ACABA???



ACABA???

-İslâm’ın beş şartından biri,dinin direği namaz;ama ben cumadan cumaya,Ramazan’dan Ramazan’a kılarım!…Ben Müslüman’ım!
-Oruç…Günler uzun,dayanıksızım,zor geliyor vs…Ben Müslüman’ım!
-Zekât…Ben vergimi veriyorum,zekâta gerek yok…Ben Müslüman’ım!
-Sadaka mı?Gitsin çalışsın…Ben Müslümanım!
-Aaa,duydun mu ……hanımın oğlu/kızı neler yapmış,öyle olmuş böyle olmuş,tövbeee,tamam konuşmayalım…Ben Müslüman’ım!
-Banka güvenli,varlığım orada dursun,iki kuruşta faiz getirsin…Ben Müslüman’ım!
-Ne öyle yobaz gibi tesettür!Modern kapalı olun.Pantolonumu çekerim,şalımı atıveririm,daracık body giyerim…Ben Müslüman’ım!
-Özgürce istediğimi giyerim -Giyersen bakarım tartışmaları…Ben Müslüman’ım!
-O parti yanlış,bu cemaat münafik,o kapalı,bu açık…Kendim kusursuzum!Kimseleri beğenmem,kendi eksiğimi görmem…Ben Müslüman’ım!
-Kul hakkından korkarım ama dedikodu severim,çöpümü sokağa atarım,önce kendim için yaşarım…Ben Müslüman’ım!
-Herşeyin güzelini isterim,benden başkasında olmasın isterim…Ben Müslüman’ım!
-Yasak olana kılıf bulurum,bulduğum kılıfa herkesten çok inanırım…Ben Müslüman’ım!
-Kur’an okurum manasını bilmem,hadislere kulak vermem…Ben Müslüman’ım!
-Düğün,sünnet yaparım,bir güzel kurtlarımı dökerim…Ben Müslüman’ım!
-Yobazlar gibi tokalaşmaktan kaçmam…Ben Müslüman’ım!
-Tebessümden sadaka mı olur?Hiçte bile canımın istemediğine selâm vermem…Ben Müslüman’ım!
-Evlenecek kız mı var?Baksana hallerine,hepsi aynı!Ben keyfime bakarım…Ben Müslüman’ım!
-Herşeyi bilirim,akla ihtiyacım yok…Ne Allah için uyarması,beni kıskanıyor işte…Ben Müslüman’ım!
-Ay onunla mı uğraşıp yoracağım kendimi,dargın kalırım olur biter…Ben Müslüman’ım!
-Kitap/Sünnet o zamana hitap etti.Bana göre….diye başlar kendimce uydururum…Ben Müslüman’ım!
ACABA????
Arada bir nefsi sarsmak , nefse fırsat vermemek,ölmeden önce muhasebe yapmak kârlı olsa gerek…
……

İğneyi de çuvaldızı da kendime batırdım aslında öncelikle!Yakın çevrem iyi bilir şu kullandığım cümleyi;"Ben aciz,günahkâr,sıradan bir kulum" derim sık sık...Üzerime düşeni gücüm kadar yapar sonra da sahibine teslim eder,hayrı beklerim.
Köşe yazılarımı okuyup beğeni,teşekkür ve dua ile yalnız bırakmayan dotslar olduğu gibi itirazlar da çıkacak elbette.Bu yazı üzerine uzun bir yazışma oldu bir okurumla aramızda yılar önce. Zaman zaman seminerlerde de konu ettim.Merak edildi. Nostalji tadında bilenlere tekrar, bilmeyenlere de okuma fırsatı olsun istedim.
Iman etmiş bir mümine idi bu acabalarım aslında. Çünkü Allah Rasulü "Müslüman her hataya düşer,ancak yalan söylemez" buyuruyor.Önemli olan hatayı hata kabul edip çözüme yönelmek...
Ne ben karşı tarafı ikna edebildim,ne de karşı taraf aklımı karıştırabildi.O ; inanmamaya bel bağlamış,(aslında inanmamaya inanamak dahi inanıştır) aklına güvenip gerisini boşvermiş... Ben ; Rabbime teslim olmayı seçmişim. Delilim Kur'an ve sünnetti , kâfiydi benim için.Ama inanmayan biri ile tartışmaya tamamen kapalı,kıymetli ve mahrem alan benim için... Bilimsel yollardan açıklamalarla ilerlemeye özen gösterdim. 
Düşündüm...Israrla kanıt istiyordu...Öyle çoktu ki ama yazmakla olacak gibi değildi. İslâm; emri bil maruf- nehyi anil münker her kula farzdır diyor. Hakkı tavsiye edip,kötülükten alıkoymak için yazdım. Ama yazarak olmazdı. Gerçekten yapılacak çok iş var...Zihinlere zorla sokulmuş ve Müslümanlara mâl edilmiş hataları düzeltmeliydi önce...
Anlatamadığım için içime dert olan birçok şey oldu ki;şöyle günlerce anlatsam , anlatsak ama bir insanı doğruya döndürebilsek keşke!
Konu birkaç gün boyunca müsait oldukça konuşulmaya çalışıldı ne kadar olursa yazarak...Ama en çok canımı acıtan kısmı;Müslümanların güzel ahlaktan uzak olduğu fikrini duymak oldu.

