyri var. Gelecek yılın ortalarından itibaren enflasyondaki yıllık düşüşleri politikalarımızın sonuçlarını görmüş olacağız. Ama aylık bazda tabii ki daha önceden bu etkiler görülecek. Yıllık bazda da gelecek yılın ortalarından itibaren daha net bir şekilde dezenflasyonist süreci görmüş olacağız. 2026’yla birlikte de tek haneli rakamlara ulaşmayı hedefliyoruz. Pandemiye rağmen büyüyebilen ender ülkelerden bir tanesi Türkiye oldu. Üç yılda toplamda dünya büyümesi yüzde 7. Türkiye’nin bu üç yılda büyümesi 2020-2022 dönemindeki kümülatif büyümesi yüzde 20 civarında” diye konuştu.

YÜKSEK GELİRLİ ÜLKELER LİGİNE ADIM ATACAĞIZ

Yılmaz, “Sayın Cumhurbaşkanımız da hep altını çiziyor biliyorsunuz. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat diyor. Dolayısıyla biz de bu perspektifi hiçbir zaman gözden ırak tutmadan politikalarımızı şekillendiriyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki dönem büyüyeceğiz. Ve nitelikli bir şekilde büyüme gayreti içinde olacağız. İhracatımızı dönem sonunda 300 milyarın üzerine çıkarmayı düşünüyoruz. Bu yıl milli gelirimiz bir trilyon doları aşacak. Orta vadeli programın sonu olan 2026’da öngördüğümüz 15 bin dolara yakın bir kişi başına gelir, 14 bin 800 civarında. Burada Dünya Bankası’nın bir eşiği var. 13 bin 800 dolar civarında kişi başına. Bunu aştığınızda yüksek gelirli ülkeler ligine adım atmış oluyorsunuz. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında Türkiye Yüzyılı’nda da bu yakışır diye inanıyorum ben ülkemize. Yüksek gelirli ülkeler ligine alt sıralardan da olsa adım atmış olacağız. Ama daha sonra yapacak çok işimiz var” diye konuştu.