3-2-1 SAHNE
Senarist bir yönümüz var.Gördüğümüz olayı anlamadan, sadece görüntüye bakar ve güzel bir senaryo yazarız hemen…Sonra mı?Sonra,herkesten çok biz inanırız.
Mahallenin meraklı teyzesi cam kenarında oturur,gece olmuştur ama uyku tutmaz.Bakar ki karşı apartmandaki,yeni taşınan Müjgân hemşire gece mesai harici bir saatte eve gelir.
-“Vah vah…Bak şu gençliğe hele!Bu yaşta genç kız sokaklarda !Utanma kalmadı hiç. ” der.
Bir saat kadar sonra , bu defa da mahallenin bıçkın delikanlısı Hakan sahnededir.Kolu alçılıdır ve bitkin görünmektedir.
-“Akıllanmadı gitti bu çocuk,bak yoktu ortalıkta,meğer başını derde sokmuş yine,cık cık cık…”
Mahalle gözlemlenmiş,sinema filmi hazırlanmıştır. Müjgân ve Hakan ,bilmeden yeni roller üstlenmiştir. Artık mahallenin senarist teyzesi filmi anlatmaya başlayabilirdi.
Öğle saatlerinde,üst kat komşusu Eda,senarist teyzeyi ziyarete gelir.Müjgân yaşlarda ve yeni evlidir.Elindeki tabakta teyze için biraz yemek vardır.
Teyze memnundur.Biraz sohbet sonra…3-2-1 sahne…
-“Ah kızım ah!Her genç senin gibi olsa keşke. Dün gece uyku tutmadıydı. Öyle camın kenarına oturuverdim.Baktım şu bizim hemşire kız saat 3’te geldi.Yazık o saatlerde ne işi var dışarıda?Sen de görüşüyorsun onunla. Uzak dur istersen kızım.”
Teyze filmi sahneye koymuştur artık.Öyle emindir ki Müjgân’ın hatalı olduğundan. Eda ciddileşen yüz ifadesiyle :
-“Teyzecim,sizden önce oraya uğramıştım.Müjgân dün gece yengesi rahatsızlandığı için o saatte dışarıdaydı.Amcası telefon etmiş,”kızım, yengenin tansiyonu çok yüksek,acile gidiyoruz,ama illâ seni istedi” deyince,işten yeni gelip yatmış olmasına rağmen hastahaneye gitmiş saat 1 civarında. Herşey yoluna girince eve dönmüş ” dedi.Teyze biraz mahcup biraz pişkin cümlelerle geçiştirir konuyu.Tam konu Hakan ‘a gelecekken bu defa Eda önce davranır.:
-“Teyze biliyor musun İhsan amcanın oğlu Hakan kolunu kırmış,Müjgân gece hastahanede görmüş.”
-“Aaa,onu da gördüm gece.Rahat durmaz ki sağolsun,kimbilir ne belâya bulaştı yine?”
Eda içinden “ya sabır ” diyerek :
-“Yok yok,Hakan artık durulmuş, geçen gün mahalle gününde siz yoktunuz,annesi anlattı. Bir haftadır …. fabrikasında çalışıyormuş. Dün gece iş kazası geçirmiş. “
Teyze iki senaryoda da başarısızdır. Eda gerçekleri bilmeseydi ne olacaktı?Olsun,o yine yazmaya devam edecekti .Çünkü öğrenmek yerine zan yapmak daha kolaydı.
……
"Suizan" yapmak Müslüman kişiliğe yakışmayacak bir tutumdur. "Sanmak " yerine "anlamak " daha kolay değil midir aslında?Ya öyleyse ya böyleyse diye bir sürü varsayım yerine,ne olduğunu sorup öğrenmek...
Zan üzere karar vermek,karşı tarafı yargısız infaz etmek değil midir?
"Suizan"ın da iki yönü vardır. "Suizan" yapmamak önemli olduğu kadar "suizana sebep olmamak "ta önemlidir.
2016 hHac dönemi…Medine’den Mekke’ye geçtik.Biraz dinlendikten sonra ilk umremizi yapmak için lobide toplandık.Harem’e gitmek için bekliyoruz.Karşıdan bana dikkatle bakan bir teyze,az sonra yanıma geldi,selâm verdi:
-“Kızım boynun…” derken cümlesi yarım kaldı:
-“Aaa,boynun görünmüyormuş” diyerek geri döndü. Bu olay iki defa yaşanınca hemen eşarbıma bakmak üzere ayna karşısına geçtim. Yeşil şifon şalımın,iki katı arasına giren yaka kartımın askısı…Sarı-siyah iki renkli ve uzaktan bakılınca sarı kısımlar “boynu görünüyor ” algısı oluşturuyordu.Hemen düzeltip eşarbımın üzerine aldım.Çünkü bana bakan birinin böyle düşünmesine sebep olmamalıydım.
Basit bir olay.. Ama ne olursa olsun yanlış anlaşılmaya fırsat vermemek gerekir.
Birilerinin,haberiniz olmadan sizi bir olayın kahramanı yapması nasıl hoşunuza gitmiyorsa, böyle rollere de sebep olmamak şart.”Zan” yapmamak kolaydır belki,susarsınız- gayret edersiniz olur.Ama karşınızdakinin “zan” yapmasına engel olmanın tek şartı,buna neden olacak her halden uzak olmaktır. Bazen ne yaparsanız yapın Müjgân ve Hakan gibi engel olamazsınız, o da senaristin problemi!
Senaryo çoktan yazılmış,roller verilmiştir. Başkalarına yeni roller yüklemeye çalışmak yerine,kendi rolünüzü hakkıyla yerine getirmeye çalışmak çok daha hayırlı olacaktır. Öyleyse “sanma,anla” diyelim.
Ya Rabbi!Zanda bulunmak ya da zanna sebep olmaktan bizleri muhafaza eyle…”Güzel bakan, güzel görür, güzel gören yaşamından lezzet alır” şuurunda kulca yaşamayı nasip et cümlemize (Amin)
Bâki hürmet ve dua ile efendim…