“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (Nahl süresi)
Ayeti kerime açık ve net değil mi?Bundan başka;
-iyi davranmak,güzel söz söylemek
-doğruluk
-sabır
-tevazu
-maddi yardım(infak) ve yardımlaşma
-sözünde durma
-affedicilik
-adalet
-zandan kaçınma,gıybet etmemek,kusur araştırmamak
-iftira etmemek
-kibirli olmamak
-cimrilik ve isyandan uzak durmak
-cana kıymamak
-riya yapmamak
-içki,kumar,zina gibi kötü alışkanlıklardan uzak durmak
-fesat çıkarmamak
-haset etmemek
-haksız kazanç ….
gibi konular üzerinde özellikle durulmuştur. Allah Rasulü “din güzel ahlâktır” buyurmuştur.
Ama din ve peygamber algısı olmayan birine bunlar delil olamaz elbet.Allah doğruyu göstersin diyelim.
“Benim bu sorularıma genelde küfredip engellerler beni, teşekkür ederim nezaketle cevapladınız” deyince, Efendimiz (S.A.V) bir müşrikle konuşurken “yıkıl karşımdan kâfir” demediğine göre elbette ben de nezaketle davranmalıyım dedim. Sonra her şeye uygun bir cevap bulunca ” Allah belanı versin,herşeye bir cevabın var” dedi :))
“Siz Allah’a inanmıyorsunuz” dedim.
“Olsun siz inanıyorsunuz”
“O kime belâ vereceğini bilir zaten” dedim :))
Bu konuşma da,ömrü boyunca dinî bir terim hayatında yer bulamamış, fakat işine gelince “hakkımı helâl etmiyorumcu” tipleri aklıma getirdi.
Asıl mesele şu dostlar:
“Müslüman elinden ve dilinden emin olunan kimsedir” buyuruyor Allah Rasulü. Yani Peygamberimizin cahiliye devrinde bile “el-emin” olarak bilinmesi gibi…Peygamberliğine itiraz etseler bile, bunu inkâr etmemiştir müşrikler…”Müslüman ” deyince dilin şehadeti ile kalmamalı,kalp tasdik etmeli,teslim olmalı…Her hali ile bu dinin güzelliklerine ,yaşayan birer örnek olmaya gayret etmeliyiz.
“Acaba” derken maksadım bu idi. Uzayıp giden konuşma sonuca ulaşamadı ama umarım gönlüne “acaba birkez daha önyargısız araştırsam ” fikrini bırakabilmişimdir.
Her birimizin sırtında büyük sorumluluklar var.Sadece kendimizden mes’ul değiliz. Elimizin,kalemimizin uzandığı her yere , son nefesimize kadar “Allah ve Rasulü ‘nün kusursuz güzelliğini ” anlatacağız. Şahısların hataları dine mâl edilemez.Beşer şaşar denilmemiş boşuna…
Gayret bizden lütuf Rabbimden…Dua ile efendim …