Gümüş; ''Kadına hak ettiği değerin verilmesi gerekir''
Saadet Partisi Gebze İlçe Kadın Kolları Başkanı ve Kardelen Kreş'in sahibi Şükran Gümüş; toplumun temelini kadının oluşturduğunu ifade ederek, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutladı.
”TOPLUMDA KADINA HAK ETTİĞİ DEĞERİN VERİLMESİ GEREKİR”
Toplumun temelini ailenin oluşturduğunu, ailenin temelini ise anne olarak kadının oluşturduğunu belirten Şükran Gümüş, ” Maalesef yaşadığımız kapitalist dünyada, kadınların hakları gasp edilmekte, bulunduğu yerde ikinci sınıf muamele görmekte, yok sayılmakta, şiddet ve ayrımcılığa maruz kalmakta, kapitalist sistem tarafından sömürülmektedir. Uluslararası Af Örgütü’nün raporunda; kadına yönelik şiddetin dehşet verici oranda arttığı görmekteyiz. Dünyada her üç kadından birine tekabül eden 1 milyara yakın kadının sürekli şiddete maruz kaldığı, şiddetin kadını sokakta, evde, savaş alanlarında bulduğu, kadınların çok acımasızca şiddete maruz kaldığı açıklanıyor. Ülkemizde de olduğu gibi çalışmak zorunda olan kadınlarımızın çocukları da burada büyük mağduriyetler yaşamaktadır. Her yere yetişmeye çalışan kadınlar, toplum ve aile bireylerince hak ettiği değeri bulamamaktadır. Bir toplumda huzur ve saadetin olabilmesi, sağlıklı nesillerin yetişebilmesi için toplumda kadına hak ettiği değerin verilmesi gerekir. Çünkü bir ömrün temeli anne eliyle atılır. Gelecek, annelerin yetiştirdiği evlatlarla kurulur.” açıklamalarında bulundu.
”KAPİTALİST BATIDAN YÖNÜMÜZÜ İÇİMİZE ÇEVİRMELİYİZ”
Ailenin bir toplumun en önemli yapı taşı olduğunu ifade eden Gümüş, bu yapı taşının manevi gücünün kadından geldiğini belirterek; ”Annenin gücü aileye, ailenin gücü topluma, toplumun gücü dünyaya yansır. Ülkemizde aile tahrip ediliyor. Sorunun kökünde, değerlerimizden, inancımızdan uzaklaşmak yatmaktadır. İnanç ve insani değerlerin ön planda olmadığı aile yapısı olmadan çözüm üretilemez. Böyle bir ailede doğal olarak bu değerlerle yetişmeyen, bu değerlerle eğitilmeyen çocuklar yetişecektir. Velhasıl, her şeyi vakum gibi emen, kadın erkek demeden ruhunun üstünü bir hayal ile kuşatan bir sistemle hesaplaşmadan ne bu cinayetleri engelleyebiliriz ne de bu çözülmeyi. Bu sorunların çözümü; insana yeniden insan olduğunu hatırlatmak, hatta yeniden insan olduğunu öğretmekten geçmektedir. Kapitalist batıdan yönümüzü içimize çevirirsek, kadını fıtri saygın olan gerçek yerine getirebiliriz. Kadını kapitalist sistemin dişlilerine kaptıran düzenden vazgeçmemiz gerekiyor.”dedi.
KADINA ŞİDDET OLAYLARINDA AĞIR CEZALAR OLMALIDIR
Kadınların ekonomiye katkı sağlamak için çırpındığını ve çocuklarına yeteri kadar eğitim veremediğini açıklayan Gümüş; ”Yeteri kadar ilgi görmeyen ve gerekli eğitimi almayan çocuk ve gençlerde maneviyat azalmaktadır. Bunun sonucunda, maddi düşünen ruhlar, acımazsız insanlar ortaya çıkmaktadır. Kadınlara uygulanan şiddet olaylarında ağır cezalar mutlaka olmalıdır. Ama ağır cezalar asla kadına şiddeti önlemede yeterli olmayacaktır. Birbirimize saygıyı yitirdiğimiz ve her şeyi alınıp satılan bir meta olarak gördüğümüz dünyada yaşamaya devam ettiğimiz sürece; bize emanet edilen kadınlarımızı, analarımızı, bacılarımızı üzüntü içinde görmeye devam edeceğiz. Toplumsal seferberlik ile ahlaklı insan olmanın, erdemli olmanın insana, canlıya hatta eşyaya saygılı olmanın gereği anlatılmalı, dünyayı, insanları, kadınları tüketmek yerine “emanet olduğu” bilinci inşa edilmeli ve korunmalıdır. Kadın Haklarının tesisi ile hak ve adalet merkezli yeni bir dünya düzeninde, kadının ve insanlığın, huzur, mutluluk ve saygı bulacağına inanıyoruz. Bu yıl 8 Mart’ın bir dönüm noktası olmasını istiyoruz ve kadınların uğradığı bu haksızlığın sona ermesini diliyoruz. Tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.” şeklinde konuştu. Selvi GEÇAL


