CİHADİYE RUHU
TRT Belgeselde Cihadiye 1332 yüzüklerini izleyenleriniz olmuştur eminim. Yüreğe işleyen,gözlerimizden şelaleler akıtan bir duygu hissettiriyor.
İzlemeyenler için kısaca bahsedelim;
Gönüllü bir hemşirenin Çanakkale Savaşı’nın seyrine etki eden takdirlik tavrı üzerinden “insanlık dersi” niteliğinde…
Önemli olan “çok” olması değil gönüllü ve bilinçli olması kâfi. Gönüllü bir hemşirenin, ilâç, tibbî malzeme ihtiyacını karşılayacak bütçe olmadığını görüp, tek varlığı olan elindeki nişan yüzüğünü, “vatan olmadıktan sonra yüzüğüm olsa ne olur ki!” diyerek parmağından çıkarıp masaya koymasıyla, kelebek etkisi olur. Bu muazzam tavır, Anadolu’daki tüm kadınların yüreğinde bulur yerini.Kimi kolundan son bileziğini, kimi kulağındaki küpesini koyar ortaya…Ve ihtiyaca cevap verecek bir bütçe ile amacına ulaşır güzel hemşire.
“Benim yaptığımdan ne olacak ki?”
“Bir ben mi yapacağım? ” gibi şeytanın vesveseleri ile,üzerine düşenin en iyisini yapmaktan geri durmayan,kendini/kulluğunu/insanlığını hakkıyla yaşayan her zaman kazanır. Hemşirenin tedavi ettiği askerlerden biri, iyileşince ele geçirilen askerlerin tüfeklerinin namlularını kesip üzerine “cihadiye 1332” yazarak bir sürü alyans yapar.Maddi değeri olmasa da, nişanlı bir genç kızın elinde yine alyansının olmasının değeri paha biçilemez.
İyi niyetle atılan bir adımın küçük olması ya da büyük olması değil mevzu! Adımı büyütecek olan Rabbim şüphesiz… Önemli olan herkesin kendine düşeni sonuna kadar gönüllü yapabilmesi…
Nereden çıktı şimdi Cihadiye yüzükleri? Elbette yüreğimizin sızısı Filistin’den…
“Nereye kadar boykot?”
“Benim aldığım bir iki şeyden ne olacak ki?” demeden, istikrarlı ve Müslümanca bir duruşla… Zalime güç kaybettirecek, mazluma umut ve destek olacak bir tavır! Bakınız son dönemde nasıl ivme kaybettikleri ortada! Oysa ki bu duruş çoook daha önceden istikrarlı bir hâlde olmayı başarsaydı herşey bambaşka olabilirdi.
İyilikte kötülükte suya atılan taş misali hare hare yayılır etrafa.Alenen zalimi destekleyen markaları desteklemek bir kurşuna,bombaya ortak olmak demektir.Ve bir Müslüman buna ortak olmak isteyecek kadar şuursuz olmamalıdır! Taşı delen suyun istikrarlı damlamasıdır.
Yıllarca “abartıyorsunuz” edebiyatı ile saçma karton bardakta adını görmenin egosunu yaşayanlar! Bugün kolunda/bacağında adı yazılı vaziyette ölen minicik bedenlerin katiline yamaklık ettiğinizi anladınız umarım!!
Aynı şeyleri tekrar ediyor olmanın ve aynı adımları atamıyor olmanın yorgunuyuz. Aynı ülke sınırlarında olmak demek, aynı vizyona,aynı değerlere sahibiz demek değil elbette! Sanatçı (!) olduğunu iddia eden romantiklerin sessizliği ya da renksiz bir vaziyette kör/sağır taklidi yapan firmalara ne demeli? Herşeyin hakkını (!) savunmak için ayaklanmaya hazır aktivistler nerede meselâ? Bilmem kaç milyarlık dünyada bu kadar mı az ki, sistematik bir zulüm yıllardır devam ediyor. Yetmez gibi aklı evvel birileri ;
“Ama toprak sattılar ” diye zulmü meşrulaştıracağını sanıyor. Velev ki toprak satmış olsalar dahi, bu durum normal mi olur!
Mevlânâ Hz.nin dediği gibi;
“Ne kadar bilirsen bil,ne kadar anlatırsan anlat; senin bildiğin karşındakinin anladığı kadardır.”
İşte bu yüzden kalp yerine taş taşıyana sözüm yok!
İşte bu yüzden Müslüman’a Müslümanlık anlatacak takatim yok!
İşte bu yüzden zalime alkış tutandan beklentim yok!
İşte bu yüzden yüreğimizin sızısı yokmuş gibi keyfine devam eden aklı tutulmuşlara muhabbetim yok!
Sözüm sadece taklidi imandan tahkiki imana yol almaya çabalayan samimi Müslüman’a…
Siz yapmaya muktedir olduğunuz ne varsa, en güzeli ile yapın. Zira gayret bizden, lütuf Allah’tandır vesselâm…
Şunu da hatırlamadan bitirmeyelim;”Kudüs işgal altındayken ben nasıl gülebilirim ki?” diyen Selahaddin Eyyubî…Çocukluk yıllarında bir marangozun Mescid-i Aksa için yaptığı minbere söylenilenleri yüreğinde emanet kabul edip, elli yıl sonra yerine ulaştıran bir dava adamı…
“Ben marangozum, yapabileceğim en iyi minberi Mescid-i Aksa için yaptım.Bir cengaver de yerine koyar elbet!” cümlesi asırlara damga vuracak bir ders niteliğinde…
Şu hâlde yapabileceğinizin en iyisi boykot ve dua ise, Müslüman iseniz bu konuda bonkör olunuz kâfi!
Allah’ım! Mescid-i Aksa’yı,Filistin’deki kardeşlerimizi ve tüm dünyada zulüm gören Müslümanları zalimlerin şerrinden Sen muhafaza buyur…(Amin)
Baki hürmet ve dua ile kıymetli dostlar…