URMIYE ARAŞTIRMA MERKEZİ
Kıymetli okuyucularım bu yazımızda sizlere şehir tarih konusunda bizlere emsal teşkil eden bir şehir, bir cennet olan kaynaklarda Deryâçe-i Urûmiye batı kıyısına çok yakın bir mevkide bulunan şehir zengin su kaynakları, verimli arazileriyle tarım ve hayvancılık için elverişli bir konumdadır. Bölgede yetişen meyve ve sebzelerden Ortaçağ kaynaklarında övgüyle bahsedilir. Başta İstahrî olmak üzere İslâm coğrafyacıları X-XIII. yüzyıllarda havasını, suyunu ve meyvelerini övdükleri Urmiye’yi (Rûmiye/Urûmiye) Erdebil ve Merâga’dan sonra Azerbaycan’ın üçüncü büyük şehri diye tasvir etmiştir. Çeşitli arkeolojik kalıntılar bölgede yerleşik hayatın çok eskilere uzandığını göstermektedir. Urmiye eski İslâm kaynaklarında umumiyetle Zerdüşt’ün doğum yeri olarak kaydedilmiştir. Diyerek not düşünülen şehrin Araştırma Merkezine şair dostlarım Erdal Aydemir, Adnan Asafoğlu, Mehdi Dağlaroğlu ve Naki Koyluoğlu ile birlikte misafir olduk. Kütüphanede yok yok 4 bin kitap, eski dönemlere ait resimler var. Burada Sayın Sait MELEKE İran Araştırmaları Vakfı Batı Azerbaycan Şubesi Başkan Yardımcısı Tarihçi Araştırmacı Yazar Tahir ŞAFİPUR’a ev sahipliği ve bu mükemmel Araştırma Merkezi için. Bu denli bir merkezi açmak hep hayalimdi Gebze Araştırma Merkezi kurmak, şehrin tarihine katkıda bulunmak bugün 13 bin kitap kapasiteli bir kütüphanem var inşallah yakında o merkezi kurucam ya nasip diyerek.
Urmiye bölgesinin son 100 yıllık tarihinde yaşanan olaylar şu şekilde anlata biliriz Osmanlı ordusu, I. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ardından Aralık 1918’de Urmiye’den ayrılmak zorunda kaldı ve bölge nihaî şekilde İran’a bağlandı. Şehrin adı, 1314 hicrî-şemsî (1935) yılında İran Bakanlar Kurulu’nun kararıyla Rızâ Şah’ın adına nisbetle Rızâiye olarak değiştirildiyse de 1979’daki İslâm devriminden sonra tekrar Urmiye’ye çevrildi. Günümüzde Batı Azerbaycan eyaletinin merkezi olan Urmiye şehrinin nüfusu 1375 hicrî-şemsî (1996) yılı nüfus sayımına göre 435.200 kişidir (2004 yılı tahminlerine göre 499.000). Urmiye’de yetişen ve Urmevî ya da Urmî nisbesiyle tanınan şahsiyetler arasında Safiyyüddin el-Urmevî, Tâceddin el-Urmevî, Sirâceddin el-Urmevî, Seyyid Lokmân b. Hüseyin İbn Yezdânyâr el-Urmevî ve Hacı Mirza Fazlullah Müctehid-i Urmevî sayılabilir (Urmevî nisbesiyle anılan diğer kişiler için bk. Sem‘ânî, el-Ensâb, I, 115-117; Yâkūt, I, 190-191).
14 Mayıs 2024 tarihli Urmiye ziyaretimde notlar bir tanesi buydu dostlar yeni notları ileri ki yazılarımda peyder pey yazmaya çalışıcam…
